İş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde ramazan ayında yapılması gereken yer alan hüküm/yöntem aynen uygulanmalı, İş sözleşmesinde hüküm varsa veya işyeri uygulaması oluşmuşsa yöntemin değiştirilmesi için işçilerin yazılı onaylarının alınması uygun olacaktır.

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte işverenler işçilere çeşitli sosyal yardımlarda bulunmaktadır. Sosyal yardımların ayni veya nakdi olması yasal kesintilerinin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir.

Bu yardımlardan en sık yapılanı işçilere gıda kolisi gibi ayni yardım yapılmasıdır. Ayni yardım, direkt parasal olarak yapılmayan yardımı ifade etmektedir. Ayni yardımın söz konusu olabilmesi için işçiye ramazan kolisi gibi bir yardımın eşya olarak verilmesi gerekmektedir.

Diğer bir uygulama yalnızca gıda alışverişine imkan tanıyan ve ayni yardım olarak kabul edilen alışveriş çekleri veya kartları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Üçüncü uygulama ise nakit olarak ramazan yardımı yapılmasıdır.

İşveren tarafından yapılan "Nakdi Yardımlar" ihtiyaca göre kullanılma imkanı açısından işçi için en avantajlı yardım olmakla birlikte işveren açısından vergi ve SGK primi kesintilerine tabi olması nedeniyle en maliyetli yardım şeklidir.

Ramazan yardımlarının bordrolama ve yasal kesinti süreçlerinde nasıl ele alınacağı, yardımın niteliğine göre değişmektedir. Yardımın ayni veya nakdi olması; sosyal güvenlik primi, gelir vergisi ve damga vergisi uygulamalarını doğrudan etkilemektedir. Bu kapsamda işverenlerin, yapılan yardımın türünü doğru sınıflandırması ve buna uygun kesintileri uygulaması gerekmektedir.

Bu bağlamda konunun sosyal güvenlik primi ve vergi boyutu olarak ayrı ayrı ele alınması bordro uygulamalarında karışıklıkların önüne geçilmesi hususunda önemlidir.

SOSYAL GÜVENLİK PRİMİ KESİNTİSİNİN BELİRLENMESİ

İşçiye yapılan sosyal yardımların prime esas kazanca dahil edilip edilmeyeceğini belirleyen husus, yardımın ayni mi yoksa nakdi mi yapıldığıdır.

Ayni yardım, işçiye doğrudan para olarak yapılmayan ve nakde dönüştürülemeyen yardımı ifade etmektedir. Ayni yardımın söz konusu olabilmesi için işçiye, ramazan kolisi gibi eşya/mal olarak verilmesi (örneğin ramazan kolisi) veya sadece bir kategoride (sadece gıda gibi) kullanabileceği bir alışveriş çeki/kartı ile yardımın yapılması gerekmektedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Prime esas kazançlar" başlıklı 80'inci maddesinde ayni yardımların prime esas kazanca tabi tutulmayacağı açık şekilde hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla işçiye yapılan sosyal yardım, gıda kolisi veya yalnızca gıda alışverişinde kullanılabilecek alışveriş çeki/kartı şeklinde olursa ayni yardım olarak nitelendirilecektir. Bu bağlamda işçiye sağlanan menfaat prime kazancın hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.

Uygulamada karşılaşılan en önemli konuların başında işçiye, birden fazla kategoride alışveriş imkanı veren kart ile sağlanan menfaatler gelmektedir. Bu doğrultuda, işçiye sağlanan kart ile örneğin; gıda, teknoloji, giyim alışverişi yapılabiliyorsa, ilgili kartın ayni yardım olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacak, nakdi yardım gibi değerlendirilecektir. Bu durumun sonucunda birden fazla kategoride geçerli kart ile sağlanan ramazan yardımlarının sosyal güvenlik primine tabi tutulmaması gerekmektedir.

GELİR VERGİSİ VE DAMGA VERGİSİ KESİNTİLERİNİN BELİRLENMESİ

İşverenler tarafından yapılan ramazan yardımlarının ayni veya nakdi olması gelir vergisi ve damga vergisi kesintilerinin belirlenmesine etki etmemekte olup gelir ve damga vergisine tabi olacaktır.

Kaynak: Star | Resul KURT