Ücret karşılığı emeğini satan bizler para elimize geçmeden tevkifat namı diğer stopaj denilen bir yöntemle vergi kesilmekte ve işveren tarafından vergi dairesine yatırılmaktadır. Ancak kiminle konuştuysam hekiminden hakimine, öğretmeninden profesörüne hemen hemen herkes çok vergi ödediklerini ve bunun bir an önce çözülmesi gerektiğini belirtti. Haksız da sayılmazlar zira maaşı alırken gelir ve damga vergisi, markette alışveriş yaparken, benzin alırken KDV ve ÖTV, cep telefonu faturası öderken özel iletişim vergisi vs. ödüyoruz yani anlayacağınız her yerde her şeyde çokça vergi ödüyoruz.

Ama tam olarak ne kadar ve nelere vergi ödediğimiz hususunda bilgi eksikliğimiz var. Hatta ödediğimiz vergilerin tutarını ve mahiyetini çoğu zaman bilmiyoruz ki buna mali anestezi adı verilmektedir. Mali anestezi, ekseriyetle maaşlardan kesilen vergiler ile KDV ve ÖTV’de daha sık görülen bir durumdur.

O yüzden önce vergi takozunu, işverene maliyetini ve ücretlerde vergimizin nasıl hesaplandığını anlamaya çalışalım.


Önce vergi takozuna bakalım

Çalışanın, işverene olan maliyetini ölçmek için vergi takozu denilen bir kavram kullanılmaktadır. Vergi takozu, bir çalışanın net ücret hariç SGK, vergi ve diğer maliyetlerinin net ücret dahil tüm maliyete bölümüdür.

Örneğin aşağıda 2026 yılında aylık 50 bin lira yani yıllık 600 bin lira brüt ücret alan bir çalışanın 2026 yılında yıllık mali yük karnesi görülmektedir.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere yıllık 600 bin lira brüt ücret alan bir çalışanın işverene yıllık maliyeti 730 bin 500 liradır. İşte bu yıllık maliyetten çalışanın aldığı yıllık net ücret düşülüp kalan tutarı işverenin toplam maliyetine bölersek vergi takozunu bulmuş oluruz.

Ve böylece 2026 yılı için yıllık 600 bin lira brüt ücret alan bir çalışanın vergi takozu oranı yüzde 36,19 olacaktır.

Peki biz ne kadar vergi ödüyoruz?

Maaşlarımızdan ne kadar vergi ödediğimizi bilmek ister misiniz? Sanıyorum cevabınız evet… Ben de öyle tahmin etmiştim. O zaman alternatif ücretlerde ne kadar gelir ve damga vergisi ödediğimize bakalım.

Ancak öncesinde şu hatırlatmayı yapayım; 1 Ocak 2026’dan itibariyle aylık brüt asgari ücret 33.030 lira, net aylık asgari ücret ise 28.075,50 lira; bir diğer hatırlatma ise 1 Ocak 2022 itibariyle asgari ücret, gelir ve damga vergisinden istisna edildi ve asgari ücretten fazla ücret alanların brüt asgari ücrete kadar olan maaşı damga vergisinden net asgari ücrete kadar olan kısmı ise gelir vergisinden istisna edildi.

Aşağıdaki tabloda imalat dışı sektörlerde faaliyette bulunan kişilerin aylık brüt 40 bin lira ila 100 bin lira arasında elde ettikleri maaş karnesi bulunmaktadır. İmalat sektöründe çalışan kişiler için ise yüzde 2 yerine yüzde 5 SGK indirimi uygulanmaktadır.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere 50 bin lira aylık brüt, 38 bin 845 lira net aylığı olan bir ücretli yıllık 43 bin 864 lira gelir ve damga vergisi, 90 bin lira da SGK ve işsizlik payı ödemektedir.

Ya da yıllık 960 bin lira brüt, yıllık 686 bin 783 lira (aylık net 57 bin 232 lira) net maaşı olan biri 144 bin lira SGK ve işsizlik payı ile 129.217 lira gelir ve damga vergisi yani toplamda yıllık 273 bin 217 lira ödemektedir.

Ya da brüt aylığı 100 bin lira olan bir çalışan yıllık 180 bin lira SGK ve işçi işsizlik payı ile yaklaşık 186 bin lira da gelir ve damga vergisi ödemektedir. Yani SGK ve vergi toplamı 366 bin liradır. Bu sadece işçiye düşen pay bu arada.

-Vergi yükü açısından

Ödenen gelir ve damga vergisi yukarıdaki tabloda (e) sütununda gösterilmekte ödenen gelir ve damga vergisi toplamının gelir ve damga vergisin matrahına (d sütunu) oranı ise (g) sütununda gösterilmektedir.

(g) sütununda yer alan oran, asgari ücret istisnasından dolayı yüksek ücretlerde artmakta düşük ücretlerde düşük kalmaktadır. Örneğin 40 bin lira brüt aylık alan bir çalışanın ücretine uygulanan ortalama gelir ve damga vergisi oranı yüzde 3,78; 50 bin lira aylık brüt maaş alan birinde ise yüzde 8,6 olmaktadır. Bunun nedeni asgari ücrete kadar gelir ve damga vergisi istisnasıdır. Buna mali literatürde gizli artan oranlılık da denilebilir. Özetle maaşı yükselen birinin asgari ücret istisnası tutarının sabit (aynı) olmasından dolayı vergi yükü de artmış olacaktır. 100 bin lira maaş alan birine uygulanan ortalama gelir ve damga vergisi oranı yüzde 18,25’tir.

-Vergi takozu açısından

Çalışanın maaşı yükseldikçe vergi takozu da artmaktadır. 2024 verilerine göre vergi takozu sıralamasında Türkiye 38 ülke arasında 19’uncu sırada bulunmaktadır. 2023’te 19’uncu, 2022’de 18’inci, 2020 ve 2021’de ise 15’inci sıradaydı.

Yukarıdaki tablonun en son sütununda (k) alternatif ücretlere ilişkin vergi tokuzu görülmektedir. Bu hususta yorumu size bırakayım isterseniz.

Kaynak: T24 | Murat BATI