Bugün geçmiş yaşam deneyimlerime dayanarak bazı uyarılarda ve tavsiyelerde bulunmak istiyorum...….

Değerli okurlar, şu anda 50 yaş ve üzerinde olanlar yüksek enflasyonlu dönemleri yaşadılar. Genel hayat deneyimleri kadar enflasyonist ortam deneyimleri de var bu kişilerin. Dolayısıyla azınlık sayılabilecek bu kişiler, eğer unutmamışlarsa (yaşları nedeniyle unutmuş olabilirler!) yüksek enflasyonlu ortama alışkınlar. Halen çalışanların çoğu bu yaşın altında olduğundan enflasyonist ortam bu gençlerimizi olumsuz etkileyebilir. Hatalı kararlar verebilirler.

Bugün geçmiş yaşam deneyimlerime dayanarak bazı uyarılarda ve tavsiyelerde bulunmak istiyorum. 

Öncelikle belirtmek isterim, enflasyonist ortamda en doğru strateji Türk Lirası cinsinden borçlanmak ve varlık satın almaktır. Satın alınacak varlığın taşınmaz, araç veya hisse senedi vs. olması kişinin risk iştahına göre değişir. Kredi faizlerinin malum nedenlerle görece düşük olması bu eğilimi teşvik eder.

Enflasyonist ortamdan en çok sabit gelirliler ve gelirlerini enflasyona göre artıramayan kişiler etkilenir. Mal ve hizmet satış fiyatlarını artan enflasyona göre artırabilen şanslı kişiler bu süreci görece kolay atlatırlar. İthal mal satanları, satış fiyatlarını döviz cinsinden veya dövize endeksli belirleyebilmeleri nedeniyle şanslı zümreler olarak addediyorum. 

Bu konuda en talihsiz kesimi, kamu ve özel sektörde çalışan ücretliler oluşturuyor.

Kamunun seçim olması halinde bir şansı var. Seçim ufukta gözüktüğü için yakında kamu çalışanlarına yönelik düzeltme/iyileştirme bekleyebiliriz.

Özel sektör çalışanları biraz daha şanslı. Çünkü seçimi beklemelerine gerek yok. Özel sektör işverenleri ücret iyileştirmelerine yönelik açıklamaları yapmaya başladılar. Yapmayanlar da bu fırtınaya dayanamayıp yakında açıklayacaklardır!

Bu konuda yine şanssız olan bir kesim de hizmetleri karşılığında alacakları ücretler için yıllık sözleşme yapan muhasebeciler, mali müşavirler ve avukatlar gibi serbest meslek erbabı. Bu kişiler kamunun onayladığı asgari ücret tarifesine göre ücretlerini belirliyorlar. 2022 yılı için enflasyonun azgınlaşmadığı tarihlerde sözleşme imzalayan bu talihsiz kişiler bugün artan maliyetler nedeniyle zarar noktasına geldiler. “Serbest meslekten zarar mı olur?” diye sormayın, olur. 

Yaşanan gelişmeler karşısında TÜRMOB, geçtiğimiz yılın enflasyonu göz önüne alınarak açıklanan ücret tarifesinin günümüz koşullarında verilen hizmetin karşılığı olmaktan tamamen uzaklaştığını, 2022 yılında meslek mensuplarınca uygulanan asgari ücret tarifesinin acilen güncellenmesi gerektiğini açıkladı.

İhracat bedeline göre KDV iade uygulamasında tereddütler oluştu! İhracat bedeline göre KDV iade uygulamasında tereddütler oluştu!

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre Aralık 2021 Tüketici Fiyat Endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre %36,08; Mayıs 2022 döneminde ise Aralık 2020 dönemine göre %84,58 artış göstermiş bulunuyor. Bu durumda tarifeye yansıtılması gerekli enflasyon farkı (%84,58 - %25=) %59,58 olarak hesaplanıyor.

TÜRMOB Yönetim Kurulu, 10 Haziran 2022 tarihli toplantısında aldığı kararla, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Asgari Ücret Tarifesinin yüzde 60 oranında artırılarak, enflasyon farkının yansıtılmasını talep etti. Yüksek enflasyondan kaynaklı kayıpları telafi edecek şekilde tarifedeki ücretlere yüzde 60 oranındaki enflasyon farkının yansıtılması talep edildi. 

Türkiye Barolar Birliği de Mayıs ayı TÜFE yıllık değişim oranı (%73,50) üzerinden maktu ücretlere artış yapılarak hazırlanan 2022 yılı Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesini onaylanmak üzere 13.06.2022 tarihinde Adalet Bakanlığına gönderdi. 

Bu tür talepleri enflasyonist ortam devam ettiği sürece duyacağız. Üstelik bu durum kalıcı hale geldikçe, söz konusu talepler de kalıcı olacak ve neticede enflasyonu düşürmek zaman geçtikçe zorlaşacaktır.

Hepimize kolay gelsin…

T24 | Erdoğan SAĞLAM