İmalatta çalışan personelin sigorta primi sizin defterinizde gider değil,maliyetunsurudur. VUK 275 imal edilen emtianın maliyet bedeline işçiliğin gireceğini hükme bağlıyor. Yani o prim 720 veya 730 üzerinden 151'e, oradan 152'ye gidiyor. Mamul satılmadığı sürece 620'ye hiç uğramıyor.
Şimdi şunu düşünün: KKEG, gider yazılmış bir tutarın matraha geri eklenmesidir. Stokta duran mamulün içindeki prim ise ticari kârınızı hiç azaltmamıştır, aktifte 152 hesabında durmaktadır. Onu KKEG yapmak, hiç indirmediğiniz bir tutarı matraha eklemek demektir. Sonuç fazla ödenen vergidir.
Doğru yaklaşım şu: ödenmeyen primin o dönem satılan mamulün maliyetine intikal etmiş kısmı KKEG olur. Stokta kalan kısım o dönem matrahını etkilemediği için KKEG yapılmaz, mamul satıldığında değerlendirilir. Satış döneminde prim ödenmişse zaten hiç KKEG doğmaz.
Pratikte iki ayrıştırma gerekiyor. Önce ödenmeyen primin ne kadarının imalat işçiliğine, ne kadarının idari personele isabet ettiği. Sonra imalata isabet eden kısmın ne kadarının satılan mamulde, ne kadarının stokta olduğu. İkincisi için dönemin maliyet dağıtım anahtarı yeterli.
Bunu yıllar arası bir takip tablosunda izlemek şart, çünkü stokta kalan kısım sonraki dönemin konusu oluyor.
Stok devir hızı düşük üretim işletmelerinde aradaki fark hiç de küçük değil. Yıl sonu stoğu yüksek bir firmada primin önemli bir kısmı henüz gidere dönüşmemiş olabiliyor.
Zafer ÜNLÜ.
E. Vergi Müfettişi, Yeminli Mali Müşavir





