Bu uygulamalar doğal olarak düzenlemelere aykırı uygulamaların tespiti ve cezalandırılması konusunda Mali İdareye büyük bir imkân vermektedir. E defter belge düzenlemelerine uyumsuzlukların Türkiye genelinde tespiti ve bunlara ceza uygulanması teorik olarak mümkün hale gelmiştir. Bu nedenle de ceza düzenlemeleri ve uygulamalarında meselelere titizlikle yaklaşmak gereklidir. Yanlış bir değerlendirme çok hızla, çok sayıda mükellefi etkileyecek, gereksiz yaygın ihtilaflara yol açabilecek, vergiye uyumlu mükellef grubunda gereksiz bir stres yaratılmasına sebebiyet verebilecektir.
Başlıktaki konu da tam böyle bir konu.
Problem nedir?
Mali İdarenin yaptığı tebliğ düzenlemelerine göre (447-509 VUK GT) e-fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflere e-fatura düzenlenmesi gerekiyor. Bu durum e-fatura mükelleflerinin birbirleriyle mal ve hizmet alışverişi için de geçerli. E-fatura yerine bir başka elektronik belge olan e-arşiv fatura düzenlenmiş olması halinde Mali İdare bu belgenin düzenlenmemiş sayılacağı, hem alana hem de düzenleyene VUK 353/1 çerçevesinde özel usulsüzlük cezası uygulanabileceği yaklaşımında.
Bir e faturaya geçmiş mükellefe e-arşiv fatura düzenlenirse, ilk tespitte 17.000 TL’den aşağı olmamak üzere (sonraki tespitlerde asgari ceza tutarı yükseliyor) bu fatura tutarının %10 u kadar bir özel usulsüzlük cezası kesilebilecek. Bu cezada yıllık 17 milyon TL sınırı var.
Kanuna göre ne zaman?
Mali İdarenin yaklaşımı bu olmakla birlikte ilgili kanun maddesi Mali İdarenin yorumunu desteklemiyor.
Vergi Usul Kanununun 353.maddesine göre ceza verilebilmesi için belge verilmemesi, alınmaması, düzenlenen belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi, VUK’un 227, 231 ve 234 üncü maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması, VUK’a göre düzenlenmesi gereken belgeler yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi gerekir.
Bize göre e-fatura yerine e-arşiv fatura düzenlenmiş olması kanunda tarif edilen ve ceza uygulanmasını gerektiren durum ve tanımlardan (tiplerden) hiçbirine uymamaktadır. Mali İdarenin e-fatura yerine e-arşiv fatura düzenlenmişse e-fatura düzenlenmemiş olduğu için (e-arşiv faturayı da yok sayarak) ceza uygulanabileceği yaklaşımında. Bu yoruma katılabilmek mümkün değil. Bu yorum hukuki değil. Bir müeyyide uygulayabilmek için mutlaka kanunla ve açıkça düzenlenmesi gerekmektedir. Bir takım benzetme ve tanımlarla ceza gerektiren bir tanım ve buna dayanarak uygulama yapılamaz.
Geçmişte buna benzer sorunlar yaşandı
Vergi İdaresi; bu konuya benzer bir yaklaşımı, e-fatura uygulamasındaki firmaların; düzenlemiş oldukları kağıt faturalar için de benzer bir tutum sergilemiştir.
Mali İdare, e-fatura yerine kağıt fatura düzenlenmesi durumunda kağıt faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağı şeklindeki tebliğ açıklamasına dayanarak cezalı işlemler yapılmıştır. “Ancak yargıya intikal eden dava dosyaları ve 13 Mayıs 2020 tarihli Resmî Gazete ’de yayımlanan Danıştay 9. Dairesi’nin; Esas No: 2017/3886, Karar No: 2019/7414 sayılı ve 24.12.2019 tarihli Kanun Yararına Temyiz Kararı ile Vergi İdaresinin (27.03.2018 tarihine kadar olan süre için) tutum ve yaklaşımının hatalı olduğu hukuken ortaya konulmuştur.” (Cem Gür,Hece MM)
Bu konuda 353.maddede değişiklik yapılarak Mali İdarenin yaklaşımına daha sonra yasal zemin kazandırılmıştır.
Sonuç
Bu şekilde cezai müeyyideye tabi tutulan mükellefler Vergi Ceza İhbarnamelerinin kendilerine tebliğine müteakip 30 günlük dava açma süresi içerisinde konuyu vergi mahkemesine taşıyabilirler.
Vergi İdaresinin yasal zemini olmayan bu uygulamaya son vermesi yerinde olacaktır. Bunun yerine konuya entegratörlerle teknik bir çözüm, engel bulunmak için çana gösterilmesi daha makul bir yaklaşım olacaktır.





