Yeni uygulama, döviz almama taahhüdünün kaldırılmasıyla birlikte, şirketler için daha cazip hale geldi. Bu yazımda, döviz dönüşüm desteğinin 1 Ekim 2026’da yürürlüğe giren güncel işleyişini 16 soru üzerinden anlatmaya çalışacağım.
1. Döviz dönüşüm desteği nedir?
Döviz dönüşüm desteği (DDD), kapsama girenyurt dışı kaynaklı dövizleriniaracı banka üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına (TCMB) satan firmalara, satılan dövizin TL karşılığının belli bir oranı üzerinden yapılan nakdi destek ödemesidir.
Uygulamanın dayanağını, 26 Ocak 2023 tarihinde yayımlanan 2023/5 sayılı Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (“Tebliğ”) ve buna dayanılarak TCMB tarafından hazırlanan Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğe İlişkin Uygulama Talimatı (“Talimat”) oluşturuyor.
Başlangıçta %2 olan destek oranı, 3 Mayıs 2025 tarihli Tebliğ değişikliğiyle geçici olarak %3’e çıkarıldı ve bu geçici süre günümüze kadar çeşitli defalar uzatıldı. Güncel düzenlemeye göre bu oran 31 Ocak 2027 tarihine kadar, bu tarih dahil, %3 olarak uygulanacak. Yeni bir uzatma veya değişiklik yapılmazsa bu tarihten sonraki dönem için Tebliğdeki genel oran olan %2 dikkate alınacak.
2. Yeni uygulamaya neden ihtiyaç duyuldu?
Eski uygulamada yararlanılabilecek destek tutarı için bir üst sınır bulunmuyordu. Bu durum, hayali ihracat ve usulsüz bildirimler yoluyla desteğin suistimal edilmesine zemin hazırlıyordu. Nitekim, basına yansıyanhaberler, hayali ihracat ve usulsüz belgeler yoluyla destekten yararlanıldığı iddiaları hakkında adli soruşturmalar yürütüldüğünü gösteriyor.
Diğer yandan, eski uygulamadaki döviz almama taahhüdü de farklı bir sorun yaratıyordu. Destekten yararlanmak isteyen firmanın veya aynı gruptaki başka bir firmanın döviz ihtiyacı, taahhüdün yerine getirilmesini güçleştiriyordu. Böylece destek, esas ihtiyacı olan firmalara ulaşamayabiliyordu.
DDD’deki uygulama değişikliğiyle; bir taraftan desteğin suistimal edilmesinin önüne geçilmesinin, diğer taraftan da döviz almama taahhüdünün yarattığı engelin kaldırılmasının amaçlandığı anlaşılıyor.
Ancak yeni uygulamayla getirilen sınırlar da eleştiri konusu oluyor. Ekonomim Gazetesi’nin 15 Ekim 2026 tarihlihaberinegöre; ihracatçılar, satış limiti ve destek tavanının yararlanılabilecek desteği azalttığını, belge ve kontrol süreçlerinin ise ilave maliyet ve bürokrasi yarattığını belirterek, haklı olarak uygulamanın gözden geçirilmesini istiyor.
3. Yeni uygulama neden önemli?
Destek uygulaması, firmanın döviz satışında eline geçen TL tutarını artırıyor. Örneğin dönüşüm kurunun 1 ABD doları için 50 TL olduğu varsayılırsa; destek kapsamındaki satışta 50 TL’ye ek olarak 1,50 TL destek alınıyor. Böylece, vergi ve işlem maliyetleri öncesinde, dolar başına elde edilen toplam tutar 51,50 TL’ye çıkıyor. Yani destekten yararlananlar açısından adeta piyasadaki döviz kurundan daha yüksek ikinci bir kur ortaya çıkmış oluyor.
Yeni uygulamada, öncekinden farklı olarak döviz almama taahhüdü bulunmuyor. Dolayısıyla şartları sağlayan bir firmanın, destekten yararlanabilmek için TCMB’ye döviz sattıktan hemen sonra ihtiyacı için piyasadan yeniden döviz alabilmesi mümkün. Bu esneklik, döviz ihtiyacı olan firmaların dahi destekten yararlanabilmesine imkan sağlıyor.
4. Kimler destekten yararlanabilir?
Tebliğ ve Talimata göre, Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan tüzel kişiliği haizfirmalarbu destekten yararlanabiliyor. Bankalar ve TCMB tarafından belirlenen diğer mali kuruluşlar ise bu kapsamın dışında tutuluyor. Dolayısıyla, gerçek kişi olarak faaliyet gösteren ticari işletme sahipleri bu destekten faydalanamıyor.
5. Hangi döviz satışları destek kapsamında?
Tebliğ ve Talimata göre,sadece“yurt dışı kaynaklı”döviztanımına girendövizlerin TCMB’ye satılması halinde desteğe hak kazanılabiliyor. Bunun dışındaki dövizler için destekten yararlanılamıyor. Yani bankadan alınan veya kaynağı destek kapsamına girmeyen her dövizi TCMB’ye satarak bu destekten yararlanmak mümkün değil.
Yurt dışı kaynaklı döviz, Talimatta şu 3 grup olarak tarif ediliyor:
a) Mal ihracatından (kıymetli maden ihracatı hariç) elde edilen dövizler
b) Döviz kazandırıcı hizmetlerden elde edilen dövizler
c) Serbest bölgeden yurt dışına satışlardan elde edilen dövizler
a) Mal ihracatından elde edilen dövizler:
İhracat Genelgesi kapsamında İhracat Bedeli Kabul Belgesine (İBKB) bağlanan mal ihracatı bedeli dövizler bu kapsama giriyor. Destekten yararlanılabilmesi için İBKB‘de, bedel getirme ve/veya ihbar süresi, ihtarname süresi ya da ek süre içinde düzenlendiğini gösteren açıklamalardan birinin bulunması ayrıca isteniyor.
İhracat Genelgesine göre, ilgili kapsamdaki İBKB veya Döviz Alım Belgesine bağlanan ihracat bedellerinin en az %35’inin satılması yükümlülüğü 31 Ocak 2027 tarihine kadar devam ediyor. Ancak destek sadece TCMB’ye satma zorunluluğu olan %35’le sınırlı değil. Firmalar, diğer şartlar ve kullanılabilir limitler dahilinde, İBKB’ye bağlanan bu mal ihracat bedeli dövizlerinin tamamını TCMB’ye satarak destekten yararlanabiliyorlar.
Efektif, yani nakit olarak getirilen mal ihracatı bedellerinde ise ikili bir ayrım var: Peşin ihracat bedeli olarak getirilen efektifler destekten yararlanamıyor. Peşin olmayan mal ihracatı bedellerinde ise gümrük beyannamesi bilgilerini içeren Nakit Beyan Formunun (NBF) düzenlenmiş olması şartı aranıyor.
Bu NBF şartı, Irak, Libya ve Moritanya’ya yapılan ihracatlarda, İhracat Genelgesine göre NBF aranmaksızın efektif olarak kabul edilip İBKB’ye bağlanan bedellerin destekten yararlanmasını engelliyor. Oysa bu kolaylık ihracatçıların tahsilat sorunlarını azaltmak için getirilmişti. NBF olmaksızın İBKB düzenlenebilmesinin bu destek için yeterli görülmemesi bana anlamsız geliyor. Bu bedellerin de diğer şartlar sağlanarak destek kapsamına alınması gerektiğini düşünüyorum.
b) Döviz kazandırıcı hizmetlerden elde edilen dövizler:
Talimat burada Görünmeyen İşlemler Genelgesinin 5 inci maddesi kapsamındaki hizmetlere atıf yapıyor. Anılan maddede,“Türkiye’de yerleşik kişiler, dışarıda yerleşik kişiler için yurt içinde ve yurt dışında sundukları hizmetler karşılığında dışarıda yerleşik kişilerden aldıkları dövizleri serbestçe tasarruf edebilirler.“deniliyor.Yani aslında yurt içinde veya yurt dışında sunulduğuna bakılmaksızın yurt dışında yerleşik kişilere sunulan hizmetler karşılığı olarak bu kişilerden elde edilen dövizler bu kapsama giriyor. Burada dövizin yurt dışında yerleşik kişilerden elde edilmesi kritik kural.Dolayısıyla, bu kapsamı yalnızca KDV yönünden hizmet ihracı veya Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) 10/1-ğ maddesindeki mühendislik, mimarlık ve benzeri hizmetlerle sınırlı düşünmemek gerekiyor.
Burada da süre yönünden bir sınırlama var: Hizmet bedeli dövizin, kesin fatura tarihinden itibaren 180 gün içinde TCMB’ye satılması isteniyor. Fatura ibraz edilmeden ve hizmetin gerçekten yurt dışındaki alıcıya sunulduğu banka tarafından tespit edilmeden destek verilmiyor. Yurt dışından efektif olarak getirilen hizmet bedelleri kapsam dışında. Yeni Talimatta hizmet gelirleri için VRHİB şartına ve bu belgedeki tutarla sınırlamaya yer verilmiyor.
Hizmete aracılık eden firmalar ise yalnızca kendi aracılık hizmetlerinden hak ettikleri dövizler için destek alabiliyor. Bu tutar, aracının yurt dışındaki alıcıya düzenlediği fatura ile hizmeti sunan yurt içindeki firmanın aracıya düzenlediği fatura arasındaki fark esas alınarak belirleniyor. Hizmeti sunan firmadan ayrıca muvafakatname de alınması gerekiyor.
c) Serbest bölgeden yurt dışına satışlardan elde edilen dövizler:
Serbest bölgede faaliyet gösteren firmaların yalnızca yurt dışına yaptıkları satışlardan elde ettikleri dövizler bu kapsama giriyor. Dövizin, malın yurt dışına gönderilmek üzere serbest bölgeden çıktığının ilgili idarece onaylandığı tarihten itibaren 180 gün içinde satılması gerekiyor. Destek için Serbest Bölge Müdürlüğünce onaylı Serbest Bölge İşlem Formunun aracı bankaya ibrazı da gerekiyor.
Tekrar belirtmek gerekirse; bu üç gruba girmeyen dövizler destekten yararlanamıyor. Örneğin transit ticaretten elde edilen dövizler İBKB’ye bağlanan mal ihracatı bedeli olmadığından; Türkiye’de yerleşik müşterilere verilen yurt dışı taşıma hizmetinden elde edilen dövizler ise, yurt dışı yerleşiklerden elde edilmediğinden destek kapsamına girmiyor.
Son olarak döviz cinsi bakımından da bir kural var. TCMB’ye ABD doları, euro ve İngiliz sterlini satılabiliyor. TCMB’nin alım satımına konu diğer dövizler, örneğin İsviçre frangı, Japon yeni veya Çin yuanı, bu üç para biriminden birine çevrilerek TCMB’ye satılabiliyor.
6. Destek tutarı nasıl hesaplanıyor?
Hesaplama, TCMB’ye satılan döviz tutarının satış günü saat 11.00’de ilan edilen TCMB döviz alış kuruyla TL’ye çevrilmesi ve bu tutara güncel destek oranının uygulanmasıyla yapılıyor.
Örneğin TCMB’ye 100.000 ABD doları satıldığını, dönüşüm kurunun 50 TL ve destek oranının %3 olduğunu varsayalım. Satışın TL karşılığı 5.000.000 TL, destek tutarı ise 150.000 TL oluyor.
Burada destek hesabında esas alınan tutar İBKB’nin tamamı değil, şartları sağlayarak TCMB’ye satılan tutar. Örneğin aynı belgenin sadece bir kısmı TCMB’ye satılmışsa, destek hesabı da bu kısım üzerinden yapılıyor.
7. DDD’den yararlanmak için sağlanması gereken temel şartlar neler?
Destek kapsamındaki yurt dışı kaynaklı dövizler, belge düzeni ve limitlere ilişkin kurallar yanında, firmaların özellikle şu iki şarta dikkat etmesi gerekiyor:
a) Döviz pozisyonu şartı
Destekten yararlanabilmenin temel şartı firmanın döviz pozisyonu oranının %10’u aşmaması.
Bu şart aslında tamamen yeni bir uygulama değil. TCMB’nin Türk lirası reeskont kredilerinde de %10’luk döviz pozisyonu sınırı uygulanıyordu. Benzer bir şart bu defa DDD için getirildi. Ancak kullanılan formların ve temel oran formülünün benzer olması yanıltmamalı. Hesaplamada esas alınan tarih, değerleme ve bildirim kuralları bakımından farklılıklar bulunduğundan, reeskont kredileri için hazırlanan hesabın DDD açısından da aynen geçerli olduğunu varsaymamak gerekiyor.
DDD açısından bu oran, Talimat ekindeki Döviz Pozisyonu Bildirim Formunda tanımlanan hazır döviz varlıkları toplamının, yıllık net satış hasılatı ile bilanço aktif toplamından büyük olanına bölünmesiyle bulunuyor.
Hazır döviz varlıklarına; kasa, alınan çekler, bankalar, diğer hazır değerler, menkul kıymetler ile ortak, iştirak ve bağlı ortaklıklardan alacakların ilgili tutarları dahil ediliyor. Verilen çekler ve ödeme emirleri ise düşülüyor. Döviz veya altına endeksli varlık ve yükümlülükler de form açıklamalarına göre dikkate alınıyor.
Form, düzenleme tarihindeki döviz ve altın varlıkları ile yükümlülüklerini gösteriyor. Bunların TL karşılıkları hesaplanırken dövizler için TCMB tarafından içinde bulunulan yılın ilk iş günü ilan edilen döviz alış kurları, altın için aynı gün Borsa İstanbul tarafından ilan edilen fiyatlar kullanılıyor.
Oranın paydasında ise, firmanın son yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde raporlanan en güncel yıl sonu bilanço aktif toplamı ile aynı beyannamedeki yıllık net satış hasılatından yüksek olanı dikkate alınıyor. Özel hesap dönemine tabi firmalarda da en güncel kurumlar vergisi beyannamesi eki mali tablolardaki verilerin esas alınması gerektiği anlaşılıyor.
Formu YMM veya SMMM hazırlayıp imzalıyor; ardından firma yetkilileri bilgilerin doğruluğunu teyit ederek imzalıyor. Islak veya elektronik imzalı olarak bankaya ibraz edilebilen form, belge tarihinden itibaren 15 gün geçerli. Bu süre içinde aynı formla birden fazla işlem yapılabiliyor.
Form ekinde meslek mensubunun bağlı bulunduğu odanın çalışanlar listesine kayıtlı olduğunu gösteren faaliyet belgesinin de yer alması talep ediliyor. Belgenin aslının bankaya ibrazından sonraki üç ay içinde aynı meslek mensubunun onayladığı diğer formlar için yeniden faaliyet belgesi ibrazı gerekmiyor.
b) Hesap bakiyesi şartı
Talimata göre; aracı banka, ihracat bedelinin firma hesabına geldiği tarih ile destek talep tarihi arasındaki dönemde hesap bakiyesinin gelen ihracat bedelinin altına düşmediğini ve hesabın ihracat bedeli olmayan başka dövizlerle sonradan tamamlanmadığını tespit etmek zorunda. Bu tespit yapılamıyorsa destek kapsamında döviz satışı gerçekleştirilmiyor.
Bu düzenleme, Talimatın “Aracı bankaların görev, yetki ve yükümlülükleri” başlıklı 7 nci maddesinde, bankaya verilmiş bir kontrol sorumluluğu olarak yer alıyor. Ancak tespitin yapılamaması halinde işlemin gerçekleştirilemeyeceğinin belirtilmesi, bu sorumluluğu firmalar açısından fiilen ilave bir yararlanma şartına dönüştürüyor.
Diğer bir deyişle, ihracat bedelinin kaynağının yanında hesaba girdikten sonraki hareketleri de izleniyor. Bedelin kullanılıp hesabın başka kaynaklı dövizlerle tamamlanması halinde, talep gününde yeterli bakiye bulunması tek başına destek hakkı sağlamıyor.
Bu yaklaşım bana KKM istisnasında, bilançodaki dövizlerin dönüşüm tarihine kadar hesap hareketleri içinde nasıl izleneceğine ilişkin tartışmaları hatırlattı. Burada da dövizin kaynağının yanında, hesaba girdikten sonraki hareketlerinin yararlanma hakkını belirlediği bir uygulamayla karşı karşıyayız.
Bu şartı gereksiz ve sorunlu gördüğümü belirtmeliyim. Firmaların döviz hesapları sadece belirli ihracat bedellerini beklettikleri hesaplar değil. Aynı hesaplardan başka tahsilatlar da yapılıyor, borçlar ödeniyor, farklı kaynaklardan döviz girişleri gerçekleşiyor. Kanaatimce bu şart, firmaların operasyonel yükünü artırmanın yanında destekten yararlanabilecekleri tutarı da azaltabilir.
8. Satılabilecek döviz veya alınabilecek destek için sınır var mı?
Yararlanılabilecek DDD için iki ayrı sınır var: (a) Firma satış limiti ve (b) Azami destek tutarı.
a) Firma satış limiti
Her bir firmaya özgü olarak belirlenen ve firma tarafından destek kapsamında bir takvim yılı içerisinde TCMB’ye satılabilecek dövizin TL karşılığına ilişkin sınırı ifade ediyor.
Firma satış limiti, firmanınfaaliyet kârıile12 aylık işgücü maliyetitoplamı olarak TCMB tarafından hesaplanıyor. Bu hesaplama katma değer esası olarak adlandırılıyor.
Buradaki faaliyet kârı için, firmanın son yıllık kurumlar vergisi beyannamesi eki gelir tablosunda yer alan faaliyet kârı; işgücü maliyeti için ise SGK’ya bildirilen prim hesabına esas maaş ve ücretler ile çalışanlar adına ödenen sosyal güvenlik primleri toplamı dikkate alınıyor. Firmanın faaliyet zararının bulunması halinde yalnızca işgücü maliyeti esas alınıyor.
Faaliyet kârı verisi bulunmaması veya verinin olağandışı özellik göstermesi halinde de hesap yalnızca işgücü maliyeti üzerinden yapılabiliyor. TCMB tarafından olağandışı görülen ve hesaplamada dikkate alınmayan faaliyet kârının, ilgili yıla ait e-YMM tam tasdik raporuyla tevsik edilmesi halinde bu tutar limit hesabına dahil edilebiliyor.
Limitin ocak ve temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez güncellenmesi esası var. Veriler bu aylarda temin edilemezse güncelleme veri temininden sonra yapılıyor. Kullanılmayan limit sonraki takvim yılına devretmiyor. Güncellemede limitin önceki satışların altına düşmesi, aradaki fark için destek iadesi gerektirmiyor; yukarı yönlü güncelleme yeni kullanılabilir limit yaratırsa yeniden yararlanılabiliyor.
b) Azami destek tutarı:
Tüm firmalar için geçerli ve bir takvim yılında yararlanılabilecek destek üst sınırını oluşturuyor. Talimatta 100 milyon TL olarak belirlenmiş durumda. Bu tutarın cari oran üzerinden hesaplanan destek tutarını mı, yoksa TCMB’ye satışı yapılabilecek dövizin TL karşılığı mı olduğu uygulamada zaman zaman karıştırılabiliyor. Bu tutar, desteğin kendisini ifade ediyor. %3 destek oranıyla bu destek üst sınırı, yaklaşık 3,33 milyar TL karşılığı döviz satışına denk geliyor.
c) 2026 yılı için kıst dönem tutarları
2026 yılı için ayrıca kıst dönem kuralı var. 1 Ekim–31 Aralık 2026 döneminde firma satış limiti 0,25 katsayısıyla uygulanıyor; azami destek de 100 milyon TL’nin dörtte biri olan 25 milyon TL’ye düşüyor. Bu döneme özgü hesapta 1 Ekim öncesindeki satış ve destekler dikkate alınmıyor.
Limit kullanımını TCMB takip ediyor. Satıştan sonra herhangi bir nedenle destek alınamaması veya desteğin iade edilmesi halinde limitten ve tavandan düşülen tutarlar geri eklenmiyor.Dolayısıyla döviz satışlarından önce kalan limitin takip edilmesi çok önemli hale geliyor.
9. Aracı ihracatçılar üzerinden yapılan ihracatta destek kime ödeniyor?
Dış Ticaret Sermaye Şirketleri, Sektörel Dış Ticaret Şirketleri ve diğer aracı ihracatçıların yurda getirdiği peşin olmayan ihracat bedelleri, uygulama kapsamında kendilerine ürün tedarik veya imal eden firmalar adına satılabiliyor. Bu durumda satışın tedarikçi/imalatçı tarafından yapıldığı kabul ediliyor ve destek doğrudan onun hesabına aktarılıyor.
İşlem için iki firmanın birlikte imzaladığı Ek-E beyannamesi, aracılı ihracat sözleşmesi, tedarikçi/imalatçı unvanının kayıtlı olduğu gümrük beyannameleri ve bunlarla eşleşen ihraç kayıtlı mal faturalarının bankaya verilmesi isteniyor. Döviz doğrudan tedarikçi/imalatçı hesabına gelmiş olsa da, peşin olmayan bedeller için aynı belgeler aranıyor.
Banka, taraflar arasında gerçekten bir tedarik veya imalat ilişkisi bulunduğunu ilave kontrollerle tespit etmek zorunda. İlişki tespit edilemiyorsa destek kapsamında işlem yapılamıyor.
10. Peşin ihracatta süreç nasıl işliyor?
Peşin ihracatta döviz satışı ile destek ödemesi aynı anda yapılmıyor. Firma, gümrük beyannamesi bilgilerini bildirmeden önce, dövizi TCMB’ye satarken talep formuyla desteğe başvuruyor. Dövizin TL karşılığı ödeniyor ve satış tutarı o gün firma limitinden düşülüyor.
Daha sonra satış tarihini izleyen altı ay içinde, en az satılan döviz tutarında ve ödeme şekli “Peşin Ödeme” olan gümrük beyannamesi bilgileri ile geçerli döviz pozisyonu formunun bankaya sunulması gerekiyor. Destek bu belgeler ibraz edildikten sonra, döviz satış gününün dönüşüm kuru üzerinden hesaplanarak ödeniyor.
Yurt dışından efektif olarak getirilen peşin mal ihracatı bedelleri bu imkândan yararlanamıyor. Ayrıca 1 Ekim 2026’dan önce tahsil edilmiş olup, TCMB’ye satılmamış peşin ihracat bedelleri yeni uygulamadan yararlanabilirken, TCMB’ye satılmış peşin bedellerde ise eski Talimat hükümleri uygulanıyor.
11. Dahilde işleme kapsamında bedelsiz ithalat varsa destek nasıl hesaplanıyor?
Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamındaki ihracatta, aracı banka, ihracata konu bedelsiz ithalat bulunup bulunmadığını kontrol ediyor. Desteğe esas döviz satış tutarı belirlenirken, ihracat bedelinden bedelsiz ithalat tutarı düşülüyor.
Örneğin ihracat bedeli 100.000 ABD doları, buna ilişkin bedelsiz ithalat tutarı 30.000 ABD dolarıysa, diğer şartlar da sağlandığında destek hesabına esas alınabilecek tutar 70.000 ABD doları oluyor. Bedelsiz ithalat ihracat bedeline eşitse veya onu aşıyorsa destek ödenmiyor.
Bedelsiz ithalat tutarını da kapsayacak şekilde destek kapsamında satış yapılması halinde Talimatın usulsüz yararlanmaya ilişkin iade ve yaptırım hükümleri uygulanıyor. Dolayısıyla gümrük beyannamesindeki toplam ihracat tutarını doğrudan destek matrahı kabul etmek, bu işlemlerde ciddi bir hata yaratabilir.
Diğer yandan, bu açıklamalar DİR kapsamında bedelsiz ithalat varsa geçerli.DİR kapsamındaki bedeli ödenen ithalat bedellerinin bu şekilde desteğe esas döviz satış tutarı belirlenirken, ihracat bedelinden düşülmesi söz konusu değil.
12. Hangi özel durumlarda destekten yararlanılamıyor?
Kapsam, döviz pozisyonu, bakiyesi ve limit şartlarına ilişkin açıklamalara yukarıda yer vermeye çalıştım. Bunların yanında, desteğe engel olan önemli bir konu daha var. İhracat ve Döviz Kazandırıcı Hizmetler Reeskont Kredisi veya Reeskont Finansmanı Uygulama Talimatının Ek Madde 4’ü kapsamında kredi kullanan firmalara, kredi vadesi boyunca DDD sağlanmıyor.
Buradaki düzenleme, 2016/9538 sayılı Kararın 11/A maddesine uygun kurulan kredi garanti kurumlarının kefaletiyle, asgari 1,5 milyon ABD doları kefaletli olmak şartıyla azami 5 milyon ABD doları limit dahilinde kullandırılan yabancı para cinsi reeskont kredi/finansmanına ilişkin. Uygulamada sanki tüm reeskont kredilerinin bu destekten yararlanmaya engel teşkil ettiği gibi bir yanlış algı var. Bu sınırlamayı bütün reeskont kredilerine genellememek gerekiyor.
İhracatın firmanın kastı veya kusuru olmaksızın iptal edilmesi alınan desteği korumuyor. İptal edilen ihracata ilişkin destek TCMB’ye iade ediliyor. Bu, usulsüz yararlanma yaptırımıyla her durumda aynı şey değil; ancak iade yükümlülüğü devam ediyor.
13. Destek kurumlar vergisine tabi mi ve indirimli oran uygulanabilir mi?
Desteğe özgü herhangi bir kurumlar vergisi istisnası bulunmuyor. İstanbul Defterdarlığı’nın 06.08.2024 tarihli ve E-62030549-120-1053589 sayılı özelgesinde de bu ödemenin, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 14 üncü maddesindeki kur korumalı mevduata dönüşüm istisnası kapsamında değerlendirilemeyeceği açıkça belirtiliyor.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 29.07.2024 tarihli ve E-62030549-125-1009784 sayılı özelgesinde ise destek gelirinin münhasıran ihracattan elde edilen kazanç sayılmayacağı ve ihracat kazançlarına tanınan 5 puanlık kurumlar vergisi oranı indiriminin bu gelire uygulanamayacağı ifade ediliyor. Yani Maliye’ye göre; dövizin ihracattan gelmiş olması, onu TL’ye çevirirken alınan desteği de kendiliğinden ihracat kazancına dönüştürmüyor.
Özetle; genel oranda vergilendirilen ve vergiye tabi kazancı bulunan bir kurum açısından devlet bir eliyle bu desteği verirken, diğer eliyle bunun %25’ini kurumlar vergisi olarak geri alıyor. Verilen destek tutarı zaten çok sınırlı iken, vergi yoluyla bunun daha da azaltılmasını doğru bulmuyorum. Bu desteği kurumlar vergisinden istisna tutan yasal bir düzenlemenin yapılmasının uygun olacağını düşünüyorum.
14. Aracı bankanın görev ve sorumlulukları neler?
DDD uygulamasında aracı bankaların görevi yalnızca dövizi TCMB’ye iletmek değil. Talimat, aracı bankalara çok ciddi görev ve sorumluluklar yüklüyor. Aracı bankaların; döviz pozisyon formunu, kendi nezdindeki döviz varlıklarının forma doğru aktarılmasını, oran hesabını, meslek mensubunun faaliyet belgesini, dövizin yurt dışı kaynaklı olduğunu ve destek kapsamına girdiğini, hesap bakiyesi şartının sağlandığını, aracılı ihracatta tedarik/imalat ilişkisini, hizmetlerde ise faturadaki hizmetin yurt dışındaki alıcıya gerçekten sunulduğunu kontrol etmesi gerekiyor. Bu kontrollerdeki eksiklikler dolayısıyla haksız bir destek alınmışsa ve bu haksız destek firmadan geri alınamazsa, TCMB bunu aracı bankadan re’sen tahsil ediyor.
Aracı bankalara bu kadar ciddi sorumluluk yüklenince, haliyle bankalar her işlemi çok sıkı kontrol ve teyit etmek istiyor. Bu da firmaların süreçteki operasyonel maliyetlerini artırıyor.
Aracı bankalar, bu işlemlere aracılık etmesi nedeniyle destek tutarının en fazla %1’i kadar komisyon alabiliyor. Buradaki %1, satılan dövizin TL karşılığına uygulanmıyor. Örneğin 150.000 TL destek için azami komisyon 1.500 TL; 5.000.000 TL’lik döviz satışının %1’i olan 50.000 TL değil.
15. Gerçeğe aykırı beyanın veya usulsüz yararlanmanın yaptırımı ne?
Usulsüz, amaca aykırı veya gerçeğe aykırı bilgi ve belgeyle alınan destek TCMB tarafından geri isteniyor. İade hesabında, desteğin döviz bazlı tutarı için satışta kullanılan dönüşüm kuru ile tespit günü saat 11.00’deki TCMB alış kurundan yüksek olanı esas alınıyor. Buna, döviz satış tarihinden tespit tarihine kadar, tespit tarihinde geçerli en yüksek TCMB gecelik borç verme faiz oranıyla hesaplanan faiz ve doğacak BSMV ekleniyor.
Mesele yalnızca para iadesiyle bitmiyor. Tespit tarihinden itibaren firmanın DDD talepleri ve TCMB kaynaklı kredi başvuruları ile kullanım talepleri durduruluyor. Hesaplanan tutar ödendikten sonra da ilk tespitte bir yıl, sonraki tespitlerde üç yıl boyunca bu kısıtlama sürüyor. Birbiriyle bağlantılı tespitler süre uygulaması bakımından tek tespit sayılıyor. TCMB ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar veriyor.
Tespit kapsamındaki toplam destek 100.000 TL’yi aşmıyorsa ve hesaplanan tutar ödenirse, bir ve üç yıllık süre kısıtları uygulanmıyor. Ancak TCMB’nin, tespitin niteliği, kapsamı, tekrarı ve inceleme, soruşturma veya davadaki bulgulara göre bu süre ve tutarlardan bağımsız karar verme yetkisi de var. Bu nedenle 100.000 TL eşiğini bütün sonuçları kaldıran bir güvence gibi görmemek gerekiyor.
Kontrol ilişkisi bulunan firmalar da bu usulsüz kullanım tespitinden etkilenebiliyor. İlgili firmanın kontrol ettiği, onu kontrol eden ve onu kontrol eden gerçek veya tüzel kişilerin kontrol ettiği firmaların DDD ve TCMB kaynaklı kredi talepleri, hesaplanan tutar ödeninceye kadar kabul edilmiyor.
Bankalar şüpheli işlemleri TCMB’ye bildirmek zorunda. TCMB’nin bildirdiği tahsilat tutarı bir ay içinde aktarılmazsa bankanın TCMB nezdindeki hesabından resen tahsil edilebiliyor. Firmanın imzaladığı talep formunda da bu tutarların kendi banka hesaplarından ayrıca onay, ihbar veya ihtar gerekmeksizin tahsiline muvafakat bulunuyor.
16. Tereddüt edilen konularda kimden ve nasıl görüş alınabilir?
Talimat; işlemlere ilişkin bilgi, belge ve görüş taleplerinin aracı bankalar üzerinden TCMB’ye iletilmesini esas alıyor. Bu kapsamda, özellikle dövizin kaynağı, kapsamı, kullanılabilir limit ve belge düzeni gibi konularda tereddüt yaşayan firmaların, bu konuları aracı bankalar üzerinden TCMB’ye iletebilmeleri mümkün bulunuyor.





