Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) geçen hafta vergi ihbarı için sosyal medya kanallarını devreye aldı.

Başkanlık, "BİP Vergi İhbarı Servisi", X ve Instagram ihbar hesapları ("gibihbar" üzerinden "DM-Direkt Mesaj" yoluyla) ve WhatsApp İhbar Hattı (05521890189) yollarını da hizmete açtı.

Bu yolları kullanan vatandaşlar, düşük KDV oranı uygulaması, IBAN/PTT çeki yolu ile ödeme talep edilmesi, fiş/fatura verilmemesi, başka işletmenin POS cihazının kullanılması, mükellefiyet kaydının olmaması, sahte/yanıltıcı belge düzenlenmesi veya kullanılması, personel ücretinin elden ödenmesi, kira gelirinin beyan edilmemesi, tapu harcının eksik ödenmesi, kaçak ürün satışının yapılması gibi konu başlıklarında vergi ihbarında bulunabiliyor.

Vergi ihbarı ve ödenecek olan ikramiyeye ilişkin detayları ve prosedürleri Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Batı açıkladı.

Önceki ihbar kanalları nelerdi?

Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde ihbar müessesesi her zaman aktif şekilde işlemekteydi. Örneğin Vergi İletişim Merkezi (VİMER), mükelleflerin vergi ile ilgili konularda güncel ve doğru bilgiye telefon aracılığıyla ulaşmalarını sağlamak amacıyla 25.12.2007 tarihinde faaliyetlerine başlamıştı.

Vergi Denetim Kurulu bünyesinde Kurul Başkanlığı merkezinde 1, Daire Başkanlıkları bünyesinde 22 olmak üzere toplam 23 İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu (İİTDK) oluşturulmuştur.

Maliye bünyesinde zaten işleyen ihbar uygulaması vardı ve bu sosyal medyaya taşınarak sadece görünür kılındı.

Önceki ihbar sayıları ve ikramiyeler ne kadardı?

VİMER’de son üç yıl içerisinde ihbar sayılarına baktığımızda 2023 yılında 50 bin 452, 2022’de 47 bin 705 ve 2021 yılında 43 bin 439 adet oldu.

1905 sayılı Kanun uyarınca 2023 yılında ihbarda bulunan 176 kişiye ödenmek üzere toplam 14 milyon 832 bin 566 lira ihbar ikramiyesi ödendi. Son 10 yılda ise 3 bin 59 kişiye yaklaşık 98 milyon lira ihbar ikramiyesi ödendi.

İhbar kanallarına dair haberlerin etkisi ne olacak?

Ödül verme haberlerinden sonra sanıyorum birçok kişi bu yolla bir gelir kapısı yaratma peşine düşecektir. Belki de sadece gelir elde etmek için değil ama farklı nedenlerle örneğin husumetli olduğu, sevmediği kişilerle alakalı ihbar mesajı Maliye’yi beyhude meşgul edecektir.

Sosyal medya hesaplarında kolayca ulaşılabilir bir 'doğrudan mesaj' sistemi ile amaç dışı binlerce mesaj gelecektir.

İhbarla ilgili yasal mevzuat ne durumda?

Mevzuatımızda ihbar ikramiyesi ödenmesiyle alakalı usul ve esaslar 26.12.1931 tarih ve 1905 Sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanun uyarınca uygulanıyor.

Bu Kanun, oldukça eski ve dili de çok ağır. O nedenle de pek bilinen bir Kanun değil.

İhbar ikramiyesi için gerekli şartlar neler?

İhbarı yapana muhbir deniliyor ve tüm resmi kayıtlara ihbarı yapanın adının önüne muhbir yazılıyor.

1905 sayılı Kanun uyarınca ikramiyenin yani ödülün verilebilmesi için bazı şartların oluşması gerekmektedir;

1-) Muhbir kimliğini gizlememeli: Yani ihbar eden kişi, adını soyadını, adresini ve diğer tüm kimlik bilgilerini açıkça belirtmelidir. Mesela sosyal medya hesaplarında milyonlarca sahte ve rumuzlu hesap var. O şekilde bir isimle yapılan ihbarlar dikkate de alınmamalıdır. Çünkü en baştan kimliğini gizlemiş olacaktır.

2-) İhbar, dilekçeyle yapılmalı: 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun madde 4 uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi veya yetkili makamlara verilen ya da gönderilen dilekçelerde, dilekçe sahibinin adı soyadı ve imzası ile ikametgâh adresinin bulunması gerekiyor. Yani, yukarıda sayılan ibareleri barındırmayan yazıların dilekçe niteliğini haiz olması ve dolayısıyla ihbar niteliğini taşımaması gerekir.

Hatta aynı Kanun madde 6'da, belli bir konuyu ihtiva etmeyen, yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olan ve dilekçe sahibinin adı, soyadı, imza ve ikametgahına ilişkin şartlardan herhangi birini taşımayan dilekçelerin incelenemeyeceği belirtiliyor.

Bu nedenle sosyal medya hesaplarından ya da WhatsApp’tan gönderilen ihbarların ne ölçüde ihbar dilekçesine konu olacağı hususunda Maliye Bakanlığınca bir açıklama getirilmesi yerinde olur.

3-) Dilekçede ihbar ikramiyesi de talep edilmeli: 1905 sayılı Kanun’da her ne kadar ikramiyenin talep edilip edilmemesi düzenlenmemiş olsa da uygulamada Maliye Bakanlığı ikramiyeyi talep etmeyene ödeme yapmıyor.

4-) Muhbir, ihbarından vazgeçmemeli: Muhbir, daha sonra ihbardan vazgeçerse ve/veya şaka yaptım gibi lakayt bir şekilde ihbarını sulandırırsa o kişiye ödeme yapılmıyor.

5-) Her vergi, ihbar ikramiyesine konu değil: İhbar ikramiyesine konu vergiler, devamlı vergiler. Örneğin gelir, kurumlar, katma değer, damga, gider ve veraset ve intikal vergisi gibi devamlılık arz eden vergiler ihbar ikramiyesinin konusuna giriyor. O yüzden özellikle bir defaya mahsus çıkarılan vergiler ihbar ikramiyesinin konusuna girmez.

Buna göre geçici vergi, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamındaki gelirler, Gümrük vergisi, Gümrük İdareleri tarafından alınan vergi ve resimler gibi alacaklar üzerinden ikramiye ödenmez.

6-) İhbar edilen hususla, tespit edilen vergi kaçağı arasında bir illiyet bağı olmalı: Muhbir, bir kişi hakkında vergi kaçakçılığı yaptığına ilişkin bir ihbarda bulunup onu delillerle desteklemediği sürece bu ihbar için kendisine herhangi bir ödeme yapılmaz.

Örneğin muhbir, bir dilekçeyle vergi idaresine başvurup şu şirket vergi kaçırıyor dedikten sonra bunu nasıl, hangi yollarla ve belge gibi somut bir delil sunmadığı sürece olası bir inceleme sonucunda o ihbarı doğru çıksa dahi o kişiye ikramiye verilmez. O nedenle verilecek ikramiye ihbar edilen ve delillerle desteklenen ihbarla sınırlıdır.

Örneğin sadece satış fişi vermedi diye bir ihbar sonucunda o şirketin esasında sahte belge de düzenlediği tespit edilir ve şirkete yüklü bir ceza kesilmesi durumunda muhbirin şikayetiyle bu yeni durumun bir ilgisi olmaması nedeniyle ikramiye ödenmeyecektir.

Özetle yapılan ihbar üzerine yapılan inceleme ve/veya vergi idaresinin tarhiyat işlemleri sonucunda bulunan vergi kayıp ve kaçağıyla ihbar dilekçesinde iddia edilen hususlar arasında bir illiyet bağı bulunmalı ve dolayısıyla da yapılan tarh ve kesilen cezalar muhbirin dilekçesiyle birlikte verdiği somut delillere dayalı olarak tespit edilmiş olmalı. Aksi durumda ikramiye verilemez.

7-) Geriye yönelik 5 yıllık süre içindeki işlemler ihbar edilebilir: İkramiye alınabilmesi için geriye doğru 5 yıl içinde oluşmuş vergi kayıp kaçağına neden olmuş işlemler ihbar edilebilir. Örneğin bugün itibariyle 2017 yılındaki bir işlemin ihbar edilmesi sonucunda bulunacak kayıp ve kaçağın tahakkuk/tahsil zamanaşımına uğramış olma ihtimali nedeniyle ikramiyeye konu olması pek mümkün olmayacaktır.

8-) İhbar edilenle alakalı daha önce bir vergi incelemesine başlanılmamış olmalı: İhbar edilen konuyla alakalı vergi idaresi daha önce bir vergi incelemesine başlamışsa o zaman ihbarınız boşa düşecek ve ikramiye alamayacaksınız.

Aynı konuyu birden fazla kişi ihbar etmişse ne olacak?

Aynı konuda birden fazla ihbar yapılmışsa bu ihbarların tarihlerine bakılır ve ilk ihbarı yapana ikramiye ödenir. Diğer muhbir maalesef bu ikramiyeden mahrum kalır.

İlk muhbir olduğunuz nasıl tespit edilecek sorusuna ise cevap olarak resmi kayıtlara geçiş tarihi olacaktır. Hatta aynı gün aynı konuda birden fazla ihbar varsa saat önceliğine bakılacaktır.

İkramiye tutarı ne kadar oluyor?

İkramiye tutarı, ihbar edilen konuyla alakalı yapılan incelemeden sonra tespit edilen ve mükellefe bildirilme (tahakkuk) şartıyla öncesinde hesaplanan yüzde 10’un 1/3’ü, sonra bu tutar mükelleften tahsil edildikten sonra da kalan 2/3’ü ödenir.

Örneğin yapılan ihbar sonucunda şirkete 100 bin TL vergi ve cezası tebliğ edilirse 100 bin liranın yüzde 10’u olan 10 bin lira ihbar ikramiyesi olarak ödenir. Ancak bu yüzde 10 mükellefe tebliğ edilip kesinleştikten sonra (kesinleşme idari ve yargı yollarının tüketilmesidir) 1/3’ü yani yaklaşık 3 bin 333 lirası, kalan tutar ise mükelleften tahsil edildikten sonra ödenir.

Cezalar da ikramiyeye dahil mi?

İhbar ikramiyesi sadece devamlılık arz eden vergiler ile bu vergilerin kaybı nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları üzerinden ödenecek. Onun dışında usulsüzlük cezaları, özel usulsüzlük cezaları, gecikme faizi, gecikme zammı üzerinden ödeme olmayacaktır.

Örneğin bir ihbar sonucunda kişiye 10 lira KDV, 10 lira KDV’den dolayı vergi ziyaı cezası ve 5 lira özel usulsüzlük ile 3 lira gecikme faizi kesilmişse bu kişinin şu an itibarıyla 28 lira borcu olacak ama ihbar ikramiyesi sadece verginin aslı (10 lira) ve vergi ziyaı cezası (10 lira) toplamı üzerinden (20 lira) yüzde 10 olarak yani 2 TL olarak ödenecektir.

O nedenle örneğin fiş/fatura düzenlenmedi diye yapılan ihbarlar neticesinde özel usulsüzlük cezası kesilecek ve bu cezalar ihbar ikramiyesinin dışında olacaktır. (Sözcü)

Editör: Hakan UYSAL