Vadesinde ödenmeyen vergi ve sigorta borçları; son 6 yılda darbe girişimi, aşırı kur yükselişleri, yükselen kredi faizleri, pandemi, ekonomik kriz ve son olarak hiper enflasyon nedeniyle sıkça gündemi meşgul etmektedir. Ödenemeyen kamu borçları sadece ödeyemeyenler için değil devlet için de ciddi bir sorun. Vergi toplamanın maliyeti, her 100 TL'lik tahsilat için 50 kuruş iken, şu anda Hazine dolar bazında borçlanmada %12 faiz ödüyor ve bu faiz oranı ile dünya birincisiyiz.

Bugün sizlere; 31 Ağustos itibarıyla tahsil edilemeyen vergi borçlarını gösteren bir  tablo hazırladım.

Kamusal nüfuz sahiplerine sıkılaştırılmış tedbirler Kamusal nüfuz sahiplerine sıkılaştırılmış tedbirler

2016 ile 2021 yılları arasında 3 adet af ve yapılandırma 2 adette sadece yapılandırmayı ilgilendiren kanun çıkartıldı. Bu kanunlar kapsamında 31 Ağustos 2022 tarihine kadar vergi dairelerince yapılan vergi tahsilatları toplamı 180 milyar 698 milyon TL'dir.

EKİM AYINDA YENİ BİR FIRSAT GELİYOR

1 Ekim'de Meclis'in açılması ile beraber yeni bir torba yasa teklifi Meclis'e sunulacak. Bu yasa teklifinde; Temmuz 2022 tarihi itibarıyla Kredi Yurtlar Kurumu'ndan alınan ancak ödenemeyen öğrenim kredisi borçları nedeniyle oluşan 26 milyar TL'lik gecikme zammının ana paraya mı ilave edileceğini yoksa gecikme zamları silindikten sonra kalan tutarın mı yapılandırıldığını göreceğiz. Dar gelirlilerin icralık ve varlık yönetim şirketlerine olan 2.000 TL'lik borçlarının da nasıl silineceğini göreceğiz.

Yaz mevsimi vergi mükellefleri açısından oldukça sıcak geçti. Yoğun vergi incelemeleri ve ödenmeyen borçlar için e-hacizler yağdı. Torba yasa teklifinde; yapılandırmayı ihlal edenlerin sisteme tekrar dönmeleri için yeni bir hak verilecek.

Vergisini düzenli ödeyenler haklı olarak bu yapılandırmalara karşı çıksalar da ödeyemeyenlere de hak vermek gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizde, %97'si KOBİ kapsamına giren işyerleri söz konusu. Sadece bir işçi çalışan işyeri sayısı 750.000. Öz sermayesi yetersiz ve verimsiz işyerlerinden oluşan bir ekonomide; bir Alman ya da Norveçli müteşebbisin 40 yılda yaşayamayacağı öngörülemez ekonomik değişimleri çok kısa bir zamanda yaşayan küçük esnaf ne yapsın?

Sürekli ve düzenli nakit akışı yaratılamayan bir ekonomide bu tür yapılandırma yasalarına şaşırmamak gerektiğini düşünüyorum. Karşılıksız çek, konkordato ve iflas da bu durumun bir sonucu. Krediye erişimi kesilen işletmeler katma değer vergilerini ödemedi ve kredi gibi kullandı. Bunun üzerine gecikme zammı oranı yıllık %19.2'den %30'a çıkartıldı. Bu önlem de tahsilatı artırmadı.

Vergi mükellefi olup sistem içine girmiş hiçbir mükellefin, tahakkuk etmiş borcunu ödemeden faaliyetini sürdürebileceği düşüncesini taşıdığını düşünmüyorum. İdarenin elinde e-haciz gibi güçlü bir silah varken, bunu akıldan geçirmek saflık olacaktır.

Seçime bir yıldan az bir zaman kaldığı dikkate alındığında; yeni düzenlemenin sadece yapılandırma değil, af hükümleri de içereceğini söylemek için kahin olmaya gerek yok.

Sözcü | Nedim TÜRKMEN