O dö­nemde yapılan çalışmalar neticesinde mü­kelleflerin matrahlarının 14,7 Milyar lira­lık artırmaları sağlanmıştır.

Söz konusu ça­lışma 2026 yılına da taşınmış ve Mart 2026 tarihi itibarıyla mükelleflere “Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programı-2” ko­nulu yazılar şirket ortaklarına tebliğ edil­meye başlanmış ve harcamaları ile beyanla­rı arasındaki uyumsuzlukların nedenlerine ilişkin izahatlar istenilmektedir. Bu çalış­malar neticesinde uzun yıllar kâr dağıtımı veya huzur hakkı almayan şirketlerin kâr dağıtımı ve huzur hakkı bu yönde kararlar almalarına yol açmaktadır. Şirketlerin kâr dağıtımı kararı almaları halinde optimum dağıtılabilecek tutar ile şirket ortağının elde etmiş olduğu kâr payının beyana tabi olup olmadığı merak edilmeye başlandı.

Kâr dağıtımında stopaj var

Kâr dağıtım stopajı, şirketlerin dağıttık­ları kârlar üzerinden yapılan vergi kesinti­sidir. Şirket kârları dağıtıma konu olmadığı sürece stopaja tabi değildir. Tam mükellef kurumlar tarafından, tam mükellef gerçek kişilere, dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara, gelir ve kurumlar ver­gisi mükellefi olmayanlara ve gelir vergisin­den muaf olanlara dağıtılan kâr payları sto­paja tabi tutulur. Şirket ortaklarına dağıtı­lan kâr payları üzerinden dağıtımı yapan kurum tarafından yüzde 15 oranında tevki­fat yapılır. Yapılan kesinti, kâr dağıtımı ya­pan şirket tarafından ertesi ayın 26 sında muhtasar beyanname ile beyan edilir.

Kâr paylarının beyanı

Gerçek kişilerin elde ettiği kâr payı “menkul sermaye iradı” olarak yıllık be­yan esasında Gelir Vergisi’ne tabidir. Ger­çek kişilerce elde edilen brüt kâr payla­rının yarısı gelir vergisinden istisna olup başka gelirlerin olmadığı varsayımıyla, ka­lan tutarın 2026 yılı için 400 bin lirayı aş­ması halinde yıllık gelir vergisi beyanı ile beyan edilmesi gerekmektedir. Ayrıca kâr dağıtımı aşamasında tam mükellef kurum tarafından yapılan %15 vergi kesintisi, bey­an edilen gelirden mahsup edilmelidir. El­de edilen brüt kâr payları için beyan sınırı olan 400 bin lirayı aşmadığından gelir ver­gisi beyannamesi verilmemesi halinde, kâr payından yıl içinde yapılan tevkifat nihai vergi olacaktır.

Vergi yükü olmadan kâr payı dağıtılabilir

Kâr payı ödemelerinin alt ve üst tutarla­rının belirlenmesinde kanuni bir sınırlama bulunmamakta. Şirket ortaklarına yapıla­cak olan kâr payı ödemelerinde, bir yan­dan vergi kesintisi yapılması diğer yandan kâr payını elde eden ortak tarafından be­yan edilmesi ve dağıtım sırasında kesilen verginin mahsup edilmesi nedeniyle ver­gi yükü ve vergi avantajı kıyaslaması yapıl­masını gerektirmekte. Bu kıyaslama neti­cesinde yapılacak hesaplamaya göre vergi yükünü minimize eden tutarın belirlenme­si gündeme gelmektedir.

2026 yılında elde edilecek olan kâr payının Brüt; 4,7 milyon lira, Net; 3,995 milyon lira olarak belirlen­mesi durumunda vergi yükü sıfır olarak he­saplanmaktadır. Vergi yükü hesaplanırken dağıtılan kâr payı tutarının yarısının beya­na tabi olması, dağıtım aşamasında kesilen % 15 stopajın ise beyan edilen gelir vergi­sinden mahsubu dikkate alınarak hesapla­ma yapılmaktadır. Şirket ortaklarına 2026 yılı için kâr payı ödemesi yapmayı planla­yan şirketlerin bu tutarı dikkate almaları durumunda vergi yükü sıfır olmaktadır.

Kaynak: Dünya | Mahmut Bülent YILDIRIM