Bu teşviklerle teknolojisini geliştiren, ihracatını/istihdamını artıran, kalkınmaya katkı sağlayan da var…

Teşvik avantajından yıllarca faydalanıp, haksız rekabetle mevcut şirketlere de zarar verip, kalkınmaya set çekenler de var…

***

İlginçtir, yıllarca desteklenen şirketlere:

“Senelerdir bu kadar teşvik veriyoruz… Teknoloji geliştirdin mi? İstihdamını, ihracatını artırdın mı?” gibi sorular da sormuyoruz…

***

“Milletin parasını sana kullandırdık ama sen bu avantajı nasıl kullandın?

Millete geri ödemek için hangi adımları attın/atıyorsun?” gibi sorgulamalar da yapmıyoruz…

***

Ve, kurunun yanında yaşı yakıyoruz…

***

KDV İstisnası; KDV indirimi; Gümrük Vergisi Muafiyeti…

Vergi İndirimi; Sosyal Sigortalar Prim Desteği (İşçi ve işveren payı)…

Gelir Vergisi Stopajı İndirimi; Faiz Oranı Desteği; Arazi Tahsisi; Ar-Ge Teşviği gerçekten üreten, geliştiren, ekosisteme katkı sunanlar için olmalı…

***

AB Türkiye Delegasyon Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut…

Farklı bir açıdan bakarak durumumuzu özetlemiş “Türkiye’de Su projeleri için hibeler verdik…

Hibe projeleri, hibe bitince devam etmiyor…

Oysa biz projelerde sürdürülebilirlik istiyoruz; etkisi zamana yayılan ve uygulama dönemi bitse de devam eden projeler istiyoruz…

Bu nedenle hibeden vazgeçip, kredi vereceğiz.”
 

VELHASIL

En basit anlatımıyla…

Teşvik teknoloji/üretim/ihracat odaklı, yatırım geliştirici, ölçek büyütücü, ülke ekonomisi için kalkınma hedefli yatırımlara verilmeli…

***

Ülkeye/ekosisteme/bütçeye/millete kazandırmayan…

Hatta haksız rekabet ile mevcut yatırımcıya da zarar veren “sözde yatırımlar”ı teşvik etmek ve bu teşviği yıllarca sürdürmek yerine teşvikli her yatırımı “etkin ve verimli kaynak kullanımı” adına sorgulamalı…

***

Ve hatta…

Avrupa’da ki bazı ülkeler gibi, amacına ulaşmayan teşvik, geri alınmalı…

Dünya | Ferit Barış PARLAK