Sürekli değişen vardiyalarda çalışanlar genellikle toplumdaki en zorlu ve aynı zamanda en hayati mesleklerden bazılarına sahip. Doktorlar, hemşireler, itfaiyeciler, mağaza çalışanları ve polisler vardiyalı çalışan mesleklere sadece birkaç örnek. Ancak bu çalışanların milyonlarcası işgücünün geri kalanından önemli ölçüde daha fazla erken ölüm riski altında. Fortune’un haberine göre araştırmalar vardiyalı çalışanlar zihinsel sağlık sorunlarına çok daha eğilimli olduğunu gösteriyor.

Giyilebilir sağlık teknolojisi şirketi Whoop’un performans bilimlerinden sorumlu başkan yardımcısı Kristen Holmes katıldığı bir podcast programında uygunun insanların sağlığı üzerindeki önemli etkisine dikkat çekti. Holmes iyi bir uygunun bireylerin sağlığı ve ruh hali yanı sıra üretkenlikleri ve karar verme yetileri üzerinde doğrudan etkileri olduğunu söyledi.

İyi bir uykunun en önemli parçası ise düzenlilik ve özellikle de her gün aynı saatte uykuya dalmak ve uyanmak. Ancak bazı meslekler bu tür tekrarlanabilir bir dinlenme döngüsünü uygulayamıyor.

Whoop'un baş bilim sorumlusu, "Akşam 10 ile sabah 4 saatleri arasında iki saatten fazla ayakta kalan herkes vardiyalı işçi olarak kabul edilir" dedi. 2022'de yapılan bir araştırmaya göre, sanayileşmiş ülkelerdeki işgücünün %15 ila %20'si vardiyalı çalışıyor.

Holmes, biyolojik gece boyunca çalışanların "büyük bir fedakarlık" yaptığını söyledi ve "Bu insanların ortalama 15 yıl daha erken öleceğini biliyoruz" dedi.

Holmes, bu rakamın Whoop verilerinden mi yoksa bağımsız bir çalışmadan mı geldiği konusunda ayrıntılı bilgi vermedi, ancak vardiyalı çalışanlarla ilgili endişeleri Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yinelendiğine dikkat çekti. DSÖ verilerine göre gece vardiyasında çalışma kansere neden olma potansiyeline sahip davranış olarak sınıflandırılıyor. Araştırmalar meme, prostat, kolon ve rektum kanserleri için insanlar için sınırlı denek hayvanlarında ise yeterli ve güçlü mekanik kanıtlar sunduğunu gösteriyor.

Vardiyalı çalışmanın riskleri nasıl azaltılır?

Whoop'un baş bilim insanı, çalışmalarının önemli bir bölümünün bu riskleri anlamaya ve en aza indirmeye çalışmak olduğunu söyledi. Holmes "Biyolojik gece boyunca uyanık olmanın etkisinin bir kısmını dengelemek için başka hangi kaldıraçları kullanabileceğimizi anlamaya çalışıyoruz” diyor ve bunun için bireylerin yeme düzenlerinin, hangi gıdaları aldıklarının ve ışığa karşı olan tepkilerinin araştırıldığını belirtiyor.

Bu tür araştırmalar, dünya çapında on milyonlarca vardiyalı çalışan için hayati önem taşıyabilir. Yalnızca ABD'de 5,2 milyon kayıtlı hemşire, 800.000 polis memuru ve çoğu vardiyalı çalışan bir milyondan fazla meslek ve gönüllü itfaiyeci var.

Holmes, "Gerçek şu ki, hastanelerdeki kadro büyüklüğü, bu bozulmuş sirkadiyen ritimle (24 saatte bir tekrarlanan doğal uyku-uyanıklık döngüsü) ilişkili risklerin bir kısmını azaltan programları uygulayabilmek için yeterince büyük değil ve bu korkutucu. Bazı olumsuz etkileri nasıl azaltabileceğimizi anlamaya çalışmamız için çok fazla yolumuz var, ancak bu çözülmesi zor bir sorun” açıklamasında bulundu.

Vardiyalı çalışma ve ruh sağlığı

Vardiyalı çalışanların gündüz çalışanlara göre daha fazla ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele ettiği de kanıtlandı. Hwanjin Park, Byung Seong Suh ve Kounseok Lee tarafından 2020'de yayınlanan bir rapor, intihar düşünceleri veya fantezilerinin kadınlar arasında çalışma düzenlerinden bağımsız olarak çok az farklılık gösterdiğini, vardiyalı çalışan erkekler arasında ise bu düşüncelerin gündüz meslektaşlarına göre çok daha yüksek olduğunu buldu.

Raporda, "Kadınlar için vardiyalı çalışma genellikle depresyon ve anksiyete gibi duygusal zorluklarla ilişkilendiriliyor. Vardiyalı çalışmaya dair uyumsuzluklar erkekler arasında ise intihar düşüncesiyle ilişkili olabilir. Vardiyalı çalışanlar için cinsiyete özgü intihar önleme yaklaşımlarına ihtiyaç duyulacak” ifadelerine yer verildi.

Uyku değişkenliğinin artan zihinsel sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğunu bulan çalışmaya atıfta bulunan Holmes, "Whoop verilerine vardiyalı çalışanların uyku-uyanıklık sürelerinin temelde rasgele olduğunu görüyoruz. Bu o kadar değişken ki bir model bile oluşturamıyoruz. Dolayısıyla bu insanlar ruh sağlığı sorunlarına karşı son derece savunmasız olacaktır” ifadelerine yer verdi.

Holmes tüm bu tablonun ‘korkutucu’ olduğunu belirtiyor ve uyku-uyanıklık dengesinde ne kadar değişkenlik olursa bireyler için o kadar fazla psikolojik ve fizyolojik sonuçlar olacağı konusunda uyarıyor.

Editör: Hakan UYSAL