Hazine ve Maliye Bakanlığının devreye aldığı e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi uygulamasının kapsamı genişletiliyor. Tarafların üzerinde anlaştığı bilgilerin dijital ortamda kayıt altına alınmasıyla ev sahibi-kiracı anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Uygulamanın ilk aşaması 4 Kasım 2024'te hayata geçirildi. Taşınmaz sahibi tarafından e-Devlet Kapısı'ndaki "Kira Sözleşmesi İşlemleri" bölümünden hazırlanan sözleşmelerin kiracı ve varsa kefil tarafından elektronik ortamda onaylanması sağlandı.

9 Mayıs 2025'te başlayan ikinci aşamayla emlak danışmanları ve yetkilendirilen kişiler de sözleşme hazırlayarak taşınmaz sahibi veya hissedar, kiracı ve varsa kefilin onayına sunma imkanına kavuştu.

Sözleşmelerde hata düzeltilebilecek

Sisteme daha sonra "Hata Düzeltme" ve "Güncelleme" fonksiyonları da eklendi. Böylece sözleşmenin onaylanmasının ardından 15 gün içinde yazım, rakam veya bilgi girişinden kaynaklanan maddi yanlışlıklar düzeltilebiliyor.

"Güncelle" fonksiyonu ise tarafların iletişim bilgileri ile kira tutarı ve ödemeye ilişkin bilgilerin güncel tutulmasına imkan sağlıyor.

Sistem üzerinden kira sözleşmeleri için zaman damgalı barkodlu belge de oluşturulabiliyor ve belgenin doğruluğu e-Devlet üzerinden kontrol edilebiliyor. Bakanlık ayrıca bütün kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılmasını zorunlu hale getirecek bir çalışma yürütüyor.

"Gerçek kira bedeli ile beyan edilen tutar denetlenmeli"

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, düzenlemenin ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkilerin daha güvenli ve şeffaf hale gelmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi.

Sözleşmenin elektronik ortamda yapılmasının tarafların üzerinde anlaştıkları hususları netleştireceğini vurgulayan Kılıç, "Kira bedeli, depozito, ödeme tarihi ile sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi gibi önemli bilgiler kayıt altına alınacak. Böylece sözleşme sonrasında ortaya çıkabilecek 'Ben böyle anlaşmamıştım' veya 'Sözleşmede böyle yazmıyordu' şeklindeki tartışmaların önüne geçilmesi kolaylaşacak." dedi.

Kılıç, ev sahipleri ile kiracılar arasındaki anlaşmazlıklarda anahtar rolü oynayacak uygulamanın kira gelirlerinin devlet tarafından daha sağlıklı takip edilmesine ve vergi kayıplarının azaltılmasına da katkı sağlayacağına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Bunun için yalnızca elektronik sözleşme yapılması yeterli değil. Sözleşmede belirtilen kira bedeli ile gerçekte ödenen tutarın farklı olup olmadığı da denetlenmeli. Ayrıca elde edilen veriler yalnızca vergi takibi amacıyla değil, Türkiye'nin konut ve kira sorunlarının doğru anlaşılması ve kalıcı çözümler üretilmesi için de kullanılmalı."

Elektronik sözleşmenin kiracı açısından bakım, onarım, aidat ve depozito gibi şartları belgeleyerek güvence sunduğunu, ev sahibi açısından da hak ve sorumlulukları koruduğunu vurgulayan Kılıç, emlak danışmanlarının görev sınırlarının iyi belirlenmesi ve sürecin ek bürokrasi ya da maliyet yaratmaması gerektiğini kaydetti.

Kılıç, "e-Devlet kullanımında güçlük yaşayan, özellikle yaşlı vatandaşların işlemlerini kolayca gerçekleştirebilmeleri için gerekli teknik destek sağlanmalı, kişisel veriler titizlikle korunmalıdır. Sonuç olarak e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi yapılması doğru bir adımdır. Ancak asıl önemli olan, sözleşmenin dijital olması değil, kira ilişkisinde adaletin, güvenin, şeffaflığın ve tarafların haklarının korunmasının sağlanmasıdır." dedi.

AA