Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafın­dan suç gelirlerinin aklanması ve te­rörizmin finansmanıyla mücadele­de etkinliğin artırılmasına yönelik 2026-2030 dönemini kapsayan Strate­ji Belgesi 04.07.2026 tarihli ve 2026/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca geçtiğimiz ay kurulun inter­net sitesinde yayımladı. Söz konusu genelge 5 yılda bir güncellenen bir yol haritası aslında.

2026-2030 dönemi­ni kapsayan Strateji Belgesi, 7 stratejik amaç başlığı altında aklama, terörizmin finansmanı, suç kaynaklı malvarlığına yönelik tedbirler, uluslararası işbirliği gibi önemli konularda mali istihbarat ve risk odaklı yaklaşımın yeni bir yol ha­ritası niteliğini taşıyor.

MASAK mali istihbarat birimi

Strateji Belgesinde 1 sayılı Cumhur­başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cum­hurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 231’nci maddesi kapsamında mali istihbarat birimi ve yükümlülük denetimi faali­yetlerinin MASAK tarafından yerine getirilmekte olduğu belirtiliyor. Bu kap­samda MASAK’ın; suç gelirlerinin ak­lanması, terörizmin finansmanı suçları ve bu suçlarla bağlantılı suç gelirleri ile mücadelede alanında Türkiye’nin ma­li istihbarat birimi olarak faaliyet gös­terdiğini söyleyebiliriz.

Ülkemizde aklama ve terörizmin finansmanı suçları ile mücadelede mali istih­barat birimi faaliyeti MASAK tara­fından; mali boyutunu da içeren soruş­turma süreçleri Ceza Muhakemesi Ka­nunu gereğince doğrudan doğruya veya emrinde bulunan görevliler aracılığı ile Cumhuriyet Savcıları tarafından, ko­vuşturma faaliyeti ise İhtisas Mahke­meleri tarafından yürütülmektedir.

Şirketlerin ticaret sicili ve ortaklık yapısı analiz edilecek

Kamuya ait alınabilecek ilave veriler­le ticaret sicilinde yer alan temel bilgiler bakımından ticaret sicili müdürlükle­rince gerçekleştirilen kontroller gelişti­rilecek, pay defterinin elektronik ortam­da tutulması zorunluluğunun kapsamı genişletilecek ve eski kayıtların elektro­nik ortama aktarılması sağlanacak.

Gerçek faydalanıcılık sicilindeki ola­sı hatalı bildirimlerin tespiti amacıy­la Gelir İdaresi Başkanlığı ve Ticaret Bakanlığı tarafından asgari olarak altı aylık periyotlarda ortaklaşa çalışmalar yürütülecek, gerçek faydalanıcılık si­cili ile ticaret sicili arasında açıklana­mayan bir uyumsuzluğun tespiti halin­de bu veriler gerekli açıklamaları ihtiva edecek şekilde MASAK ve Vergi De­netim Kurulu Başkanlığına bildiri­lecek ve mükellefin risk analiz ça­lışmalarına dâhil edilerek denetim programı kapsamına alınması sağ­lanacak.

Böylelikle bir yandan kayıt dışı para ve değer transferinin izi takip edi­lirken diğer yandan şirketlerin gerçek faydalanıcıları var ise bunların tespiti­ne yönelik çalışmalar yapılacak. Gerçek faydalınıcı; tüzel kişi veya tüzel kişi­liği olmayan teşekkülleri nihai ola­rak kontrolünde bulunduran ya da bunlar üzerinde nihai nüfuz sahibi olan gerçek kişi veya kişileri ifade etmektedir.

Çalışma grupları oluşturulacak

MASAK temsilcisinin koordinatör­lüğünde, Adalet Bakanlığı, HSK, İçişle­ri Bakanlığı Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Türki­ye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın uy­gun göreceği sayıda teknik uzmanlığa sahip temsilcilerden çalışma grupları oluşturulacak.

2026 yılında para transferlerinde iş­lem açıklamalarına yönelik yeni zorun­lulukların devreye girmesi ve ardından Strateji Belgesi eylem planı doğrultu­sunda yapılacak çalışmalar Türkiye’nin uluslararası finansal standartlara uyum sürecine önemli katkılar sağla­yacaktır.

Mahmut Bülent Yıldırım-Dünya