Ramazan ayında çalışanlara (özellikle endüstride mavi yakalılara) Ramazan paketi (erzak) dağıtılması çok yaygın bir uygulamadır.

Bugünkü yazımda, bu uygulama ile Ramazan ayında tedarikçi ve müşteriler ile ticari ilişki kapsamında hizmet alınan banka yöneticileri, mali müşavir, avukat ve sair danışmanlara yönelik iftar yemeklerinin vergisel değerlendirmesini de yapmaya çalışacağım.

Önce kısa bir genel açıklamayla bu konudaki mevzuatı hatırlatmak isterim.

1. Çalışanlara dağıtılan Ramazan paketleri

1.1. Gelir vergisi yönünden

Gelir Vergisi Kanunu'nda ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış bulunuyor.

Çalışanlara iş yerinde veya müştemilatında (eklentisinde) yemek verilerek sağlanan menfaatler, tutarına bakılmaksızın gelir vergisinden istisna edilmiş durumda, yani vergilendirilmiyor.

İşyerinde veya eklentisinde yemek verilmeyen durumlarda ise çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 2026 için (KDV dahil) 330 TL'yi aşmaması ve ödemenin personele yapılmayıp doğrudan yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şartıyla bu şekilde sağlanan menfaatler de vergiden istisna ediliyor. Ödemenin bu tutarı aşması halinde ise sadece aşan kısım vergiye tabi tutuluyor.

1.2. KDV yönünden

Normalde personele bedelsiz mal veya hizmet verilmesi KDV'ye de tabi, ancak personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi işlemi KDV'den istisna edildiği için KDV hesaplanmıyor. Çünkü işletmenin faaliyetini sürdürebilmesi için yapılan ve yaratılan katma değerin bir unsuru olan bu masraflar, maliyetin bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu nedenle personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi işlemi için KDV hesaplanmıyor, diğer taraftan bu amaçla yüklenilen KDV'lerin işveren tarafından indirilmesine de izin veriliyor.

Çalışanlara dışarıda yemek verilmesi ve yemek kartı/uygulaması ile bu imkânın sağlanması durumunda da yemek bedelinin gelir vergisinden istisna olan (KDV dahil) 330 TL'lik kısmı KDV'ye tabi değil. Bu tutarın KDV'sini işverenler başka işlemleri nedeniyle tahsil ettikleri KDV'den indirebiliyorlar.

Yemek bedeli bu sınırı aşarsa, aşan kısım KDV dahil tutarıyla net ücret ödemesi kabul ediliyor ve brütleştirilmek suretiyle gelir vergisi kesintisi yapılıyor.

1.3. SGK primi yönünden

Aynî yardımlar sigorta prim kesintisine tabi olmadığından, çalışanlara yemek verilerek sağlanan menfaatler üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılsın yapılmasın sosyal sigorta prim kesintisi yapılmıyor.

1.4. Ramazan paketleri için değerlendirmelerim…

Yukarıda yaptığım genel açıklamalar çerçevesinde, Ramazan ayında personele dağıtılan erzakların veya yapılan gıda yardımlarının, "ayın şeklinde verilmiş ücret" olarak değerlendirildiğini ve hizmet erbabının brüt ücretine dâhil edilerek üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiğini söyleyebilirim. Çünkü bu işlem çalışana yemek servisi yoluyla sağlanan ve gelir vergisinden istisna bir menfaat olarak değerlendirilmiyor.

Gelir vergisine tabi tutulması gereken bu yardımların genel giderler kapsamında işverenler tarafından gider yazılması tabii ki mümkün.

Ramazan paketleri üzerinden KDV hesaplanması konusunda Maliyenin görüşü maalesef olumlu değil. Bu teslimler gelir vergisinden istisna edilen bir menfaat olarak değerlendirilmediğinden, Maliyeye göre, Ramazan ayında çalışanlara bedelsiz olarak yapılan erzak dağıtımları genel hükümlere göre KDV'ye tabi tutulmak zorunda. Yani bu mallar personele satılmış gibi işlem yapılması isteniyor. Böyle olunca bu mallara ilişkin yüklenilen (alış faturasında yer alan) KDV'nin indirim konusu yapılmasına da izin veriliyor.

Maliyenin personele dağıtılan Ramazan paketlerinin KDV'ye tabi tutulması yönündeki bu görüşünün çok katı olduğunu düşünüyorum!

Bu konu idari yorumla çözülemeyecekse, Ramazan ayında personele dağıtılan erzakların tüm vergilerden istisna edilmesi yönünde bir yasal düzenleme yapılması isabetli olacaktır.

2. İftar yemekleri

Müşterilere ve ticari ilişkide bulunulan kişi ve kurumlara verilen iftar yemeklerine ilişkin harcamaların gider yazılması ve bu harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV’lerin indirim konusu yapılması da mümkündür.

Çünkü bu giderler ticari faaliyet ile ilgili genel gider niteliğindedir.

Maliyenin özelgelerine göre; bir masrafın “genel gider” adı altında masraf yazılabilmesi için, genel giderlerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması, masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması, giderin keyfi olmaması ve masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekir.

Bu kriterlere uymayan iftar yemeklerinin vergisel açıdan eleştirilmesi olanak dahilindedir.

Kaynak: T24 | Erdoğan SAĞLAM