2026'da küresel emtia piyasalarında dikkat çeken en kritik gelişmelerden biri, Çin’in gümüş ithalatındaki tarihi artış oldu.

Dünyanın en büyük gümüş alıcısı olan Çin, yılın ilk iki ayında 790 tonun üzerinde ithalat gerçekleştirerek son 8 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle şubat ayında kaydedilen yaklaşık 470 tonluk ithalat, bu ay için tüm zamanların rekoru olarak kayıtlara geçti.

Sanayi ve yatırım talebi aynı anda patladı

Çin’de gümüş talebinin bu denli artmasının arkasında iki ana unsur öne çıkıyor: sanayi üretimi ve bireysel yatırımcı ilgisi. Güneş paneli üreticilerinin üretimi öne çekmesi, fiziksel gümüş talebini artırırken; altının pahalanmasıyla birlikte yatırımcılar gümüşe yöneldi. Özellikle küçük yatırımcıların külçe gümüş biriktirmesi dikkat çekici bir trend haline geldi.

Fiyatlar yüzde 70 yükseldi, ardından sert düşüş geldi

Yılın başında Çin başta olmak üzere küresel ölçekte artan spekülatif alımlar, gümüş fiyatlarını yaklaşık yüzde 70 oranında yukarı taşıdı. Ancak bu yükseliş uzun sürmedi. Ocak ayının sonuna doğru fiyatlar sert şekilde geri çekildi. Bu durum, gümüş piyasasında son yılların en oynak başlangıçlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Londra piyasasında sıkıntı yaşanmadı

Çin’in agresif ithalatına rağmen, Hong Kong gibi gümüş ticaretinin küresel damarı olan Londra piyasasında ciddi bir arz sıkıntısı yaşanmadı. Bunun en önemli nedeni, 2025'te yaşanan “sıkışma” sonrası küresel piyasalara rekor seviyede gümüş girişinin gerçekleşmesi oldu. Ayrıca borsa yatırım fonlarındaki (ETF) gümüş miktarının 1900 tonun üzerinde azalması, piyasaya ek arz sağladı.

Hong Kong üzerinden kritik akış

Gümüşün önemli bir bölümü Hong Kong üzerinden Çin ana karasına taşındı. Bu süreçte oluşan arbitraj fırsatları dikkat çekti. Normalde Londra fiyatlarına göre indirimli işlem gören büyük külçe gümüşler, Çin piyasasında ons başına 8 dolara kadar primli satıldı.

2026'da küresel emtia piyasalarında dikkat çeken en kritik gelişmelerden biri, Çin’in gümüş ithalatındaki tarihi artış oldu.

Dünyanın en büyük gümüş alıcısı olan Çin, yılın ilk iki ayında 790 tonun üzerinde ithalat gerçekleştirerek son 8 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle şubat ayında kaydedilen yaklaşık 470 tonluk ithalat, bu ay için tüm zamanların rekoru olarak kayıtlara geçti.

Sanayi ve yatırım talebi aynı anda patladı

Çin’de gümüş talebinin bu denli artmasının arkasında iki ana unsur öne çıkıyor: sanayi üretimi ve bireysel yatırımcı ilgisi. Güneş paneli üreticilerinin üretimi öne çekmesi, fiziksel gümüş talebini artırırken; altının pahalanmasıyla birlikte yatırımcılar gümüşe yöneldi. Özellikle küçük yatırımcıların külçe gümüş biriktirmesi dikkat çekici bir trend haline geldi.

Fiyatlar yüzde 70 yükseldi, ardından sert düşüş geldi

Yılın başında Çin başta olmak üzere küresel ölçekte artan spekülatif alımlar, gümüş fiyatlarını yaklaşık yüzde 70 oranında yukarı taşıdı. Ancak bu yükseliş uzun sürmedi. Ocak ayının sonuna doğru fiyatlar sert şekilde geri çekildi. Bu durum, gümüş piyasasında son yılların en oynak başlangıçlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Londra piyasasında sıkıntı yaşanmadı

Çin’in agresif ithalatına rağmen, Hong Kong gibi gümüş ticaretinin küresel damarı olan Londra piyasasında ciddi bir arz sıkıntısı yaşanmadı. Bunun en önemli nedeni, 2025'te yaşanan “sıkışma” sonrası küresel piyasalara rekor seviyede gümüş girişinin gerçekleşmesi oldu. Ayrıca borsa yatırım fonlarındaki (ETF) gümüş miktarının 1900 tonun üzerinde azalması, piyasaya ek arz sağladı.

Hong Kong üzerinden kritik akış

Gümüşün önemli bir bölümü Hong Kong üzerinden Çin ana karasına taşındı. Bu süreçte oluşan arbitraj fırsatları dikkat çekti. Normalde Londra fiyatlarına göre indirimli işlem gören büyük külçe gümüşler, Çin piyasasında ons başına 8 dolara kadar primli satıldı.

Kısa vadede rahatlama sinyali

Uzmanlara göre piyasadaki baskı kısa vadede azalabilir. Çin’de vergi teşviklerinin sona yaklaşması ve güneş enerjisi sektöründeki talebin yavaşlaması, arzın talebin önüne geçebileceğine işaret ediyor. Bu da önümüzdeki dönemde fiyatlarda daha dengeli bir seyir görülebileceği anlamına geliyor.

Uzmanlara göre piyasadaki baskı kısa vadede azalabilir. Çin’de vergi teşviklerinin sona yaklaşması ve güneş enerjisi sektöründeki talebin yavaşlaması, arzın talebin önüne geçebileceğine işaret ediyor. Bu da önümüzdeki dönemde fiyatlarda daha dengeli bir seyir görülebileceği anlamına geliyor.

Taşkın Su-Dünya