GÜNDEM

Şeref Oğuz yazdı... Avrupa Birliği: hem kel hem fodul

Abone Ol

Şeref OĞUZ'un yazısı:

ABD desteğini kesmiş, Dragi Raporu’nda can çekiştiği görülmüş, çevre üzerinden dışlayıcı iklim kulübü haline gelmiş, vizeleriyle bizi bıktırmış AB, şimdi de Gümrük Birliği’mize saldırıyor

Yeteneği olmayan ama üstünlük taslayanlar için güzel Türkçemizin barındırdığı meşhur deyim bu. Kel, saçı dökülmüş tanımı… Fodul ise öyle olmadığı halde üstün biriymiş gibi davranan, kibirli kimse... Bu deyimin gücü de zaten kellik ve fodulluğun aynı anda aynı kişide olmasından geliyor. AB gibi

Avrupa Birliği bugün; sponsoru ABD’nin fişini çekmesiyle kel kalmış durumda… 5 yıl önce efelendiği Rusya da enerji için fişini çekince, afrası tafrası sönmüş, lanetlediği kömür santrallerini dahi yeniden açmak zorunda kalmıştı. Bundan 173 yıl önce bize; “hasta adam” demişlerdi, şimdi onlar hasta…

HASTA ADAMIN AFRASINDAN TAFRASINDAN GEÇİLMİYOR

Dijital devrimi kaçıran, elektrikli otoda nal toplayan AB, kendin rekabet avantajı yaratmak için “yeşil ekonomiyi” seçmişti. Ancak “dili yeşil, eli kömür karası” haliyle, bize sorun çıkarmayı sürdürüyor. Yetmiyor vize utancını yaşattığı gibi şimdi de “Made in Europe” ile Gümrük Birliğini zedeliyorlar.

Nitekim DEİK Başkanı Nail Olpak; AB’nin bu hamlesine dair; “Avrupa sanayisinin güçlenmesine karşı değiliz ancak Türkiye’nin, bu yaklaşım sebebiyle oyunun dışında kalacağı bir senaryoyu da kabul edemeyiz” diyor. Haklıdır da… Bu afrası tafrası kime? Hem kel hem fodul olma hali tam da bu…

İKİ SORU İKİ CEVAP / AB’nin kibrine dair…

Bu nazı çekmek zorunda mıyız?

Şimdilik; “evet” zira en büyük ticaret ortağımız, karşılıklı bağımlılık katsayımız hayli yüksek. Fakat bir yandan savunmasında Türk ordusuna güven bağlarken diğer yandan bu kibri, kabul edilemez halde…

Karşı hamlemiz ne olabilir?

Bunu önerdiğim için linçleneceğimi biliyorum ama söylüyorum; vizelerine misilleme, blöflerini görme ve AB dışında var oluş için şimdiden strateji geliştirme. Güvenlik, mülteci kozlarını da kullanarak…

not/ O kadar geç oldu ki cevabın, ne sorduğumu unuttum

Bu söz; Şekspir’in sonelerinden… Anlatmak istediği, geciken cevabın soruyu unutturduğu gerçeğidir. AB’nin kapısında 63 yıl bekledik, tam üye olamadık. Şimdi de Gümrük Birliği’nin karşılıklı fayda ilkesini zedeleyen “Made in Europe” kurnazlığı var. Avrupa, dağılma eşiğinde bize sarıyor gibi geldi bana.

AVRUPA BİRLİĞİ LÛGATI

Tam üyelik: Türkiye’nin hala bekletildiği pozisyon… Hristiyan Kulübü haline gelmiş bir birlik.

Gümrük Birliği: Üye olmadığı halde gümrükleri birleştirdiğimiz anlaşma ve artık çok eskidi

AB vizeleri: Malları serbest tüccarı bağlı ikircil tutum… Vatandaşımıza eziyet mekanizması

Yeşil Mutabakat: Çevre ve iklim bahanesiyle dışlayıcı iklim kulübü haline gelmiş durumdalar

Şeref OĞUZ-Ekonomim