Vefat eden babasından SSK yetim aylığı alan oğlum üniversitede okuyor. Bir şirkette iş bulmuş, sigortalı olarak çalışmaya başlarsa aylığı kesilir mi? Nermin Y.

27/3/2018 tarihli Resmî Gazete ’de yapılan değişiklikle 5510 sayılı Kanunun 34. maddesine “hak sahibi çocuklardan 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları, bunlara aylık bağlanmasına engel oluşturmaz.” şeklindeki bir cümle ilave edilmiştir.

Yapılan değişiklikle vefat eden anne veya babasından dolayı hak sahibi olarak ölüm aylığı almakta iken 5510/4-a bendi (eski adıyla SSK) statüsünde çalışmaya başlayan gençler;

  • Öğrenime devam etmedikleri takdirde 18 yaşını doldurdukları tarihe kadar,
  • Lise veya dengi öğretim görüyorlar ise 20 yaşını doldurdukları tarihe kadar,
  • Yüksek öğretim görüyorsa 25 yaşını doldurdukları tarihe kadar

hak sahibi olarak ölüm aylığı/ölüm geliri almaya devam edeceklerdir. 5510/4-a kapsamındaki çalışmanın kısmi süreli veya tam süreli olması da bu kuralı değiştirmemektedir.

Örneğin, vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı alan (A) kişisinin doğum tarihinin 17/3/2003 olduğu ve yüksek öğrenimine devam ederken 25/12/2023 tarihinde 4/a kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığı düşünüldüğünde, bu kişi sigortalı olarak çalışmaya devam etse bile 25 yaşını geçmemek kaydıyla öğrenimine devam ettiği sürece hak sahibi olarak aylık almaya devam edecektir.

Sözkonusu düzenleme yalnızca 4/a kapsamında çalışmaya başlayan gençlere yönelik olarak yapıldığından, ölüm aylığı almakta iken hem okuyup hem çalışmaya başlayan gençlerin 4/b (Bağkur) veya 4/c (Emekli Sandığı) statüsünde sigortalı olmaları ya da yabancı ülke mevzuatına göre çalışmaya başlamaları halinde aylıkları kesilecektir. Ayrıca isteğe bağlı sigortalılık her ne kadar 4/b kapsamında sigortalılık statüsünden sayılsa da zorunlu sigortalılık kapsamında bulunmadığından, ölüm aylığı alırken isteğe bağlı sigortalı olanların aylık/gelirleri kesilmemektedir.

ÜCRETSİZ İZİNLİ İŞÇİYE HAFTA TATİLİ ÜCRETİ ÖDENİR Mİ?

Hafta içinde iki gün ücretsiz izin alan işçiye hafta tatili ücreti ödenir mi? Ersin P.

İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde tatil gününden önceki iş günlerinde çalışmış olan işçilere yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlenme (hafta tatili) verilir. İşçinin çalışmadığı hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam ödenir.

Diğer taraftan, İş Kanunu’nun 46. maddesine istinaden bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri hafta tatiline hak kazanmada çalışılmış günler gibi hesaba katılmaktadır.

Bu bakımdan işçinin hafta tatiline hak kazanabilmesi için her ne kadar haftanın iş günlerinin tamamında çalışmış olması gerekse de işçinin talebi ve işverenin onayı ile verilen bir haftalık süreyi aşmayan ücretsiz izinler hafta tatiline hak kazanılmasına engel teşkil etmez. Haliyle iki gün ücretsiz izin verilen işçinin hafta tatili ücretinin ödenmesi gerekir.

ÜCRETE HAK KAZANILMAYAN AYDA PRİM/İKRAMİYE GİRİŞİ SORUN OLUR MU?

Ücrete hak kazanılmayan ayda prim/ikramiye ödemesi yapılmış ise prim/ikramiyelerin takip eden iki ayın kazancına dahil edilmesi gerektiğini biliyorum. Ancak kullandığımız muhasebe programı prim günü sıfır olsa bile prim/ikramiyeleri ödendiği ayın kazancına dahil ediyor. Bu şekilde işlem yapılması ileride sorun olur mu? Faruk T.

Yapılan hatalı işlemin SGK’nın denetim ve kontrolle görevli memurlarınca tespiti halinde düzeltilmesi istenilecektir.

Bu durumda prim ikramiye niteliğindeki ödemenin mal edildiği dönem için iptal, ücrete hak kazanılan takip eden ilk ay için ek beyanname düzenlenmesi gerekecektir. Sonuçta, işlem hatası her ne kadar muhasebe programından kaynaklanmış olsa da yasal süresi dışında verilen iptal nitelikteki beyannameden dolayı idari para cezası uygulanmayacak, ancak sadece kazanç ihtiva eden ek beyannameden dolayı aylık asgari ücretin onda birinden az, iki katından fazla olmamak üzere tespit edilen prime esas kazanç tutarında idari para cezasına maruz kalınabilecektir.

Diğer taraftan 5510 sayılı Kanunun 102/2. fıkrasına istinaden ek beyannamedeki prime esas kazanç tutarının;

  • Fiilin işlendiği tarihteki brüt asgari ücretin üçte birini geçmemesi,
  • İlgili ayda tüm çalışanlar için bildirilmiş kazanç tutarının %1’ini aşmaması,
  • Beyannamenin Kurumca istenilen tarihten itibaren 15 günlük süre için verilmesi

Kaydıyla idari para cezası uygulanmayacaktır.

Kaynak: Karar | Eyüp Sabri Demirci