Emeklilik nedeniyle işten ayrılan çalışanlar, son işyerinde en az bir yıl çalışmış olmaları halinde kıdem tazminatına hak kazanırlar. Buna karşılık emeklilik nedeniyle işten ayrılanlara ih­bar tazminatı ödenmez. Ayrıca 4/A (SSK) kapsa­mında çalışanlar, kullanmadıkları yıllık izin sü­relerinin ücretini de alabilirler. Devlet memur­larında ise kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete çevrilmesi mümkün değildir.

Kıdem tazminatı, çalışanın son brüt ücreti üzerinden hesaplanır. Ancak hesaplamada yasal kıdem tazminatı tavanı dikkate alınır. Halen uy­gulanmakta olan kıdem tazminatı tavanı 30 Hazi­ran 2026 tarihine kadar 64.948,77 TL’dir. 1 Tem­muz 2026 tarihinden itibaren ise devlet memur­larına yapılacak maaş artışı oranında yeniden belirlenecektir.

Bu nedenle emeklilik planlaması yapan çalı­şanların yalnızca emekli aylıklarını değil, kıdem tazminatı tavanındaki olası artışı da dikkate al­malarında yarar bulunmaktadır.

TÜİK tarafından açıklanan ilk dört aylık enf­lasyon verilerine göre:

Ocak ayında yüzde 4,84,

Şubat ayında yüzde 2,96,

Mart ayında yüzde 1,94 v

Nisan ayında yüzde 4,18 oranında enflasyon gerçekleşmiştir. Böylece dört aylık kümülatif enf­lasyon yüzde 14,64’e ulaşmıştır. Bu verilere göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 14,64 ora­nında enflasyon farkı oluşurken, memur ve me­mur emeklileri açısından oluşan fark yaklaşık yüzde 10,5 seviyesindedir.

Yarın 5 Haziran TÜİK mayıs ayı enflasyon ve­risini açıklayacak. Biz mayıs ayında yaklaşık yüz­de 1,5 Haziran ayında ise yüzde 1,5’in altında bir enflasyon açıklanmasını bekliyoruz. Bu beklen­tilerin gerçekleşmesi halinde, Temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yaklaşık yüzde 18 seviyesinde, memur ve memur emeklileri için ise yaklaşık yüzde 14 seviyesinde bir artış oluşabile­ceğini öngörüyoruz.

Kıdem tazminatı tavanının önemi

Kıdem tazminatı tavanı memur maaşlarına ya­pılacak artış oranında artırıldığından, memur ve memur emeklileri için oluşacak artış oranı aynı zamanda yeni kıdem tazminatı tavanını da be­lirleyecektir. Başka bir ifadeyle memur maaşları yüzde kaç artarsa kıdem tazminatı tavanı da aynı oranda artacaktır.

Mevcut beklentiler gerçekleşirse bugün 64.948,77 TL olan kıdem tazminatı tavanının temmuz ayında yaklaşık 74 bin TL seviyelerine yükselmesi söz konusu olacaktır.

Bu durum özellikle brüt ücreti kıdem tazmina­tı tavanının üzerinde olan çalışanlar açısından önem taşımaktadır. Çünkü kıdem tazminatı he­sabında gerçek ücret değil, tavan tutar esas alın­maktadır. Dolayısıyla tavanın yükselmesi, yüksek ücretli çalışanların alacakları kıdem tazminatını doğrudan artıracaktır.

Örneğin kıdem tazminatı tavanı üzerinden he­saplama yapılan ve 10 yıllık çalışma süresi bulu­nan bir çalışan bugün yaklaşık 649.488 TL kıdem tazminatına hak kazanırken, tavanın yaklaşık yüzde 14 oranında artması halinde kıdem tazmi­natı yaklaşık 740 bin TL seviyelerine çıkabile­cektir. Çalışma süresi arttıkça ortaya çıkan fark da büyüyecektir.

Ancak emeklilik kararında yalnızca kıdem taz­minatı dikkate alınmamalıdır. 4/A kapsamın­da emeklilik başvurusunda bulunan sigortalı­lar, başvuruyu takip eden ayın ilk günü itibarıyla emekli sayılırlar. Bu nedenle haziran ayında baş­vuran bir kişi temmuz ayında emekli aylığı alma­ya başlayacak, temmuz ayında başvuran kişi ise emekli aylığını bir ay daha geç alacaktır.

Kişiye özel hesaplama

Dolayısıyla çalışanların iki unsuru birlikte de­ğerlendirmeleri gerekir. Bir tarafta temmuz ayın­da artacak kıdem tazminatı tavanı nedeniyle elde edilecek ilave kıdem tazminatı, diğer tarafta ise bir ay geç emekli olunması nedeniyle kaybedile­cek emekli aylığı bulunmaktadır.

Hangi seçeneğin daha avantajlı olduğu kişiden kişiye değişir. Çalışma süresi, brüt ücret, emekli aylığı tutarı ve kıdem tazminatı hesabında tava­nın ne ölçüde etkili olduğu sonucu doğrudan be­lirler. Özellikle brüt ücreti kıdem tazminatı tava­nının üzerinde olan çalışanların emeklilik başvu­rusu öncesinde ayrıntılı bir hesaplama yapmaları faydalı olacaktır.

Yarın açıklanacak mayıs ayı enflasyonu ve 3 Temmuz’da açıklanacak haziran ayı enflasyonu ile birlikte altı aylık enflasyon farkları kesinleşe­cek, böylece hem emekli aylıklarına yapılacak ar­tışlar hem de yeni kıdem tazminatı tavanı net ola­rak ortaya çıkacaktır.

Sonuç olarak bazı çalışanlar için haziran ayın­da emeklilik başvurusu yapmak daha avantajlı olabilirken, bazı çalışanlar için temmuz ayında başvurmak daha yüksek kıdem tazminatı nede­niyle daha kazançlı sonuç verebilir. Bu nedenle emeklilik kararı verilmeden önce emekli aylığı ile kıdem tazminatı birlikte değerlendirilmeli, kişi­ye özel hesaplama yapılarak hareket edilmelidir.

Özgür Erdursun-Dünya