15 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 37. maddesiyle 5520 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklendi:

“i) Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları  toplamının %10’unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan kısmı. Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Ancak bu düzenleme sonrası oran belirlenmedi. Bu düzenlemenin üzerinden geçen yaklaşık 9 yıl sonra 3 Şubat 

2021 tarihli ve 3490 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Karar ile işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının yüzde 10’unun gider olarak indirilmesinin kabul edilmeyeceğine dair düzenleme yapıldı.

EYT KANUN TEKLİFİNİN MADDE MADDE TAM METNİ EYT KANUN TEKLİFİNİN MADDE MADDE TAM METNİ

Akabinde 25 Mayıs 2021 tarih ve 31491 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi 18 No’lu Tebliğ ile 3 Şubat 2021 tarihli ve 3490 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın uygulanması ile ilgili açıklama ve belirlemeler yapıldı; yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının yüzde 10’luk kısmının, kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak dikkate alınacağı yani indirim konusu yapılamayacağı belirtildi.

Daha sonra kanunun geriye yürümezliği ilkesine aykırı olacak şekilde bu düzenlemenin 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği ve bu tarihten itibaren sağlanan finansman hizmetleri veya akdedilen kredi sözleşmeleri nedeniyle oluşan finansman giderleri, 3 Şubat 2021 tarihli ve 3490 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere finansman gider kısıtlamasının hesabında dikkate alınacağı belirtildi.

Tebliğin işbu düzenlemelerinde; ‘yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları’ şeklinde bir açıklamaya yer verilerek, sınırı belli olmayan, ‘ve benzeri’ ibaresiyle yapılan KKEG olarak kabul edileceği anlaşılıyor.

Konuya dair hukuki düzenlemelerin kronolojik sıralamasından anlaşılacağı üzere; gerek tebliğ ile Cumhurbaşkanı Kararı gerekse tebliğ ile kanun hükümleri birbiriyle çelişiyor.

İtoHaber | Av. Muhammet AKSAN