Kayıtlı sigortalı istihdamının artırılması, kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupların istihdamının sağlanması, bölgesel, büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesi, ekonomik krize bağlı işten çıkarmaların önüne geçilmesi, mesleki ve teknik eğitimin özendirilmesi, kültür yatırım/girişimlerinin ve Ar-Ge faaliyetlerinin teşvik edilmesi gibi amaçlarla farklı kanunlarda yapılan düzenlemelerle özel sektör işverenlerine önemli tutarda sigorta primi teşvik, indirim ve desteği imkanı sağlanmıştır.
Söz konusu teşvik ve destek düzenlemelerinin de etkisiyle hem istihdam üzerindeki vergi yükü/vergi takozu (ücretten alınan vergiler ile işçi ve işveren sosyal güvenlik primlerinin işgücü maliyetine oranı) azalmış, hem de istihdamda artış sağlanmıştır.
Zira, istihdam üzerindeki yükler, hem bireylerin istihdam kararlarını ve seçeneklerini, hem de firmaların işe alım kararlarını, yani kaç kişiyi istihdam edeceklerini doğrudan etkilemektedir.
Yine, istihdam üzerindeki vergi ve prim yükünün ağırlığı, hem işçi ve işvereni kayıt dışılığa özendirmekte, hem de firmalar arasında haksız rekabete yol açmaktadır.
Bu nedenle, istihdamın, üretimin ve ihracatın artırılması için sosyal güvenlik primlerinin ve diğer ücret dışı işgücü maliyetlerinin işletmeler üzerindeki yükünü azaltacak önlemlerin alınması ve devam ettirilmesi önem taşımaktadır.
TÜİK’in Şubat 2026 işgücü istatistiklerine göre; mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre, 2026 yılı Şubat ayında işsizlik oranı %8,5, istihdam edilenlerin sayısı ise 32 milyon 158 bin kişi olarak gerçekleşmiştir.
2025 4. çeyrekte kayıt dışı istihdam oranı %24,61 oldu
Diğer taraftan, gerek sağlanan istihdam teşvik ve destekleri, gerekse kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında yapılan çalışmaların etkisiyle 2025 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla kayıt dışı istihdam oranı %24,61 olarak gerçekleşmiştir.
Dolayısıyla, işverenlere sağlanan istihdam teşvik ve destekleri hem iş gücü maliyetlerinin aşağıya çekilmesi, hem de istihdamın artırarak işsizliğin ve kayıt dışılığın düşürülmesinde önemli bir etki yapmaktadır.
SGK’nın kısa bir süre önce yayınladığı 2025 Yılı Faaliyet Raporu’nda işverenlerin 2025 yılında yararlandıkları istihdam teşvik ve destek türleri ile tutarlarına ilişkin sonuçlar açıklanmıştır.
Buna göre, 2025 yılı içerisinde işverenlere 5510 sayılı Kanun'da altı, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda üç, 4857 sayılı İş Kanunu’nda bir, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun'da bir, 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu’nda bir, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nda bir, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nda bir ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda bir olmak üzere toplamda 15 farklı sigorta prim teşvik, destek ve indirimi sağlanmış, buna ilişkin iş ve işlemler ise SGK tarafından yürütülmüştür.
Tablo’daki bilgilerden de anlaşılacağı üzere 2025 yılında işverenlere 15 ayrı türde teşvik, indirim ve destek sağlanmış ve sunulan sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinin toplam tutarı yaklaşık 435,1 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.
Sağlanan istihdam teşvik tutarının büyüklüğü dikkate alındığından işverenler açısından istihdam teşvik, destek ve indirimlerinin önemi açıkça görülebilecektir.
Sosyal güvenlik Kurumu’nun daha önceki uygulamasında, işverenler sigorta primi teşvik ve desteklerinden düzeltme yapmak (iptal/ek-asıl bildirge düzenlemek) suretiyle geriye doğru yararlanabilmekteydi.
Ancak, 5510 sayılı Kanunun Ek 17 nci maddesinin birinci fıkrası “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmayan ay/dönemler için geriye yönelik prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılamaz, yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimler başka bir prim teşviki, destek ve indirim ile değiştirilemez.” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu düzenleme sonucunda; 2021 Mayıs ayı ve sonrası dönemde;
- 5510 sayılı Kanun ve diğer Kanunlarda yer alan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmayan aylar/dönemler için geriye yönelik prim teşviki, destek ve indirimlerden yararlanılması,
- Yararlanılmış olan prim teşvik, destek ve indirimin başka bir prim teşviki, destek ve indirim ile değiştirilmesi imkanı ortadan kaldırılmıştır.
Teşvik ve desteği kaybettirecek risklere dikkat edilmeli
Dolayısıyla, istihdam teşvik ve desteklerinin hem işgücü maliyetlerinin aşağıya çekilmesi ve rekabet gücü açısından kritik bir öneme sahip olması, hem de daha avantajlı olsa bile kaçırılan teşvik, destek ve indirim fırsatlarından geriye doğru düzeltme yapılarak yararlanma imkanı olmadığından, işverenlerin faaliyette bulundukları sektör, il, çalışanların brüt ücret tutarları, cinsiyetleri, yaşları, engellilik durumu, yatırım teşvik belgesinin olup olmadığı, birden fazla teşvikten yararlanma durumunda optimum avantaj tutarı gibi hususları dikkate alınarak; işyeri açısından en fazla avantaj sağlayan istihdam teşvik ve desteğinden yasal süresi içinde yararlanılmasına, ayrıca istihdam teşvik ve desteklerinin kaybedilmesine yönelik risklere (kayıt dışı işçi çalıştırma, fiili çalışmaya dayanmadan sigortalılık, çalışanların prime esas kazançlarının düşük gösterilmesi, istihdamın işyerleri arasında kaydırılmasına yönelik muvazaalı işlemler vd.) dikkat etmeleri gerekmektedir.






