Geçici görevlendirme ve sosyal güvenlik sözleşmeleri ise işverenlerin yakından takip etmesi gereken istisnaları oluşturmaktadır.

Türkiye'de yabancı uyruklu çalışan istihdamı arttıkça, bu çalışanların sosyal güvenlik yükümlülükleri de işverenlerin gündeminde daha fazla yer almaktadır. Hangi yabancı çalışanın Türk sosyal güvenlik sistemine tabi olacağı, hangi hâllerde sistemin dışında kalacağı ve işverenin ne zaman hangi bildirimi yapması gerektiği, uygulamada sıkça gündeme gelen konular arasında bulunmaktadır.

Yazımızda, yabancıların sosyal güvenliğinde temel kuralı, istisnaları ve işverenlerin dikkat etmesi gereken hususları ele alacağız.

Yabancı çalışan da Türk çalışan gibi sigortalı sayılmakta

Türkiye'de yabancıların sosyal güvenliğini düzenleyen ayrı bir kanun bulunmamaktadır.

Konu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun yanı sıra Uluslararası İşgücü Kanunu ve sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Kanun, sigortalıyı tanımlarken vatandaşlığı değil çalışma şeklini esas almaktadır. Bu nedenle sigortalılığın belirleyici ölçütü uyrukluk değil, kişinin çalışma biçimi ve hukuki statüsüdür.

5510 sayılı Kanun'un 4’ncü maddesine göre, Türkiye'de bir işverene bağlı olarak iş sözleşmesiyle çalışan yabancılar 4/a (SSK) kapsamında sigortalı sayılmaktadır. Dolayısıyla yabancı çalışan, bir Türk vatandaşı gibi kural olarak zorunlu sigortalı olurken, işverenin bildirim ve prim ödeme yükümlülükleri de aynen devam etmektedir.

Sözleşmeli ülke vatandaşlarına önce sözleşme uygulanmakta

Kanun metninde yer alan "mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç" ifadesi, sözleşmeli ülke vatandaşlarının sigorta dışında bırakıldığı şeklinde anlaşılmaması gerekmektedir. Bu kişiler bakımından öncelikle ilgili sözleşme hükümleri uygulanmakta; sözleşmede düzenleme bulunmayan hâllerde ise 5510 sayılı Kanun devreye girmektedir. Örneğin Türkiye'de çalışan İsviçre vatandaşları ile daimi ikametgâhı Birleşik Krallık'ta bulunan Birleşik Krallık vatandaşları hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası uygulanıyor. Uzun vadeli sigorta kolları ise SGK'ya ayrıca talepte bulunulması hâlinde uygulanıyor.

Geçici görevlendirmelerde mükerrer sigortalılığı önleyecek kural

Uygulamada sıkça gündeme gelen konulardan biri, yurt dışındaki bir kuruluş tarafından Türkiye'ye geçici görevle gönderilen kişilerin durumudur.

5510 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (e) bendi uyarınca, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı bir ülkede kurulu bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye üç ayı geçmemek üzere bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler sigortalı sayılmamaktadır. Buradaki amaç, aynı kişinin aynı çalışma nedeniyle birden fazla ülkede prim ödemesini, yani mükerrer sigortalılığı önlemektir.

Uygulamada üç ihtimalin birbirinden ayırılması gerekmektedir.

- Çalışan geldiği ülkede sigortalı olduğunu belgeleyemiyorsa, çalışmaya başladığı tarihten itibaren Türkiye'de sigortalı sayılmaktadır.

- Çalışan geldiği ülkede sigortalı, ancak o ülkeyle Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesi yoksa üç aylık süre uygulanmakta, üçüncü ayın bitiminden sonra işe giriş bildirgesi verilerek sigortalılık başlatılmaktadır.

- Çalışan sözleşmeli bir ülkeden geliyorsa, sözleşmede öngörülen süre boyunca, ilgili ülkenin sosyal güvenlik kurumundan alınan formüler ibraz edilmek kaydıyla Türkiye'de sigortalılık başlatılmamaktadır.

Sözleşmeli ülkeler için geçerli süreler birbirinden farklı düzenlenmiştir. Örneğin Lüksemburg için 12 ay geçici çalışma ve 12 ay uzatma olmak üzere toplam 24 ay, Kebek için ise 60 aya kadar süre öngörülmüştür. Formüler veya yurt dışında sigortalı olunduğunu gösteren belge sunulamaması durumunda, çalışan çalışmaya başladığı tarihten itibaren sigortalı yapılması ve sigorta primlerinin ödenmesi gerekmektedir.

Bağımsız çalışan yabancılarda ölçüt ikamet

Yabancılar, gerekli izinleri almaları şartıyla bağımsız olarak da çalışabilmekte ve 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olabilmektedir.

Bağımsız çalışan yabancılar bakımından belirleyici ölçüt, Türkiye'de ikamet edilip edilmediğidir. Sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Türkiye'de ikamet eden ve kendi adına ve hesabına çalışan yabancılar, yurt dışındaki sigortalılıkları veya aylık almaları sonucu değiştirmeksizin 4/b kapsamında sigortalı sayılmaktadır. Buna karşılık yurt dışında ikamet eden ve o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına tabi olan bağımsız çalışanlar, 5510 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği sigortalı sayılmamaktadır.

Bazı statülerde özel kurallar var

- Mavi Kart sahipleri: Doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlığını kaybedenler, sosyal güvenlik bakımından Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam etmektedir.

- Türk soylu yabancılar: Çalışma statülerine göre 4/a, 4/b veya 4/c kapsamında Türk vatandaşlarıyla aynı hükümlere tabi tutulmaktadır.

- Çifte vatandaşlar: Türk hukukunda yabancı sayılmamakta, Türk vatandaşı gibi işlem görmektedir.

- Uluslararası koruma statüsündekiler: Mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma sahipleri çalışma biçimlerine göre 4/a veya 4/b kapsamında sigortalı sayılmaktadır.

- Geçici koruma sağlananlar: Çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatından doğan hak ve yükümlülükleri saklı kalmaktadır.

- Diplomatik statüdekiler: Diplomatik sıfatla görev yapanlar sigortalı sayılmamakta, diplomatik sıfatı olmayan özel hizmet personeli ise yurt dışındaki sigortalılığını belgeleyememesi durumunda 4/a kapsamında sigortalı olabilmektedir.

İşverenler uygulamada nelere dikkat etmeli

- Çalışma izni mevzuatındaki muafiyet ve istisnalar saklı kalmak üzere, yabancı çalışan için öncelikle çalışma izni alınması gerekmektedir.

- Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 11. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, yabancı uyruklu 4/a'lı çalışanlar için SGK bildirimleri, çalışma izin belgesindeki izin başlangıç tarihinden, izin tarihi ile belgenin işverene tebliğ tarihinin farklı olması hâlinde ise tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılması gerekmektedir.

- SGK bildirimlerinde, çalışma izni başvurusunda beyan edilen meslek kodu, ücret ve işyeri bilgileriyle uyumlu olmalı gerekmektedir.

- Geçici görevli yabancılar için formüler ve süre takibi yapılmalı, sürenin dolduğu tarihte işe giriş bildirgesi verilmelidir.

Sonuç olarak, Türkiye'de çalışan yabancılar kural olarak Türk vatandaşlarıyla aynı esaslara göre 4/a veya 4/b kapsamında sigortalı sayılmakta, geçici görevlendirme, diplomatik statü ve yurt dışında sigortalı olma gibi istisnalar ise esasen mükerrer sigortalılığı önlemeye hizmet etmektedir. Dolayısıyla, denetim ve yaptırım riskleriyle karşılaşmamak için yabancı çalışanların sosyal güvenliğinin çalışma izni, SGK bildirimleri, sosyal güvenlik sözleşmeleri ve formüler süreçlerinin birlikte yönetilmesi gerekmektedir.

Ekonomim.com | Celal ÖZCAN