Ortadoğu’daki krizin merkezi petrolden gübreye taşınıyor. Küresel tahıl arzı bugün için rahat görünse de, yükselen gübre maliyetleri, ekim kararlarındaki değişimler ve yeniden güçlenen El Nino riski 2027 yılı için yeni bir belirsizlik dönemi yaratıyor.
2 milyon ton gübre gemilerde kaldı
Tarım piyasalarındaki en büyük endişe, dünya gübre ticaretinin önemli bir bölümünün Ortadoğu kaynaklı olması. Kpler verilerine göre dünya deniz yoluyla taşınan azotlu gübre ticaretinin yaklaşık dörtte biri Körfez bölgesinden gerçekleştiriliyor. Ancak savaş nedeniyle lojistik akışlar ciddi şekilde aksadı. Şu anda 40'tan fazla gemide taşınan 2 milyon tonun üzerindeki gübre yükünün Ortadoğu Körfezi'nde beklediği belirtiliyor. Tahıl ticaretinde alternatif rotalar ve limanlar devreye girerken, gübre ihracatında benzer ölçekte bir telafi mekanizması henüz oluşmuş değil. Sonuç olarak küresel gübre fiyatları yeniden yükselişe geçti. ABD'nin bazı bölgelerinde üre fiyatları ton başına yaklaşık 1.000 dolara kadar çıktı. bu durum çiftçilerin gübre kullanımını azaltmasına yol açabilir ve etkileri birkaç hasat dönemi boyunca hissedilebilir.
“Savaşın tarımda etkisi daha yeni başlıyor”
Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki yükselişin kısa vadeli bir maliyet baskısı yaratırken, gübre arzındaki bozulmanın doğrudan verim kayıplarına neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle savaşın tarım üzerindeki etkisinin henüz başlangıç aşamasında olduğu değerlendiriliyor.
Mısırdan soyaya yöneliş hızlanıyor
Yükselen gübre maliyetleri çiftçilerin ekim tercihlerini de değiştirmeye başladı. Azot kullanımına daha fazla ihtiyaç duyan mısır üretimi, mevcut maliyet ortamında soya fasulyesine kıyasla dezavantajlı hale geliyor. Kpler'in hesaplamalarına göre yeni sezon soya-mısır fiyat oranı yaklaşık 2,45 seviyesine yükselmiş durumda. Bu oran geçen yıl 2,35 düzeyindeydi. Analistler, yalnızca ABD'de yaklaşık 1 milyon dönümlük alanın mısırdan soya fasulyesine kayabileceğini tahmin ediyor.
Bu eğilim küresel mısır arzı açısından önem taşıyor. ING de yılın ikinci yarısında mısır piyasasının daha sıkı bir dengeye doğru ilerlediğini belirtiyor. Gübre maliyetleri nedeniyle ekim alanlarının daralması, stokların beklenenden daha hızlı azalmasına neden olabilir. Risk sadece Kuzey Amerika ile sınırlı değil. Dünyanın en büyük tarım üreticilerinden Brezilya gübre ihtiyacının yaklaşık yüzde 85'ini ithalatla karşılıyor. Uzun sürecek bir tedarik sıkışıklığı, Brezilyalı çiftçilerin de daha düşük gübre gerektiren ürünlere yönelmesine yol açabilir.
Çin'in 17 milyar dolarlık tahıl hamlesi
Piyasalarda dikkat çeken bir diğer gelişme ise Çin'in ABD ile yaptığı tarım anlaşması oldu. Pekin yönetimi, önümüzdeki yıllarda yaklaşık 17 milyar dolarlık Amerikan tarım ürünü satın alma taahhüdünde bulundu. Analizlere göre anlaşmanın yerine getirilebilmesi için Çin'in yaklaşık 8 milyon ton ABD mısırı satın alması gerekebilir. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda açıklanacak ABD ihracat satışları, piyasaların yönü açısından kritik göstergelerden biri olacak.
El Nino tehdidi yeniden sahnede
Tarım piyasalarının karşı karşıya olduğu tek risk jeopolitik gelişmeler değil. NOAA'nın son tahminleri, 2026'nın son çeyreğinde El Nino oluşma ihtimalinin yüzde 98'e yükseldiğini gösteriyor. Bu durum özellikle Avustralya için kritik önem taşıyor. El Nino yıllarında ülkenin önemli buğday üretim bölgelerinde kuraklık riski artıyor ve verimler düşüyor. Kpler'in modellemeleri, olası bir El Nino senaryosunda Avustralya'nın buğday üretiminin trend seviyelerin belirgin şekilde altına inebileceğini ortaya koyuyor. ING de El Nino'nun Brezilya başta olmak üzere Güney Yarımküre üreticileri için ek bir risk katmanı oluşturduğunu belirtiyor.
Evrim Küçük-Ekonomim





