Emeklilik kavramı artık bir dinlenme ve “torun sevme” dönemi olmaktan çıkmış bulunuyor. Neredeyse her 10 emekliden 7’si kayıtlı-kayıtsız olarak bir işte çalışıyor ya da iş arıyor.
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin de etkisiyle yaşlılık aylığı alanlara son yıllarda yeni milyonlar eklenirken, zor geçim koşulları ve özellikle genç emeklilerin ikinci gelir için çalışma hayatına geri döneme eğilimi, emekli iş gücü arzını büyüttü. Bu trendin etkisiyle, kayıt dışı (sigortasız) çalışma oranlarının da hızla arttığı dikkati çekiyor.
Evde oturanlar azaldı
İşgücü piyasasında yer alan emeklilerin oranı; 2008’de yapılan sosyal güvenlik düzenlemeleri sonrasında aylıkların reel olarak giderek düşmesine bağlı olarak yükselmişti. Fiilen 2023’te başlayan EYT emekliliği ile bu eğilim güçlü bir dalgaya dönüştü. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre, Türkiye’de Haziran 2026 itibarıyla 12 milyon 309 bin 538 kişi yaşlılık aylığı alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bu yılın ikinci çeyreğine ait verilerine göre bu kişiler içinde işgücüne katılmayan emekli sayısı ise 3 milyon 794 bin düzeyinde. Buna göre geriye kalan 8 milyon 516 bin emekli ya bir işte çalışıyor ya da iş arıyor.
EYT öncesi olarak 2022 sonu baz alınırsa Haziran 2026 sonuna kadar olan dönemde yaşlılık aylığı alanların toplam sayısı 2 milyon 811 bin kişi arttı. Bu artışın da 2 milyon 10’u EYT kapsamında erken emeklilik imkanından yararlanarak özel sektörde yeniden iş hayatına dönenler dolayısıyla 2023 yılında gerçekleşti. Aynı dönemde iş gücüne dahil olmayan (çalışmayan ve iş aramayan) emeklilerin sayısı ise 1 milyon 261 bin kişi azalırken, kayıtlı ya da kayıtsız bir işte çalışanlar ile iş arayan emeklilere bu dönemde 4 milyon 72 bin kişi eklendi.
Emekli olduğu halde çalışma ya da iş arama şeklinde işgücü piyasasında yer alan emeklilerin yaşlılık aylığı alan toplam nüfus içinde 2022 sonu itibarıyla yüzde 46,8 olan oranı, bu yıl haziran sonunda yüzde 69,2’ye ulaştı. Buna göre 3 emekliden 2’si fiili çalışan veya iş arayan şeklinde olmak üzere iş gücü piyasasında.
2,3 milyon emekli SGDP’li
Emekli olduktan sonra yeniden işgücü piyasasına dönen emekliler içinde sadece adına sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ödenerek özel sektörde çalışanların sayısı kayıtlı reel veri olarak bilinebiliyor. Bu kişilerin 2022 sonunda 945 bin 652 olan sayısı, ilk EYT’li emekliliğinin başlaması ile 2023 sonunda 1 milyon 864 bin 988’e yükseldi. Başka deyişle bu kapsamdaki emekli çalışanların sayısı bir yılda ikiye katlandı. 2024 sonunda 2 milyon 104 bin 633 olan bu sayı, 2025 sonunda 2 milyon 149 bin 227’ye ve bu yıl haziran sonu itibarıyla 2 milyon 233 bin 396’ya ulaştı.
Çalışma hayatındaki diğer emekliler
Adına SGDP ödenerek çalıştırılan emeklilerin yaşlılık aylığı alan toplam nüfus içinde ilk kez 2022’de yüzde 10’u aşan oranı, 2023 sonunda yüzde 16,2’ye, 2024 sonunda yüzde 17,5’e ulaştı, 2025 sonu itibarıyla da aynı düzeyde kalan bu oran bu yıl haziran sonu itibarıyla yüzde 18,1’e çıktı. Bu kapsamda çalışan emeklilerin haziran sonu itibarıyla 1 milyon 996 bin 715’le ezici çoğunluğunu erkekler, 236 bin 681’ini ise kadın emekliler oluşturuyor.
SGK verilerindeki yaşlılık aylığı alan toplam emekli sayısından, TÜİK’e göre işgücü dışında yer alanlar ile yine SGK’ya göre adına SGDP primi yatırılarak (kayıtlı ve ücretli) çalışan emekliler düşüldüğünde, geriye işgücüne dahil olup çalışan ya da iş arayan 6 milyon 283 bin kişilik daha emekli nüfus kalıyor.
İlk bakışta SGK ve TÜİK verileri arasında tanımlama veya sınıflandırma farklılıklarını akla getiren bu fark, kayıt dışı çalışanların yanı sıra yasal olarak SGDP’den muaf biçimde çalışmaya devam eden emeklilerden kaynaklanıyor. 4/B (Bağ-Kur) kapsamındaki esnaf ve çiftçiler, emekli olduktan sonra kendi adına çalıştıkları için SGDP’den muaf.
Kamu sektöründe yeniden çalışmaya dönenen bazı emekliler, bazı akademik personel ve emekli muhtarların yanı sıra özel durumları dolayısıyla SGDP’den muaf olarak çalışan diğer emekliler de bu kapsamda. Ancak söz konusu 6 milyonu aşkın emekli nüfus içinde en büyük kesimi emeklilik sonrası kayıt dışı çalışanlar ile düzensiz olarak kısmi, yarı zamanlı işlerde çalışanlar ve iş arayanların oluşturduğu tahmin ediliyor.
Çarpıcı sosyo ekonomik sonuçlar
Uzmanlar, gelirlerdeki reel aşınma yüzünden emeklilerin çalışma hayatına giderek artan oranda geri dönmesinin yol açtığı başlıca ekonomik ve sosyal sonuçları şöyle sıralıyor:
-Emeklilikte çalışma olgusunun yaygınlaşması ile geleneksel Türk aile yapısında torun bakma kültürü tarih oluyor, genç anne-babalar çocuklarını kreşe vermek zorunda kalıyor, bu da onların artan maliyetleri yüzünden ekonomik olarak daha da sıkışmasına yol açıyor.
-Eskiden 20-25 yıl süren “aktif dinlenme” dönemi, giderek yerini ömür boyu çalışmaya bırakıyor.
-Çalışan emekliler olgusunun en somut sonuçlarından biri de genç istihdamı üzerindeki baskı. Deneyimli, kalifiye ve daha düşük ücretleri kabul edebilen emekliler işgücü piyasasına geri döndükçe, yeni mezun gençlerin iş bulması zorlaşıyor. Emekli istihdamı, genç işsizliğini dolaylı olarak tetikliyor.
-İşverenlerin, emekli personeli “nasıl olsa maaşı var” diyerek piyasa koşullarının altında ücretlerle çalıştırma eğilimi, genel ücret skalasını aşağı çekiyor.
-Yaş baremi yüksek olan emeklilerin özellikle inşaat, tarım, lojistik gibi ağır işlerde kayıt dışı çalışması, iş kazaları ve iş cinayetleri istatistiklerinde yaşlı nüfus oranını artırıyor.
-Kayıt dışı çalışanlar kıdem tazminatı, yıllık izin veya ihbar tazminatı gibi en temel iş hukuku haklarından mahrum kalıyor.
-Kayıtlı (SGDP’li) çalışan emekliler içinde kadın sayısının son derece düşük oluşu, emeklilik döneminde fiilen çalışmaya devam eden kadınların büyük bölümünün ev hizmetleri, çocuk/ yaşlı bakımı, merdiven altı tekstil atölyesi gibi kayıt dışı istihdam şekline itildiğini gösteriyor.

Naki Bakır-Dünya





