Enerji fiyatlarındaki yükselişin etkilerine ve alınabilecek önlemlere yönelik bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, yıl başı seviyesine göre Eylül ayında motorinde 100 TL’nin, benzinde 80 TL’nin aşıldığı günlerde, eşel mobil ile fiyat kontrolü olduğu halde motorindeki fiyat artışının yüzde 76, benzinde yüzde 50,7’ye ulaştığını vurguladı.

Bu artışlarla yine eylül ayı itibariyle benzinde ve motorindeki fiyat artışının Ocak-Eylül dönemi enflasyonuna doğrudan katkısının 1,69, ikincil fiyatlarla birlikte katkısının yüzde 7,6 olduğunu hesapladı.

Yıl sonuna kadar ÖTV sıfırlanabilir

Bu seviyelerin özellikle fiyatlama davranışlarını bozma ve ikincil fiyat artışlarına geçişin hızlanmasıyla sürdürülemez olduğunu belirten Yılmaz, bütçeye getireceği ilave yüklere katlanılarak önlem alınması gerektiğini belirtti. Yılmaz; yıl sonuna kadar ÖTV’nin sıfırlanmasını, tarım, sanayi gibi kullanım alanlarına göre yüzde 20 olan KDV’nin farklılaştırılarak yüzde 10’a kadar çekilmesini, dar gelirli kesimlere yönelik gıda, barınma ve eğitim sosyal destek ve yardımların artırılmasını, ve enerji maliyetleri artan reel sektörün enerji maliyetlerinin düşürülmesine yönelik bir destek mekanizması tasarlanmasını önerdi.

Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz: KDV ve ÖTV'de akaryakıtın enflasyon etkisi sınırlanmalı - Resim : 1

Enflasyon yüzde 31-32 bandına ulaşabilir

Motorin ve benzin başta olmak üzere enerji fiyatlarındaki artışların, kamu tarafından fiyatı belirlenen elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere diğer ürünlerden de kaynaklandığını hatırlatan Hakkı Hakan Yılmaz, OVP’de belirlenen yüzde 28,4’lük tahminin üzerine çıkılarak yıl sonunda yüzde 31-32 bandında bir enflasyonun görülebileceğine işaret etti.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın doğrudan etkisi yanında, dolaylı etkileri ve o fiyatlama davranışlarına ve diğer mal ve hizmetlere geçiş süresinin kısalmasına işaret eden Yılmaz, “Bu yapı sürdürülebilir değil. Örneğin motorin yalnızca araç kullananların ödediği bir fiyat değildir; ekonominin neredeyse bütün üretim ve dağıtım zincirinin maliyet unsurudur. Dolayısıyla enerji fiyatlarındaki yükselişin ikincil fiyatlara geçiş süresi kısaldıkça, bugünkü zamlar yalnızca bugünün enflasyonunu değil, gelecek ayların enflasyonunu ve enflasyon beklentilerini de yukarı taşımaktadır” yorumunu yaptı.

Mehmet Kaya-Ekonomim