Çağımızın liderleri bunu ne kadar erken algılar ve hem kendilerini hem ekiplerini yetkinleştirirse hem ken­di gelecekleri hem de yönettikleri operas­yonlar o kadar kazançlı çıkar. Benden söy­lemesi…

Çünkü son dönemde, şirketlerin yönetim kademelerinde sessiz ama kök­lü bir dönüşüm yaşanıyor. AI Agent (YZ ajan) orkestrasyonu, her ölçekteki şirket­te hızla yayılıyor. Gartner’ın Ağustos 2025 tahminine göre 2026 sonunda kurumsal uygulamaların %40’ı görev odaklı YZ ajanları içerecek (Geçen yıl %5 idi). Deloitte ise iyi orkestrasyon yapılırsa otonom ajan pazarının 2030’a kadar 45 milyar dolara ulaşabileceğini söylüyor. Bunlar hafife alınacak veriler değil!

Peki bu ne demek?

Basitçe anlatayım; tek tek uzmanlaşmış, adeta “T-İnsanlar” gibi “T-Agent’lar (Ajan­lar)” haline gelmiş yapay zeka ajanlarını dü­şünün. Örneğin bir işletmeden işletmeye sa­tış sürecinde şöyle bir akış oluşuyor:

1 Potansiyel müşteri web formundan baş­vurduğunda ilk ajan veriyi tarar, şirket profilini (sektör, çalışan sayısı, ciro gibi) ve davranışlarını analiz edip bu müşterinin po­tansiyel değerini puanlar.

2 İkinci ajan müşteri kayıtlarındaki geçmiş etkileşimleri inceler, kişiye özel ilk temas mesajını yazar ve göndermeye hazırlar.

3Üçüncü ajan fiyatı duruma göre be­lirler, kampanya kurallarını uygular, yasal uyum kontrollerini ve risk analizini ta­mamlar.

4 Dördüncü ajan takvimi kontrol eder, en uygun zamanda takip görüşmesi planlar ve randevuyu ayarlar.

5 Bütün bu ajanları bir orkestra şefi gibi ko­ordine eden ana yönetici ajan ise akışı yö­netir, çelişkileri çözer ve gerektiğinde insana devreder.

Kısacası artık şirketler tek bir süper ze­ki yapay zekâya bel bağlamak yerine, bu ajanları birbirine bağlayarak karmaşık iş süreçlerini otomatikleştiriyor. Tıpkı insanlarla yapıldığı gibi…

Yazılımcılar dışında ilk etapta satış geliş­tirme, pazarlama kampanyaları, finans fatura eşleştirme ve insan kaynakları işe alım uyum süreci gibi operasyonel roller ajanlar tara­fından en hızlı devralınacak alanlar. Me­sela Salesforce’un Agentforce platformuna göz atın. Tam da bunlar yapıyor ve satış ekiple­rinde potansiyel müşteri havuzu nu 2-3 kat artıran şirketler hızla çoğalıyor.

Uygulamaya geçmek için adım adım bir yol haritası gerekiyor

1 Önce hangi süreçlerin ajanlaşabileceğini belirleyin. Müşteri hizmetleri mi, tedarik zinciri mi, yoksa finansal raporlama mı?

2Uzman ajanları seçin veya geliştirin. Me­sela Microsoft’un Azure AI Foundry’si (Ya­pay zeka Uygulama ve Ajan Fabrikası) gi­bi platformlar hazır şablonlar sunuyor. Göz attınız mı?

3 Üçüncü ve en kritik aşama, orkestrasyon katmanı kurmak. Ajanlar arası iletişimi, görev dağılımını, hata yönetimini ve güven­lik kontrollerini sağlayan bir merkezî sistem oluşturun.

4 Sonra pilot projelerle test edip, ölçeklen­dirin.

5 En önemlisi aşama ise en baştan insani ve ajanik yönetişimi (governance) daha doğ­rusu orkestrasyonu oturtmak. Kim sorum­lu, hangi kararlar insan denetimine tabi, veri gizliliği nasıl korunacak? Bunları belirleyin. Konu çok hızlı ilerliyor ve orkestrasyon ya­pamayan şirketler, akıllıca kurgulamadıkları kopuk, dağınık ve kontrolden çıkan tehlikeli bir dijital ordunun altında ezilme riski taşı­yor. Çünkü AI ajan orkestrasyonu sadece verimlilik, hız, kârlılık vb. aracı değil, şirketin yeni “yönetim DNA”sı haline ge­liyor.

Yakın gelecekte CEO’lar ve tüm iş lider­leri, insan ekipleri kadar ajan ekiplerini de yönetecek. Başarı, T-İnsanlar ve T-A­gent’ların orkestrasyonu ile gelecek.

Hala “IT ile hallediyor bizim arkadaş­lar” diyenler, bu yeni tür orkestralara bizzat “şeflik” yapmayanlar, senfoni yerine kaos üretenlerin başına gelenlere katlanacaklar.

Uyarı: T-İnsan ve T-Agent’lardan olu­şan orkestraların şefliğini hızlıca öğrenme zamanı!

Kaynak: Dünya | Ufuk TARHAN