Futbolcuların transfer ücretleri, maç başı ücretleri, transfer paraları, primleri ve benzeri ödemeleri, Gelir Vergisi Kanunu kapsamında ücret hükümlerine göre vergilendirilmektedir. Ancak birçok futbolcunun gözden kaçırdığı önemli bir husus bulunmaktadır. Bu ücretler, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde yalnızca kulüp tarafından stopaj yoluyla vergilendirilmekle kalmamakta; futbolcuların da ertesi yıl yıllık gelir vergisi beyannamesi vermelerini ve ilave gelir vergisi ödemelerini gerektirebilmektedir.

Bu kapsamda, 2025 yılında transfer ücreti, prim ve benzeri ücret gelirleri elde eden profesyonel futbolcuların, aşağıda açıklayacağım şartları taşımaları hâlinde bu gelirlerini 2026 yılının mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri gerekiyordu. Beyan yükümlülüğünü yerine getirmeyen futbolculara ise Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından cezalı vergi ihbarnameleri gönderilmeye başlandı.

Sporcuların elde ettiği gelirler de ücrettir

Profesyonel sporcuların transfer ücreti, maç başı ücret, prim ve benzeri adlar altında elde ettikleri gelirler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesi uyarınca ücret olarak vergilendirilmektedir. Dolayısıyla sporculara yapılan bu ödemeler de diğer ücretlilerde olduğu gibi gelir vergisi stopajına tabidir.

Ancak sporcuların vergilendirilmesinde önemli bir farklılık bulunmaktadır. Normal ücretlilerden yapılan gelir vergisi kesintisi, Gelir Vergisi Kanunu’nun artan oranlı tarifesine göre hesaplanırken, sporculardan yapılan stopaj sabit oranlar üzerinden gerçekleştirilmektedir.

Uygulanacak stopaj oranı ise sporcunun mücadele ettiği ligin seviyesine göre değişmektedir.

Buna göre, 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler üzerinden;

a) Lig usulüne tabi spor dallarında

  • En üst ligde mücadele eden sporcular için %20,
  • En üst ligin bir altındaki liglerde mücadele eden sporcular için %10,
  • Diğer liglerde mücadele eden sporcular için %5,

b) Lig usulüne tabi olmayan spor dallarında faaliyet gösteren sporcular ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemeler üzerinden ise %5 oranında gelir vergisi stopajı yapılmaktadır.

Bu oranların uygulanması, aksi yönde yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 72’nci maddesi uyarınca 31 Aralık 2028 tarihine kadar devam edecektir.

Ancak sporcular açısından vergisel yükümlülük, kulübün yaptığı stopajla her zaman sona ermemektedir. Belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde, stopaj yapılmış olsa bile sporcuların elde ettikleri ücret gelirlerini ayrıca yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri de gerekmektedir. İşte son günlerde birçok profesyonel futbolcuya gönderilmeye başlanan cezalı vergi ihbarnamelerinin temel nedeni de budur.

Buraya kadar her şey normal görünüyor. Ancak işin düğüm noktası 1 Kasım 2019 tarihidir.

Şöyle ki…

Bu tarihten sonra imzalanan veya daha önce imzalanmış olmakla birlikte 1 Kasım 2019 tarihinden sonra süre uzatımı ya da ücreti etkileyen değişiklikler nedeniyle yenilenen sporcu sözleşmeleri bakımından yeni bir vergileme rejimi uygulanmaktadır.

Bu kapsamdaki sporcuların elde ettikleri yıllık ücret gelirlerinin toplamı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesindeki tarifenin son gelir diliminde yer alan tutarı aşarsa (bu tutar 2025 yılı için 4 milyon 300 bin lira, 2026 yılı için ise 5 milyon 300 bin liradır), kulüp tarafından stopaj yapılmış olsa bile sporcunun ayrıca yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesi gerekmektedir. Ayrıca bu sözleşmeler kapsamında Süper Lig’de oynayan sporcuların ücretlerinden yapılacak gelir vergisi stopajı da yüzde 15 yerine yüzde 20 olarak uygulanmaktadır.

Son günlerde futbol camiasına ulaşmaya başlayan vergi ve ceza ihbarnameleri, önemli bir uygulamayı yeniden gündeme taşıdı. Örneğin 2025 yılında bu kapsamdaki ücret gelirleri toplamı 4 milyon 300 bin TL’yi aşan sporcuların, bu gelirlerini Mart 2026’ya kadar yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri gerekiyordu.

Örneğin Süper Lig’de forma giyen Mustafa, 19 Ocak 2025 tarihinde kulübüyle dört yıllık sözleşme imzalamış ve 2025 yılında bu sözleşme kapsamında 5 milyon TL ücret elde etmiştir. Kulübü, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 72’nci maddesi uyarınca bu ücret üzerinden yüzde 20 oranında stopaj yapmıştır. Ancak Mustafa'nın yıllık ücret geliri, 2025 yılı için geçerli olan 4 milyon 300 bin TL'lik beyan sınırını aştığından, kulüp tarafından stopaj yapılmış olması yıllık beyanname verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamıştır. Mustafa'nın elde ettiği ücret gelirini ayrıca yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmesi gerekmiştir. Yıl içinde kesilen stopaj ise beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.

Bugün birçok profesyonel futbolcuya gönderilmeye başlanan cezalı vergi ihbarnamelerinin temelinde de işte bu beyan yükümlülüğünün yerine getirilmemesi bulunmaktadır.

Son olarak

Futbolcuların ücret gelirleri de diğer ücret gelirleri gibi belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde yıllık gelir vergisi beyannamesine konu olabilmektedir. Özellikle 1 Kasım 2019 tarihinden sonra imzalanan veya bu tarihten sonra yenilenen sözleşmeler kapsamında yüksek tutarda ücret geliri elde eden profesyonel sporcuların, kulüplerinin yaptığı stopajın her zaman yeterli olduğunu düşünmemeleri gerekir. Çünkü bazı durumlarda stopaj yapılmış olması, yıllık beyanname verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

Nitekim Anayasa Mahkemesi de 3 Haziran 2026 tarihinde verdiği önemli bir kararla, kulüpler tarafından kesilen ancak vergi dairesine yatırılmayan vergiler nedeniyle sporcuların ikinci kez vergi ödemeye zorlanamayacağına hükmetmiştir. Ancak bu karar, sporcuların yıllık beyanname verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Karar yalnızca, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilecek stopajın kulüp tarafından vergi dairesine ödenmiş olması şartını hukuk düzeninden çıkarmıştır.

Bu nedenle profesyonel futbolcuların, kulüplerin ve mali danışmanlarının her yıl beyan yükümlülüğünün doğup doğmadığını mutlaka kontrol etmelerinde fayda bulunmaktadır.

Son günlerde gönderilmeye başlanan vergi/ceza ihbarnameleri de bu yükümlülüğün göz ardı edilmesinin ciddi mali sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.

Kaynak: T24 | Murat BATI