Ahbap, kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen yapıyla bağlantılı şirketler ve yatırım fonlarına ilişkin hukuki süreçler birbirinden farklı olsa da muhasebe kayıtları, banka hareketleri ve mali raporların denetiminin ortak olduğu söylenebilir. bu süreçlerin ortak yönünü oluşturabilir.
AHBAP RAPORUNUN KAPSAMI VE KAMUOYUNA VERİLEN GÜVEN
6 Şubat depremlerinden sonraki süreçte TÜRMOB, Ahbap’ın denetimimi üstlendiğini açıkladı. Kamusal nitelikli bir denetim kurumunun bu açıklaması milyonlarca vatandaşın bağış kararını etkileyerek Ahbap’a yönlendirdiği gerekçesiyle soruşturma açıldı.
Oysa TÜRMOB’un denetim yetkisi dahi yoktu. Hal böyleyken Ahbap’a iki ayrı bağımsız denetim raporu vermişti.
Ahbap için ayrıca yetkili bir bağımsız denetim şirketi tarafından da hesaplarının uygun görüldüğüne dair bağımsız denetim raporu düzenlendiği bilgisi basında yer almıştı.
SÜLEYMANCILAR SORUŞTURMASI
Süleymancılar soruşturmasına ilişkin savcılık açıklamasını aktaran haberlerde suç örgütü kurma, örgüt üyeliği, kara para aklama, kamu zararına dolandırıcılık yanı sıra şirketlerin bölünmesi ve devri, sermaye artırımları, yüksek tutarlı şirketler arası transferler, vergi iadeleri ve sahte fatura şüphesi yer alıyor.
Bölünme ve devir işlemleri, sermaye artırımları, vergi iadeleri yasal ve mali müşavirlik mesleğinin bilgi ve sorumluluk alanına giren işlemlerdir. Bunlar tek başlarına mali bir suça işaret etmezler. Ancak haberlerde, bu yapının bu işlemleri suç gelirlerini aklama, vergi kaçırma yoluyla ilişkili kişilere ve yurt dışına kaynak aktarımı için kullandığı ifade ediliyor.
Soruşturma kapsamında onlarca şirkete kayyum atandı. Bu şirketlerin hepsinde de bazılarında da veya bazı işlemleri için zorunluluk nedeniyle bağımsız denetim raporu da düzenlenmiş olabilir. Ayrıca isteğe bağlı olarak yeminli mali müşavir (YMM) tam tasdik sözleşmesi yapmaları da mümkündür. Ancak bu konularda kamuoyuna açıklanmış bir bilgi bulunmamaktadır.
FONLARDA VE FİNANS ŞİRKETLERİNDE BAĞIMSIZ DENETİM ZORUNLULUĞU VAR
SPK’nın 23 Eylül 2026 açıklamasına göre, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verilmiştir. Portföy yönetim şirketlerinin bağımsız denetim yükümlülüğü vardır. SPK düzenlemeleri, portföy yönetim şirketlerinin finansal raporlama ve bağımsız denetim raporlarını KAP’ta yayımlamasını gerektirir. Konuyla bağlantılı finansman şirketlerinde de söz ediliyor. Bunlar yönünden de bağımsız denetim zorunlu.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından yayımlanan. 49 sıra numaralı 3568 Sayılı Meslek Yasası Genel Tebliğ, belirli istisna, indirim ve uygulamaları, kapsam ve tutar şartlarıyla YMM tasdik raporuna bağlamıştır. Ancak KVK 5/1-d/ 1, 2 ve 3 numaralı alt bentlerindeki belirtilen yatım fonları portföy kazançları için zorunluluk getirilmemiştir.
BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM TASDİK FAALİYETİNİN ROLÜ
Bağımsız denetim finansal raporların doğruluğundan sorumludur. Kanundaki ifadeyle: bağımsız denetim, finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin, finansal raporlama standartlarına uygunluğu ve doğruluğu hususunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacını taşır. YMM tasdiki ise ağırlıklı olarak vergi ve devlet payına ilişkin diğer kalemlerin sorumluluklarını üstlenmekle farklı bir işlev taşır.
YMM ve SMMM’ler, bağımsız denetim faaliyetleri bakımından Kamu Gözetimi Kurumu’nun (KGK) düzenleme ve gözetim alanında; mesleki statü, ruhsat ve disiplin bakımından ise meslek odaları ve TÜRMOB’un oluşturduğu mesleki örgütlenme içinde yer alırlar. Bağımsız denetimin ayrı bir yapılanma yerine TÜRMOB çatışı altında yasal nitelik alması bekleniyordu. Ancak 37 yıllık fotoğrafa bakıldığında KGK şeklinde ayrı bir kurumun kurulması şaşırtıcı gelmiyor.
REKABET KURUMU SORUŞTURMASI
Rekabet Kurumu mali müşavirlik ve denetim alanında küresel ölçekte aralarında "Büyük Dörtlü" bilinen ağların Türkiye temsilcilerinin de bulunduğu toplam 65 teşebbüs ve meslek kuruluşu hakkında soruşturma başlattı. Birer kamu kurumu niteliğindeki TÜRMOB ve İSMMMO bu soruşturmada tıpkı amacı kar olan bir şirket gibi listede yer alıyor.
.
İstanbul YMM Odası’ndan ise bu kapsamda 04.02.2026 tarihinde yerinde inceleme yapılmış ve bu sırada tüm dijital kopyalanıp alınmıştır. Bunların iade edilmesi ve imha edilmesine dair İstanbul YMM odasının talebi ise Rekabet Kurulun 12.03.2026 tarih ve D:2025-5029, K:26-09/270-96 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
YANIT BEKLEYEN SORULAR
Rekabet Kurulu tarafından yayımlanan listenin başında, İstanbul YMM Odası’nın dönüşümlü başkanlarından Vahap Adıyaman’ın ortak ve başkan vekili olduğu bağımsız denetim şirketi yer alıyor. Adıyaman’ın, Oda görevinin sağladığı kamusal yetkiden yararlandığı yöndeki iddialar yönünden öncelikle soruşturma neticelene kadar bu görevinden istifa etmesi gerekir. Adıyaman ve diğer iki dönüşümlü başkan ise, kendilerine mevzuata açıkça aykırı aylık ücret ödenmesini öngören 21 Haziran 2025 tarihli genel kurul kararının iptali için dava açan meslek mensubu hakkında disiplin işlemi yürütüyor. Bunlar mevzuatta karşılığı olmayan isnatlar ve kumpaslarla yapılıyor.
Buna karşın İstanbul YMM İnternet sayfasında yayımlanan faaliyet raporlarına göre İstanbul YMM Odası son üç dönemde çoğu vergi müfettişleri tarafından yazılan 960 disiplin raporundan 584’ünü kapatıyor. Bu denli yüksek sayıda disiplin işlemi tesis edilmiş ve bunların önemli bir kısmı Yönetim tarafından kapatılmış olmasına rağmen, söz konusu dosyalar Genel Kurul gündemine taşınmamış; disiplin yoğunluğunun nedenleri, hangi fiillerden kaynaklandığı, bu fiillerin ihmal mi yoksa kasıt mı teşkil ettiği, hangi objektif ölçütlerle dosyanın kapandığı, çözüm önerileri üyelerin bilgisine sunulmamıştır.
Kapatılan dosyaların konuları nelerdir? Hep aynı şirket, çatı ve yapıların dosyaları mı kapatılmıştır? Hiçbir şey bilinmiyor. Sadece rakamlar verilerek baskı yaratılıyor. Bu durum meslekte rekabeti ve kaliteyi bozuyor. Kurullarda görev yapanlara ilişkili şirketler büyüyor.
MASAK BİLDİRİMİNE CEZA
Bilinen bir olayda sahte faturalar yoluyla bir üniversiteyi yıkıma sürükleyecek ölçüde kaynak kullanımına yol açtığı devlet kayıtlarına yansıyan şahıs hakkındaki dosya gizlenerek TÜRMOB başkanlığına taşınıyor.
Buna karşın MASAK’a şüpheli işlem bildiriminde bulunan bir meslek mensubuna görev ve yetki alanına girmediği halde İstanbul YMM Odası Disiplin Kurulu ve TÜRMOB Disiplin Kurulu tarafından disiplin cezası veriliyor. Mali skandallar konuşulurken bunlar üzerinde durulması gereken konulardır.
FON KRİZİNİN EKONOMİK ETKİLERİ VE DENETİM SORUMLULUĞU
Sermaye piyasasının ikincil piyasası olan borsalarda, daha önce ihraç edilmiş menkul kıymetler yatırımcılar arasında el değiştirir. Alım satım bedelleri doğrudan şirketlerin kasasına girmez. Bu nedenle fon krizinin önemli bir boyutu, tarafları yönünde yol açtığı ağır haksız servet transferidir.
Ancak kayıplar yalnızca yatırımcılarla sınırlı kalmayabilir. Zarar gören işletmelerin mali gücünün zayıflaması, üretimi ve istihdamı olumsuz etkileyebilir. Paraların yurt dışına aktarılması ekonomi de kan kaybına yol açar. Zararların Hazine tarafından karşılanması hâlinde ise yük vergi mükelleflerine aktarılır.
Haliyle mesele, kayıpların niteliği ve büyüklüğü kadar, bu kayıplara yol açan işlemlerin denetim süreçlerinde neden tespit edilemediğidir. Bugünkü fon tartışmasının eksik kalan yönlerinden biri de budur. Soruşturmalara konu portföy yönetim şirketleri, ilgili fonları, finans şirketleri, Borsa’da işlem gören şirketler hakkında bağımsız denetim raporları düzenlenmiş midir? Düzenlenmişse hangi görüşlere yer verilmiş, hangi risklere dikkat çekilmiş ve bu uyarılar karşısında ne yapılmıştır?





