Ancak, belki de en kritik düzenleme son anda yapıldı: 25 Aralık 2025 tarih ve 7571 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesiyle Vergi Usul Kanunu’na eklenen geçici madde 37 ile, 2025, 2026 ve 2027 (özel hesap dönemine sahip işletmelerde 2026, 2027 ve 2028 yılında biten) hesap dönemleri bakımından “şartlar oluşsa dahi” enflasyon düzeltmesinin uygulanmaması kabul edildi.
Dünya Gazetesi’ndeki 14 Mart 2025 tarihli yazımda (https://www.dunya.com/kose-yazisi/enflasyon-duzeltmesi-bilancolarda-dikenli-gul-bahcesi/719945) Vergi Usul Kanunu mük. md.298/A’daki enflasyon düzeltmesine temel bir eleştiri yönelterek, gerçekleşmemiş kazanç üzerinden vergi alınmasına yol açtığını ve uygulanmaması gerektiğini savunmuştum. 7571 sayılı Kanun ile enflasyon düzeltmesinin çalışmadığı yasa koyucu tarafından da kabul edilmiş oldu. Ancak, düzenleme hem eksik hem de geçici. Enflasyonun vergilendirme üzerindeki bozucu etkisinin nasıl giderileceği sorusu cevapsız.
Enflasyonun mali tablolar üzerindeki tahribatı
Vergi Usul Kanunu (mük. md.298/A, f.1 ve f.2, b.f ) gereğince, kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100’den ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10’dan fazla olması halinde mali tablolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutarlar. Burada esas alınan fiyat endeksi, Türkiye İstatistik Kurumunca Türkiye geneli için hesaplanan Üretici Fiyatları Genel Endeksidir.

Bu yüksek oranlar nedeniyle 2023 hesap döneminde yıl sonu itibarıyla enflasyon düzeltmesi uygulanmış, ancak 2024 ve izleyen dönemler bakımından bu uygulama yasa yoluyla ertelenmiştir. 2021 hesap dönemi için uygulanmasını engelleyen düzenleme ise, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir (E.2023/105). Enflasyonu dikkate almayan bilanço ile kar-zarar cetvelinin gerçek durumu yansıtmadığı açıktır. Enflasyon etkisinden arındırılmamış mali tablolar, kaçınılmaz olarak kağıt üzerinde kar üretir.





