Yeni OVP’ye göre bu yıl 14,5 trilyon TL’ye ulaşacak tahsilatın üzerine gelecek üç yılda toplam 71,6 trilyon TL vergi toplanması hedefleniyor. Devletin bu yıl 2,8 trilyon lirayı aşması beklenen iç, dış borç faiz ödemeleri ise projeksiyonlara göre 2027-2029 dönemi toplamında 13,9 trilyon lirayı bulacak.
Ekonominin gelecek üç yıldaki yol haritası niteliğindeki yeni Orta Vadeli Programa (OVP) hedefleri ve projeksiyonları Türk halkının vergi, devletin ise faiz yükünün giderek daha da artacağını ortaya koydu.
Faiz ödemeleri gibi vergi tahsilatının da enflasyonun üzerinde artmaya devam edeceği yeni üç yıllık dönemde toplanması öngörülen 71,6 trilyon lira verginin 13,9 trilyonu iç ve dış borç faizlerine gidecek. Geçmiş yılların mirası olarak yüksek faiz yükünün baskısı altında geçecek bu dönemde kamunun borçlanma ihtiyacını doğrudan azaltarak enflasyonun düşmesine çok yönlü ve güçlü katkı amacıyla ekonomi politikalarında, bütçede daha fazla faiz dışı fazla vermeye odaklanılacak.
2026 için ne hedeflendi ne oluyor?
2027-2029 dönemine ait yeni OVP’de gelecek üç yıla ilişkin merkezi yönetim bütçe gelir ve gider hedefleri yer alırken, bu yıla ilişkin önceki OVP’deki başlangıç hedefleri “gerçekleşme tahmini” şeklinde revize edildi. Şu ana kadar verisi alınan ilk yedi aydaki gerçekleşmeler ışığında yapılan yıllık gerçekleşme tahminleri, bütçede başlangıç hedeflerine göre çeşitli düzeylerdeki sapmaları da ortaya koydu.
Geçen yılın sonlarında yasalaşan bütçe yasasına göre bu yılın tümünde merkezi yönetim bütçe giderlerinin 18 trilyon 978,8 milyar liraya ulaşması, bunun 2 trilyon 741,7 milyarını faiz ödemelerinin oluşturması; toplam bütçe gelirinin ise 16 trilyon 266,1 milyar lira olması ve bunun 13 trilyon 833,1 milyarının vergi yoluyla sağlanması hedeflenmişti. 2026 yılında enflasyonun hedeflenenden yüksek seyretmesi hem harcamaları hem de gelirleri yukarı taşıdı. Bu durum yüksek enflasyon dönemlerinde nominal bütçe kalemlerinin büyümesiyle oluşan tipik bir durumu yansıtıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre ilk yedi ayda bütçede harcamalar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,6 artışla 10 trilyon 520,7 milyar, gelirler ise yüzde 37,4 artışla 9 trilyon 199,7 milyar lira oldu. Geçen yıl ilk yedi ayda 1 trilyon 4,3 milyar lira olan bütçe açığı, bu yıl yüzde 31,5 artışla 1 trilyon 320,9 milyar liraya ulaştı. Bu yılın ilk yedi ayındaki bütçe giderinin 1 trilyon 791 milyar lirasını geçen yıla göre yüzde 43,7 artan faiz ödemeleri oluşturdu. Bütçede en büyük gelir kalemi olan vergide ise yedi aylık tahsilat yüzde 37,3 artarak 7 milyar 854,6 milyar lira oldu.
Yıllık hedefe göre ilk yedi aydaki gerçekleşme vergi gelirinde yüzde 56,8 olurken, faiz ödemeleri ise yıllık hedefin yüzde 53,8’i düzeyinde kaldı. Yılın tümüne ilişkin başlangıç hedeflerinde yüzde 19,8 düzeyinde öngörülen faiz ödemelerinin vergi gelirine oranı, ilk yedi ayda yüzde 22,8 düzeyinde oluştu.
2026 gerçekleşme tahminleri
Yeni OVP’de 2026’nın tümünde bütçe harcamalarının 19 trilyon 660,1 milyar lira ile başlangıç hedefinin yüzde 3,7 üzerinde, bunun içinde faiz ödemelerinin ise yüzde 3’lük aleyhte sapma ile 2 trilyon 824,9 milyar TL’ye ulaşarak başlangıç hedefini aşacağı tahmin edildi. Bütçe gelirlerinin ise 17 trilyon 28,2 milyar lira ile başlangıç hedefini yüzde 4,7 ve bu kapsamda vergi gelirlerinin 14 trilyon 585,7 milyar lira ile hedefi yüzde 5,4 aşacağı tahmini yer aldı. Bütçe açığının 2 trilyon 631,9 milyar lira ile başlangıçta hedefinin yüzde 3 altında gelmesi öngörüldü.
2026 gerçekleşme tahminleri önceki yıla göre faizde yüzde 33,8, vergide ise yüzde 32 cari artışı ifade ediyor. OVP’de yüzde 28,4 düzeyinde beklenen 2026 enflasyon tahmini tutarsa, geçen yıla göre reel bazda faiz ödemeleri yüzde 4,2, vergi gelirleri ise 2,8 artmış olacak.
2025 yılında yüzde 18,6 olan, 2026 başlangıç hedeflerinde yüzde 19,8’e karşılık gelen, ilk yedi ayda yüzde 22,8’e varan faiz ödemelerinin vergi gelirine oranı, bu yılın tümü için öngörülen büyüklüklere göre ise yüzde 19,4 düzeyinde.
Üç yılda ödenecek vergi 71,6 trilyon TL
2027-2029 dönemine ilişkin OVP hedefleri, vergi yükünün hızla büyümeye devam edeceğine işaret ediyor. OVP’nin gelecek üç yıla ilişkin TÜFE hedefleri oldukça iddialı bir dezenflasyon patikası çizerken, büyük bölümü tüketimden alınan dolaylı vergi kalemlerinden sağlanmakta olan vergi gelirlerinde bu dönemde enflasyonun üzerinde (reel) artışlar öngörülüyor. 2027 yılı için enflasyon hedefi yüzde 21 olarak öngörülürken, vergi tahsilatında yıllık hedef ise yüzde 36,5’lik cari artışla 19 trilyon 906 milyar lira. Enflasyonun yüzde 13,5’e düşürülmesi hedeflenen 2028 yılında vergi tahsilatının yüzde 20,4 artışla 23 trilyon 973,1 milyar liraya; yüzde 9’la tek haneli enflasyon hedefi konulan 2029 yılında ise vergilerin yüzde 15,6 artışla 27 trilyon 718,5 milyar liraya ulaşması hedeflendi. Bu projeksiyonlara göre üç yılda hedeflenen toplam vergi tahsilatı 71 trilyon 597,6 milyar lira ve 2027’de yüzde 12,8, 2028 ve 2029 yıllarında ise yüzde 6,1 “reel” tahsilat artışı öngörülüyor.
Hazine’nin faiz yükü hafiflemiyor
Parasal sıkılaştırma döneminde de büyümeye devam eden kamu açıklarının finansmanı için Hazine’nin yüksek faizlerle gerçekleştirdiği montanlı borçlanmaların gelecek yıllara devrettiği yük dolayısıyla faiz ödemelerinin izleyen dönemde ağırlığını koruyacağı görülüyor. OVP’de mevcut borç yapısı, kamu açıkları ve borçlanma öngörüleri baz alınarak yapılan projeksiyonlara göre 2027- 2029 döneminde merkezi yönetim bütçesinden yapılacak toplam faiz ödemesi 13 trilyon 913,7 milyar lirayı bulacak.
Faiz ödemelerinin 2027’de yüzde 40,7 cari, yüzde 16,3 reel artışla 3 trilyon 975 milyar ve 2028’de yüzde 18,1 cari, yüzde 4 reel artışla 4 trilyon 693,9 milyar ve 2029’da yüzde 11,7 cari, yüzde 2,5 reel artışla 5 trilyon 244,8 milyar liraya ulaşacağı öngörülüyor. Faiz giderlerinin 2025’te yüzde 3,2 olan GSYH’ye oranı, 2027’de yüzde 3,6 ile zirve yapıp, 2029 hedefinde yüzde 3,4’e geriliyor.

Her 100 lira verginin 20’si faize
OVP projeksiyonları, bu yılın tümünde yüzde 20’nin biraz altında beklenen faiz/vergi rasyosunun gelecek yıl bu düzeye çıkacağı, izleyen iki yılda ise biraz düşerek 2029’da 18,9 olması yönünde. Buna göre izleyen üç yılda da reel olarak artırılması öngörülen vergi gelirlerinin ortalamada yüzde 19,4’le yaklaşık beşte birlik kısmını faiz yutmaya devam edecek. Faizin vergi gelirlerinden aldığı pay 2017’de yüzde 10,6’ya kadar düşmüştü. 2018’de yüzde 11,9 olan bu oran izleyen dönemde yükselişini sürdürerek özellikle pandemi döneminin ilk yılı olan 2020’de yüzde 16,1’e çıkmıştı. 2022’de yüzde 13,2’ye kadar gerileyen bu oran, kamu borcunun hızlı bir büyüme kaydettiği 2023’te ek vergilerle sağlanan vergi geliri artışına rağmen tekrar yükselerek yüzde 15’e ve 2024’te yüzde 17,4’e, 2025’te de yüzde 18,6’ya çıktı. Merkezi yönetimin üç yıllık bütçe gelirinin yüzde 85,7’sini oluşturması beklenen vergi gelirlerinin beşte birini faizin yutması; devletin asli görevleri olan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, altyapı, ulaştırma, savunma, güvenlik, destek ve teşvikler, kamu yatırımları, kalkınma projeleri, kamu yönetimi ve idari hizmetlere yönelik harcamaların kısılması demek.
“Faiz dışı fazla” odaklı politika
Bütçede faiz yükü ağırlığını korumaya devam ederken, faiz dışı harcamalardan kısma, gelirlerde hızlı artış yoluyla faiz dışı fazlanın büyütülmesi öngörülüyor. Başlangıçta 2026 için 28,9 milyar liralık bir faiz dışı hedefi bulunurken, ilk yedi ayda bu hacmin 470 milyar liraya ulaştığı dikkati çekiyor. Ancak bunun yılın tümünde 193 milyar lira düzeyinde oluşacağı tahmin ediliyor. 2027 yılında 110 milyar, 2028’de 523,1 milyar ve 2029’da 885,2 milyar liralık faiz dışı fazla hedefleniyor. OVP’de merkezi yönetim bütçe büyüklüklerine ilişkin bu hedefler, yüksek faiz yükü altında enflasyonu düşürmek amacıyla faiz dışı fazla vermeye odaklanmış sıkı bir maliye politikası stratejisine işaret ediyor. Başarı, 2027-2029 arasında öngörülen keskin enflasyon düşüşlerinin ve vergi tahsilat hedeflerinin ne ölçüde yakalanacağına bağlı olacak.
Naki Bakır-Dünya





