Şeref OĞUZ'un yazısı:

Avrupa; önce zenginleşti, sonra yaşlandı. Biz ise zenginleşmeden yaşlanıyoruz. Tıpkı hükümetin sanayimizi, olgunlaşmadan, zenginleşmeden eritmesi gibi… Oysa sanayi bizim can damarımız

Türkiye, üretmek ve ürettiğini satmak zorunda olan ülke… Sanayi; bir şeyden çok üretmektir ve mevcut iktidar, ülkeyi hızla sanayisizleştirme yolunda. Oysaki henüz “zengin ülke” düzeyine ulaşmadan sanayi payını kaybedersen, Yunanistan, Latin Amerika tipi patolojiye duçar olursun, fakir kalırsın.

Literatürde buna; “prematüre de-idustrialization” deniyor. Normal bir şey değil yaptıkları... Bugün fazlaca övündüğümüz savunma sektörü de ülkenin sanayileşme kabiliyetine dayanıyor. Bindiğin dal sanayi ama sen onu kesiyorsun? Hangi akla hizmettir, neden şakağımıza sıkar bir ekonomi yönetimi?

SAVUNMA SEKTÖRÜNDE SANAYİSİZLEŞME TEHLİKESİ VAR

Gelişmiş ülkelerde sanayisizleşme, fert başına gelir düzeyi 15-25 bin $ iken başlar. Oysa biz hormonlu kurla her ne kadar “zengin ülke” olduk desek; orta gelir tuzağında debeleniyor, hatta geri gidiyoruz. Hal böyle iken bir zamanlar %30’lardaki ekonomide sanayinin payını %20 altına indirmek ihanettir.

Hükümet, rant yönelimli politikalar ile gelir dağılımını bozmuş, orta sınıfı buharlaştırmış ve dışa bağımlılığı artırmış… İstihdamdaki sanayi kaybı, verimliliği budadığı gibi sanayiye mutlak daralma getirmiş bulunuyor. Ülkeye verilebilecek en büyük zarar, bilinçli bilinçsiz; sanayisizleşme sürecidir.

İKİ SORU İKİ CEVAP / Sanayisizleştirmeye dair…

Erken sanayisizleşmenin sonucu?

Orta gelir tuzağı derinleşir, verimlilik artışı yavaşlar, gelir dağılımı daha da bozulur, demokrasi ve kurum kalitesinde gerileme riski artar, dış borç ve ithal bağımlılığı kronikleşir, kalıcı kopuş gelir.

Yeniden sanayileşme mümkün mü?

Teknik olarak evet... Bunun için reel kuru rekabetçi düzeyde tutmak, iç ticaret hadlerini düzeltmek, aktif, seçici sanayi politikaları uygulamak şart. Aksi halde 2030’larda düşük gelir düzeyine ineceğiz.

NOT

ERDAL BAHÇIVAN SANAYİMİZİN GELECEĞİ İÇİN UYARIYOR

İstanbul Sanayi Odası’nın PMI (satınalma yöneticileri endeksi) verilerine bakıyoruz, 2023’ten bu yana daralmayı görüyoruz. Başkan Erdal Bahçıvan’ın tüm beyanatları alarm veriyor, adeta sanayi için alarm niteliğinde uyarılarla dolu… Ancak hükümetin “savunma hariç” sanayiciye kulak astığı yok…

SANAYİ LÛGATI

İmalat sanayi: Endüstrimizin bel kemiği, ihracatımızın dayandığı üretim kabiliyetimiz

Savunma sanayi: 3 tarafı deniz, 4 tarafı sorunla çevrili bu coğrafyada var olma savaşımız

Sanayi teşvikleri: Hak edene ve değer üretmeye verilmesi gereken ama zombilere giden…

Yapısal reform: Kamudan beklenen ama sanayicinin de yapması gereken reformlar

Şeref OĞUZ-Ekonomim