Robert C. Allen’ın The British Industrial Revolution in Global Perspective adlı kitabında, Sanayi Devrimi’nin İngiltere’de gerçekleşmesinin temel nedeni olarak kömürün buhar makinelerinde kullanılmaya başlanması gösterilir. Böylece üretim maliyetleri düşmüş, Uzak Doğu’daki ucuz iş gücüne rağmen İngiltere’de üretilen mallar rekabetçi ve kârlı hale gelmiştir. Günümüzde ise durum tersine dönmüştür. İşletmelerin üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla enerji kaynaklarını sınırsız kullanması artık bir avantaj değil, aksine dezavantaj yaratmaktadır. Peki, enerji dönüşümünde geride kalan ülkeler ve işletmeler için neler yapılmaktadır? Gelişmekte olan ülkelerin enerji dönüşümlerini desteklemek amacıyla Taraflar Konferansı (COP) kapsamında uluslararası toplantılar düzenlenmekte, bu toplantılarda gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yönelik çeşitli teşvik ve destek programları üzerinde anlaşmalar yapmaktadır.
İşletmeler açısından ise Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) gibi kuruluşlar tarafından çeşitli finansman ve destek paketleri sunulmaktadır. Türkiye’de de bu dönüşüm Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sağladığı vergi muafiyetleri ve Ticaret Bakanlığı’nın sunduğu teşvikler aracılığıyla desteklenmektedir. Teşvik ve destekler sadece bunlarla sınırlı kalmayıp aşağıda önemli olanlardan bazıları özetlenmiştir.
Yeşil mutabakata uyum projesi
Destek alacak şirketlerin öncelikle Responsibleprogramına kabul olmaları gerekmektedir. Şirketlerin yeşil mutabakata uyum projesi desteğinin hedefleri doğrultusunda (Atık yönetimi, enerji verimliliği, SKDM uyumu, karbon ayak izini düşürmek gibi) almış oldukları danışmanlık hizmeti giderleri, 5 yıl süresince, yüzde 50 oranında ve toplamda 17.640.256 liraya kadar Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenmektedir. Yeşil mutabakata uyum projesi üç fazdan oluşmaktadır. Sürdürülebilirlik yol haritasının oluşturulması danışmanlığı (Faz 1), sürdürülebilirlik yol haritasında yer alan projelerin teknik ve finansal fizibilitesine yönelik uygulama danışmanlığı (Faz 2) ile (Faz 3) izleme ve doğrulama danışmanlığıdır. İlaveten, sürdürülebilirlik yol haritasında yer alan bir ihtiyaca yönelik olmak kaydıyla, şirketlerin kurumsal altyapı oluşturmaya yönelik sürdürülebilirlik ve bilişim danışmanlığı harcamaları ile sürdürülebilirlik raporunun hazırlanmasına dair danışmanlık ve eğitim giderleri de desteklenmektedir.
Pazara giriş belgesi desteği
Şirketler tarafından çevre, kalite ve insan sağlığına yönelik teknik mevzuata uyum sağlanabilmesini teminenakredite edilmiş kurum ve/veya kuruluşlardan alınan yurt dışı pazara giriş belgelerine yönelik giderlerin desteklenmesi amaçlanmaktadır. Şirketlerin pazara giriş belgeleri ile ruhsatlandırma ve kayıt işlemlerine ilişkin giderleri %50 oranında ve 2026 yılı itibariyle şirket başına yıllık 19.728.672 TL’ye kadar desteklenmektedir.
TURQUALITY devletin marka büyütme fon’u
Bu destekten öncelikle Marka/TURQUALITY Destek Programı kapsamında yer alan şirketler yaralanacak olup şirketlerin ilk beş yıllık dönemlerinde sürdürülebilirlik altyapılarını geliştirmek amacıyla sürdürülebilirliği ilişkin danışmanlık alımları desteklenecektir. Destek tutarı ise harcama tutarlarının %50`si (üst limit 27.962.050) olarak belirlenmiştir.
Uluslararası rekabetçiliğin geliştirmesi Ur-Ge proje desteği
UR-GE desteği ile henüz ihracat yapmaya başlamamış firmaların ihracatla tanışarak düzenli ihracatçılar olabilmeleri ve mevcut ihracatçıların küresel pazarlardaki gelişmelere adapte olmasına yönelik yetkinlikler kazanmaları amaçlanmaktadır. Örneğin aynı sektörde faaliyet gösteren 15 üretici birlikte hareket ederek bu destekten faydalanabilir. Bu destekten ise şirketlerden ziyade şirketlerin üyesi oldukları organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, Sektörel Dış Ticaret Şirketleri, gibi kurum ve kuruluşlardır.Şirketlerin bir araya gelerek oluşturdukları projelerin ihtiyaç analizi yapılarak, eğitim, danışmanlık, tanıtım, istihdam, yurt dışı pazarlama ve alım heyeti faaliyetleri %75 oranında desteklenmektedir.





