Temel Hak ve Hürriyetleri ile ilgili düzenleme yürütmenin dahilinde olmamasına rağmen bu alanda kanunda teknik düzenlemede, uygulama peçelemesiyle düzenlemeye yetki verilmektedir. Bu konuda ( temel hak ve hürriyetlerle ilgili ) yürütme uygulama yetkisi kullandığı an temel haklara müdahale başlar. Yürütme yetkisi yasada ancak Cumhurbaşkanı' na verilir. Vergisel işlemler, kişinin ödevleri ve hakları arasında yer almaktadır. Anayasa bu konuda temel bir güvence sağlamaktadır. Nitekim mülkiyet hakkı, tarihten günümüze kadar hep korunma yönünde gelişmeler sağlamıştır. İslam Hukukunda mülkiyete saldırıya (çalma) en ağır cezaların verilmesini sağlayarak, mülkiyet hakkını korumuştur. Bütün hukuk gelişmeleri; idarenin mülkiyetlere dokunulmaması yönünde hukuksal sınırlamalar getirmiştir. Mülkiyete dokunmanın bir diğer yolu da vergiler aracılığı iledir. VUK Mükerrer 227.maddesi; üçüncü şahıslara, mülkiyete müdahale yolu açmaktadır. Nitekim VUK Mükerrer 227. maddenin birinci bendinde, mükelleflerin beyannamelerine imza zorunluluğu getirilmesi yönündeki uygulamada; ödev ve hakkın kullanılması üçüncü şahısların oluruna bırakılmış olur ki bu da bir hakkın kullanılmasına engel oluşturmaktadır.

Kanunların kişiye tanıdığı istisna, muafiyet gibi hakların kullanmasında ve bu kullanımın salahiyetini başkasının eliyle yaptırılması neticesinde; hak ve imtiyazlara ulaşılmasına engel teşkil etmektedir. Mükelleflerin iş ve işlemlerine hukuksal bir sonuç doğurmayan YMM Raporunun meşru kılınması, haksız bir külfet getirmektedir. Anayasanın 123. maddesi, "kamu hizmeti ancak kamu hiyerarşisi eliyle yürütülür." demektedir. Anayasanın 124. maddesinde yürütmenin düzenleme işlemleri ile ilgili ; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." demektedir. Dolayısı ile kanundaki "Maliye Bakanlığı Yetkilidir " ibaresi, hukuka aykırıdır. Nitekim, Maliye Bakanlığı Ilga olmuş olup; yerine Hazine ve Maliye Bakanlığı yer almıştır. Maliye Bakanlığı tüzel kişiliği değişmiştir. Tüzel kişilik başka bir isim ve tüzel kişiliğe bürünmüştür. Anayasanın 7. maddesi gereği, yasamanın düzenlediği kanunların Anayasanın 8 maddesinde " Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı (…) tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir." demektedir. Dolayısı ile yasamanın, Cumhurbaşkanına verdiği kanuni düzenleme yetkisi, alt türev olan Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kullanılamaz. Ancak, kanun, kararname ve karar yönetmelik çerçevesinde düzenleme yapar.

Mükerrer Madde 227 nin 3. bendinde belirtildiği şekilde; defter ve kayıtların belgelere uygun olmaması neticesinde meslek erbabına   müteselsil sorumluluğun  yüklenmesinin düzenlenmesi, idarenin teknik ve bu yöndeki  uygulamaları ile suç yaratma yetkisi yoktur. Bir suçun olabilmesi için; bilerek, isteyerek kasten yapılması gerekir. Ancak meslek mensubunun somut delillerle iştirak suçu isnat edilebilir İştirak suçu ise zaten VUK 359. Maddede tanımlanmıştır.

 Anayasa’nın 6. Maddesinin 3. Fıkrasının son cümlesi şöyledir. “Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi” olduğu şüphesiz olduğuna göre, yürütme organının bu yetkiyi kullanabilmesi için herhangi bir kanunun değil, fakat bizzat Anayasa’nın bu organa açık bir yetki vermiş olması gerekir.[1] Anayasanın 38. Maddesi ise, suç yaratma yetkisini parlamentoya tanımış, buna karşılık yürütme organı Kanun Hükmünde Kararname çıkartma yetkisini suç yaratma açısından kısıtlamıştır. Mükerrer 227. Madde, uygulamanın usul ve esaslarını düzenleme yetkisi olarak çıkarılmıştır. Bu maddede ayrıca suç yaratma düzenlemesi yapılamaz.

Anayasanın 7. Maddesi de yürütmeye suç yaratılması hususunda yetki verilebilmesini yasaklayan açık bir hüküm getirmektedir. Burada temel hak ve hürriyetleri etkileyecek   idari yaptırım ve cezalar da dahildir.

Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Malî Müşavir Tasdik Raporları

Mükerrer Madde 227(Ek : 24/06/1994-4008/6 md.)

Maliye Bakanlığı

1.Vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya,

2. Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya,

3. (Ek: 23/7/2010-6009/10 md.) Vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya,

Bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulurlar.

Limited şirketlerde toplantı ve karar nisapları (2) Limited şirketlerde toplantı ve karar nisapları (2)

2 numaralı bent hükmüne göre yararlanılması yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, (7338 sayılı kanunun 22 nci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük:26.10.2021)tasdik raporunun zamanında ibrazı şarttır.(*) (7338 sayılı kanunun 22 nci maddesiyle eklenen cümle; Yürürlük:26.10.2021)Şu kadar ki, tasdik raporunun zamanında ibraz edilmemesi halinde, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük bir mühlet verilir. (7338 sayılı kanunun 22 nci maddesiyle eklenen cümle; Yürürlük:26.10.2021)Tasdik raporunun bu süre içinde de ibraz edilmemesi halinde mükellefler tasdike konu haktan yararlanamazlar. Ancak, Maliye Bakanlığı tasdik raporlarının ibraz süresini iki aya kadar uzatmaya yetkilidir.

(Ek: 25/5/1995 - 4108/5 md.) 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olan Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile bunlara ait müesseseler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.


BAĞIMSIZ DENETÇİ & MALİ MÜŞAVİR
ABDURRAHMAN FİLİZ

[1] DÖNMEZER SUHİ,ERMAN SAHİR, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku Cilt 1, 14.Bası, Der Yayınları, s.194

Kaynak: www.bdTurkey.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)