Bugün sizlere, bu uygulama ile ilgili yıl sonuna kadar uzatılan sıfır stopaj uygulamasını, KKM'nin bugünkü büyüklüğünü, uygulamanın Hazine ve Merkez Bankası'na maliyetini ve bu uygulamanın en az üç yıl geçmeden kaldırılamayacağını anlatmaya çalışacağım.

Dolarizasyonu engellemek için icat edilen “Kur Korumalı Mevduat (KKM)” uygulaması, 21 Aralık 2021 tarihinden itibaren hayatımızda. Yasal düzenleme gereği 31.12.2023'te sona ermesi gerekiyor.

Bugün sizlere, bu uygulama ile ilgili yıl sonuna kadar uzatılan sıfır stopaj uygulamasını, KKM'nin bugünkü büyüklüğünü, uygulamanın Hazine ve Merkez Bankası'na maliyetini ve bu uygulamanın en az üç yıl geçmeden kaldırılamayacağını anlatmaya çalışacağım.

UYGULAMANIN YIL SONU BİTİRİLMESİ HAYAL

Seçimler bitti. İktidar, seçimi tekrar kazandı ve yenilenen kadroları ile yola devam ediyor. Yeni dönemin en önemli gündemi tabii ki ekonomi. Ekonomide rasyonel zemine dönmenin çok kolay olmayacağı, rasyonel zeminden niçin ayrılındığı, ayrılığın maliyetini kimlerin ödediği, 300 milyar doların üzerinde net döviz açığı olan bir ekonomide dolar kurunun 1 ayda 19 TL'den 26 TL'ye çıkmasının sonuçları kimseyi ilgilendirmiyor.

Ülkemiz, 2018 yılının ortalarından bu yana Türk parasına olan güvenin kaybolması nedeniyle dolarizasyonu engellemek için birçok düzenleme yaptı. TL mevduat stopaj oranı azaltıldı, döviz tevdiat hesaplarında stopaj oranları artırıldı ama dolarizasyon engellenemedi. Dolarizasyonun nedenleri halen kavranmamış olmalı ki, iki gün önce Cumhurbaşkanı Kararı (28.06.2023 tarih ve 32235 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır) ile döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ve katılım bankalarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kâr payları için vadelerine göre %20 ve %18 olarak uygulanan tevkifat oranları vadesiz, ihbarlı, özel cari hesaplar ve vadeli hesaplarda %25'e yükseltildi.

Bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyorum. Tasarrufunu döviz cinsinden yapanların faiz beklentisi içinde olduğu, dolayısıyla elde ettiği faizden kesilen vergiyi artırarak yatırımcıyı dövizden caydıracağını düşünmek, saflık mı, iyi niyet mi, bir şey yapmış gibi görünmek mi karar veremedim.

Bir ülkede vatandaş, tasarruflarını döviz cinsinden yapıyor ise orada ekonomi yönetimine güven duyulmuyor demektir. Dolayısıyla bu güveni sağlamadan, döviz tevdiat hesabı faiz gelirlerine uygulanan stopaj oranını yükselterek dövize talebini azaltmak mümkün değildir. Denenmiş ama hiç başarılı olunamadığı gibi, döviz tevdiat hesaplarında artış yaşanmıştır.

Aynı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile 30.06.2023 tarihinde sona erecek olan kur korumalı hesaplara uygulanan sıfır stopaj oranı 31.12.2023 tarihine uzatıldı. Bazı özel bankaların, son aylarda bu tür hesaplarda stopaj yaptıklarını söyleyerek, hesap sahiplerine daha düşük getiri ödedikleri şikayetleri geldiğini, Kur Korumalı Mevduat hesaplarının getirilerinden stopaj oranı sıfır olduğu için kesinti yapılamayacağını hatırlatmak isterim.

SAADET ZİNCİRİ SÜRECEK

Geçen yılın sonlarına doğru, aşırı baskılanan kur nedeniyle Kur Korumalı Mevduat hesaplarında çözülme başlamıştı. Hemen önlem alındı. Vade şartı ve faiz üst sınırı kaldırıldı. Yılbaşında 1 trilyon 370 milyar olan Kur Korumalı Mevduat tutarı, 16 Haziran 2023 haftasında 2 trilyon 628 milyar TL'ye ulaştı. Geçen hafta itibari ile ülkemizde toplam mevduat 11 trilyon 226 milyar TL idi. Bu tutarın 6 trilyon 469 milyar TL'si Türk parası ve 4 trilyon 756 milyar TL'si ise yabancı para cinsinde mevduattan oluşuyor. Görüldüğü üzere; vade ve faiz sınırlamasının kalkması ile birlikte KKM'nin toplam mevduat içindeki payı %23.3'e çıkmış durumda. Döviziniz yine döviz ve aldığınız faiz %40'lara çıkmış, başka daha iyi seçenek de yok, o yüzden parası olan doğal olarak Kur Korumalı Mevduat yapıyor. Daha bir hafta öncesine kadar politika faizi %8.5 iken, Kur Korumalı Mevduat'tan %40 faiz alındığı gerçeği, parası olan için tam bir saadet zincirinin varlığını gösteriyor.

Ekonomide rasyonellikten uzaklaşmanın etkilerini azaltmak için icat edilen ve tam bir saadet zincirine dönen KKM'nin maliyetine bir bakalım.

Geçen yıl TL'den KKM'ye dönen hesaplar ile ilgili vergi gelirlerimizden kur farkı olarak 92.5 milyar TL ödendi. Anayasa'nın 73. maddesi ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 3/h maddesi uyarınca; KKM kur farkı giderleri, kamu gideri olmadığı için vergi gelirlerinden ödenemez. Dövizden KKM'ye dönenlere geçen yıl Merkez Bankası tarafından 89 milyar TL kur farkı ödendi. Bu maliyetlerin dışında, hesaplardan elde edilen gelirlerden stopaj kesintisi yapılmaması, Gelir ve Kurumlar Vergisi alınmaması, şirketlerin dövizlerini KKM yapmaları halinde kur farkından Kurumlar Vergisi ödememeleri nedeniyle alınmaktan vazgeçilen vergiler dikkate alındığında; ekonomide rasyonellikten ayrılmanın KKM yolu ile 85 milyon nüfusa maliyeti 2023 yılı sonunda 1 trilyon TL'yi bulacak.

Gerçek enflasyon rakamının üzerinde TL faiz ödeyerek dolarizasyonu engellemek yerine yaratılan KKM, kuru baskılamak için 200 milyar dolar rezerv harcamak ve bu rezervleri yerine koymanın yarattığı ciddi maliyet dikkate alındığında, çok ciddi bir yüktür.

KKM uygulamasının sona erdirilmesinin ekonomide tam rasyonelliğe dönüş şartı ile 2027'den önce olması mümkün değil. Dolayısıyla parası olan için, bedelini herkesin ödediği saadet zinciri devam edecek.