O yazıdan bu yana iki gelişme oldu. Birincisi, 27 Temmuz 2026 tarihli 71 No.lu KDV Sirküleri ile Özel Amaçlı YMM Raporlarının ibraz süresi 31 Ağustos’a uzatıldı — yani bu hafta doluyor. İkincisi, Gelir İdaresi 29 Temmuz’da bir duyuru yayımlayarak bildirim süresinin uzatılmadığını ve “ithalat bedeli” ile neyin kastedildiğini açıkladı.
1 Bu hafta biten süre neyi kapsıyor?
7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, 57 Seri No.lu Tebliğ ile KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (III/C-2.6.2.) bölümüne eklenmişti. Getirilen yapı iki katmanlı:
* İthalat bedeli 2.600.000 TL’yi aşmayanlar: Altışar aylık dönemi izleyen ayın sonuna kadar bağlı bulunulan vergi dairesine bildirim. Ocak–Haziran 2026 dönemi için bu süre 31 Temmuz’da doldu ve uzatılmadı.
* İthalat bedeli 2.600.000 TL’yi aşanlar: Aynı sürede Özel Amaçlı YMM Raporu. Bu sürenin sonu 31 Ağustos 2026’ya çekildi.
İlgili yılda süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan ve tam tasdik raporunda bu konuya yer verilen mükelleflerin ayrıca Özel Amaçlı Rapor düzenletmesine gerek yok.
Gelir İdaresi’nin 29 Temmuz duyurusunda “ithalat bedeli”nin beyana esas olan KDV matrahı olduğu belirtildi. Uygulamada hâlâ tereddüt var; ihtiyatlı yaklaşım, ilgili ithalatta üzerinden KDV hesaplanan her türlü bedeli dahil ederek toplam matrahı esas almaktır. Eşiğin altında kaldığınızı düşünüp bildirim vermemek, sonradan eşiğin üstünde olduğunuzun anlaşılması halinde savunmasız kalmanız demektir.
KDV beyannamesi izleyen ayın 28’inde veriliyor, bildirim ve rapor ise ayın sonunda. Yani beyandan sonra elinizde üç gün var. Altı aylık bir ithalat portföyünün KDV ayrıştırmasını üç günde yapmak gerçekçi değil; bu işi dönem içinde, her gümrük beyannamesinde ayrıştırarak yürütmek zorundasınız.
2 İki ayrı ihtirazi kayıt gerekiyor
Haziran yazımdaki öneri gümrük cephesine ilişkindi: gözetim farkı beyan edilirken tescil anında ihtirazi kayıt şerhi düşülmesi ve Gümrük Kanunu’nun 242. maddesindeki itiraz sürecinin ardından dava yoluna gidilmesi. Amaç, fazladan tahsil edilen gümrük vergileri ile bunların üzerinden hesaplanan KDV’nin geri alınmasıydı.
Ancak konunun ikinci bir cephesi var ve okurların çoğu bunu atlıyor: gözetim farkına isabet eden KDV gümrükte ödenip bittikten sonra, o KDV’nin indirilip indirilemeyeceği vergi dairesine verilen 1 No.lu KDV beyannamesinde belirleniyor. Gümrükteki ihtirazi kayıt, bu ikinci işlemi kendiliğinden dava edilebilir hale getirmiyor.
Kısaca:
* Cephe 1 — Gümrük idaresi: İhtilaf, matrahın gözetim eşiğine yükseltilmesinde. Dayanak, Danıştay 7. Dairesi’nin 26.11.2024 tarihli iptal kararı. Talep, geri verme.
* Cephe 2 — Vergi dairesi: İhtilaf, ödenen KDV’nin indirilememesinde. Dayanak, 7846 sayılı Kararın KDV Kanunu’nun 36. maddesindeki yetkiyi aştığı ve verginin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu iddiası. Araç, KDV beyannamesine konulacak ihtirazi kayıt.
Bu iki cephe birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı. Gümrük cephesinde kazanırsanız gözetim farkı iade edilir, farka isabet eden KDV nin indirimi tartışması konusuz kalır. Zaten gereksiz ödediğiniz kdv yi iade almışsanız ve beyanınızda da bunu indirim olarak dikkate almamışsanız, iade ile birlikte sizde oluşan fazla yük giderilmiş olacaktır.
Peki KDV beyanındaki ihtirazi kayıt ne işe yarar? Konunun bir de indirile bilirlik açısından, ayrıca tartışılabilmesine imkan verir. Çünkü indirile bilirlikle ilgili sınırlamanın kanunilik ilkesi açısından tartışılabilir bir yetki kullanımı olduğunu düşünmekteyiz.
Diğer bir ifade ile gümrük uygulaması haklı bulunsa, kdv iade alınamasa bile bu kez indirile bilirlik açısından konu tartışılabilir.
3 KDV beyannamesine ihtirazi kayıt nasıl kurulur?
7846 sayılı Karar’ın gereğini yerine getirin, indirilemeyen KDV’yi maliyete/gidere atın, beyannamenizi Karar’a uygun şekilde verin. Bu haliyle ödenecek KDV’niz, indirim yapılsaydı çıkacak tutardan yüksek olacaktır. İşte bu fazlalık için beyannameye ihtirazi kayıt şerhi koyup, tahakkuk fişi üzerinden dava açın.
Cumhurbaşkanı Kararı, Anayasa Mahkemesi’nin norm denetimine tabi değildir. Bu nedenle iddianızı iki ayaklı kurmanız gerekir: (a) Karar’ın, KDV Kanunu’nun 36. maddesindeki yetkinin sınırlarını aştığı — bu idari yargıda tartışılır; (b) 36. maddenin kendisinin Anayasa’nın 73. maddesine aykırı olduğu — bunun için mahkemeden itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasını talep edersiniz. İkinci ayağın kabul göreceği konusunda iyimser olduğumu söyleyemem; ama talep edilmemiş bir başvuru hiç değerlendirilmez.
4 Geçmiş dönemler: Kapı kapandı mı?
Ocak–Haziran 2026 ithalatlarına ilişkin KDV beyannameleri ihtirazi kayıt konulmadan verildiyse, o dönemler için doğrudan dava yolu kural olarak kapalıdır. VUK’un 378. maddesinin ikinci fıkrası mükellefin kendi beyanına dava açmasını engelliyor.
Sonuç ve yapılacaklar
Somut olarak yapılması gerekenler:
* Bu hafta: İthalat bedeli 2.600.000 TL’yi aşıyorsa Özel Amaçlı YMM Raporunu 31 Ağustos’a kadar ibraz edin. Tam tasdik sözleşmeniz varsa raporunuzda bu konuya yer verildiğini teyit edin.
* 31 Temmuz bildirimini kaçırdıysanız gecikmeli de olsa verin ve durumu yazılı olarak açıklayın.
* Ağustos ve sonrası dönemler için: İndirimi yapmayın, ancak KDV beyannamesine ihtirazi kayıt şerhi koyup tahakkuk fişi tarihinden itibaren otuz gün içinde dava açmayı, yürütmenin durdurulması talebiyle birlikte değerlendirin.
* Her gümrük beyannamesinde gözetim/korunma önlemi/anti-damping kaynaklı tevsik edilemeyen tutarları ve bunlara isabet eden KDV’yi ayrı hesapta izleyin. Bu kayıt, hem raporlamanın hem de olası iadenin temelidir.
Her dosyanın kendine özgü koşulları var; özellikle ihtirazi kayıt kurgusunu ve dava stratejisini muhasebeciniz, yeminli mali müşaviriniz ve avukatınızla birlikte, kendi rakamlarınız üzerinden değerlendirmenizi öneririm.





