Bu yazımızda 7566 sayılı söz konusu Kanun’un vergiyle ilgili önemli düzenlemelerine değindikten sonra yılın son günlerinde mevzuatta yapılan 2026 yılını da etkileyen yeni düzenlemeler hakkında bilgilendirme yapacağız.
Kira gelirlerindeki istisna uygulamasının kapsamını daraltan düzenleme yasadan çıkarıldı.
Gelir vergisi yasasında, binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın (2025 yılı için) 47 bin lirasının vergiden istisna olduğuna dair hüküm yer alıyor. Yani gayrimenkulünü konut olarak kiraya veren kişilerin 2025 yılı içerisinde elde ettikleri kira geliri 47 bin liradan azsa bu gelirlerini beyan etmiyorlar, bu tutardan fazla bir kira geliri olduğu durumda ise aşan kısmı beyan etmeleri gerekiyor.
Ticari, zirai kazanç veya serbest meslek kazancı elde eden mükellefler ile beyana tabi olsun olmasın 2025 yılı gelirleri toplamı 1 milyon 200 bin lirayı aşan mükellefler bu istisnadan yararlanamıyorlar.
Yukarıdaki sayılanlar dışındaki tüm mükelleflerin 47 bin liralık istisnadan yararlanabilme imkânı varken yasa teklifinin 1. maddesiyle bu istisnaya bir sınırlama getirilmesi öngörülmüştü. Buna göre 2026 yılından itibaren istisnadan sadece, kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı alanlar Türkiye sınırları içerisinde sahibi oldukları konutlar için yararlanılabileceklerdi.
Bu madde aslında Genel Kurul’un 26 Kasım tarihli birleşiminde kabul edilmişti. Ardından diğer maddelerin görüşüldüğü Genel Kurul’un 4 Aralık tarihli birleşiminde verilen bir önergeyle madde tekrar görüşülerek yasa metninden çıkarıldı. Böylelikle istisna uygulaması yukarıda özetlediğimiz ilk haline dönmüş oldu.
Konut kira gelirlerinden, konut kredi faizlerinin düşülmesi uygulamasına son verildi.
Kira gelirinin beyanında giderler iki farklı yöntemle tespit edilebiliyor. Bunlar “götürü gider” ve “gerçek gider” yöntemleridir. Ortaya çıkacak vergi yükünü dikkate alarak belirtilen gider yöntemleri arasında mükellefler serbestçe tercih yapabiliyorlar.
Götürü gider yöntemini seçen mükellefler hiçbir belgeye gerek olmaksızın tahsil ettikleri kira bedelinin %15’ini gider olarak indirebiliyorlar. Gerçek gider yönteminde ise yasanın 74. maddesinde sayılan giderlerin belgelendirilmesi şartıyla indirilmesi mümkün. Bu giderlerden biri de kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleridir.
7566 sayılı yasayla kiraya verilen konutların alımı sırasında kullanılan kredilerin faizlerinin kira gelirinden indirilebilmesi imkanına son verildi. Bu düzenleme 2025 yılında elde edilen kira gelirleri için de geçerli olacak.
Geçici vergide eski uygulamaya dönüldü.
Ticari kazanç ve serbest meslek kazancı elde eden mükellefler ile kurumlar vergisi mükellefleri geçici vergi beyannamesi vermek zorundalar. Bu beyannameler üçer aylık kazançlar üzerinden yılda 4 kere veriliyordu. 2022 yılından itibaren yapılan bir değişiklikle (7338 sayılı yasa) 4. dönem geçici vergi kaldırılmıştı.
7566 sayılı yasayla dördüncü geçici vergi dönemi tekrar sisteme dahil edildi. Bu değişiklik, 2025 yılı gelir ve kazançları için de geçerli olacak. Yani kapsama giren mükelleflerin önümüzdeki Şubat ayının 17’sine kadar 2025/Ocak-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi beyannamelerini vererek çıkan vergiyi aynı sürede ödemeleri gerekiyor.
Noterdeki araç satışlarında harç ödenecek.
7566 sayılı yasayla, sıfır araçların ilk tescili ile ikinci el araçların satış ve devir işlemlerinde noter harcı ödenmesine ilişkin düzenleme yapıldı. Bu harç, bin liradan az olmamak üzere satış ve devir bedeli üzerinden binde 2 olarak hesaplanıp noterde ödenecek.
Genel Kurul görüşmeleri sırasında verilen bir önergeyle, tescil edilmiş araçların ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi bulunanlara yapılan satış ve devirlerinde bu harcın alınmayacağına ilişkin hüküm eklendi. Söz konusu harç uygulamasının yürürlük tarihi 1 Ocak 2026 olarak belirlenmiş durumda.
Bazı yetki belgelerine yıllık harç getirildi.
Yeni yasa ile mevcut durumda harca tabi olmayan;
- Ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler,
- Kuyumculuk yetki belgeleri,
- İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgeleri,
- Taşınmaz ticareti yetki belgeleri,
- Veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar,
- Kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri,
- Ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatları,
üzerinden yıllık maktu harç alınması uygulamasına geçiliyor.
Yukarıda ilk dört sırada yer alan belgelerle ilgili harçlar; büyükşehir belediyesi olan illerde, nüfusu 30.000'i geçmeyen ilçeler hariç olmak üzere bir kat artırımlı uygulanacaktır. Nüfus sayısı bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla TÜİK tarafından yayımlanmış son verilere göre belirleniyor.
Ayrıca mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harçlar da yıllık hale getirildi. Söz konusu harçlar 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli.
Eksik tapu harcı ödemenin cezası artırıldı.
Gayrimenkullerin tapuda yapılan alım satım işlemlerinde tapu harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanıyor.
Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi durumunda, aradaki farka isabet eden harç mükelleften tahsil ediliyor. Bu fark tapu harcı üzerinden ayrıca %25 oranında vergi ziyaı cezası kesiliyor.
Yeni yasa ile %25’lik ceza oranı artırılarak %100’e çıkarıldı. Buna göre yasanın yayım tarihinden (19.12.2025) itibaren eksik ödendiği tespit edilen tapu harcının dörtte biri yerine harç miktarı kadar ceza kesilecek.
Emlak vergisi artışına sınırlama getirildi.
Emlak vergisi yasası uyarınca bina ve arazi vergisi, “vergi değeri” üzerinden hesaplanıyor. Genel kural olarak vergi değeri de her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin yeniden değerleme oranının yarısı oranında artırılmak suretiyle tespit ediliyor.
Ancak dört yılda bir vergi değerlerinin hesabında kullanılan arsa, arazi metrekare birim değerleri her mahalle, cadde ve sokak bazında Takdir Komisyonları tarafından belirleniyor. Nitekim 2026 yılında ödenecek olan emlak vergilerine baz alınacak arsa ve arazi değerleri Takdir Komisyonları tarafından 2025/Haziran sonuna kadar belirlendi.
Tarafından birçok komisyon tarafından arsa ve arazi birim değerlerinin fahiş olarak artırıldığına ilişkin tartışmalar çıkmış, ardından söz konusu kararlar birçok mükellef tarafından dava konusu edilmişti. Yapılan çeşitli açıklamalarda bu konuya ilişkin yasal bir düzenleme yapılacağı ve artışların sınırlandırılacağı belirtilmişti.
Nitekim Genel Kurul’un 4 Aralık günkü birleşiminde 2026 yılına ilişkin olarak takdir edilen değerler için bir üst sınır getirildi. Buna göre 2026 yılı için takdir edilen arsa ve arazi birim metrekare değerleri dikkate alınarak hesaplanan vergi değerleri, 2025 yılına ilişkin vergi değerlerinin iki kat fazlasını geçemeyecektir.
Emlak vergisinde ara yıllardaki artış oranı değiştirildi.
Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde vergi değerinin, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl (yukarıda belirtilen dört yılda bir yapılan değerlemeler hariç), bir önceki yıl vergi değerinin aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunacağına ilişkin düzenleme yer almaktaydı.
7566 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle yapılan değişiklikle, söz konusu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde” ibareleri “yeniden değerleme oranında” şeklinde değiştirildi.
Buna göre emlak vergilerine baz alınacak vergi değerlerinin hesaplanmasında kullanılan arsa ve arazi birim değerlerinin Takdir Komisyonları tarafından belirlendiği yılları takip eden 3 yılda (2027 ila 2029, 2031 ila 2033 … gibi) vergi değerleri, bir önceki yılın vergi değerinin yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplanacaktır.
Geçici 67. maddenin süresi uzatıldı.
2006 yılında uygulanmaya başlayan ve menkul kıymet gelirlerinin tevkifat yoluyla vergilendirilmesine ilişkin kuralları içeren Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinin uygulama süresi en son 7256 sayılı Kanun (RG: 17.11.2020) ile 31 Aralık 2025 tarihine kadar uzatılmış ve ayrıca Cumhurbaşkanı’na beş yıla kadar uzatma yetkisi verilmişti.
Söz konusu yetki Cumhurbaşkanı tarafından 11 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10680 sayılı Karar ile kullanılmış ve GVK’nın geçici 67. maddesinin yürürlük süresi 31 Aralık 2030 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmıştır.
Devlet tahvili ve Hazine bonoları ile HM VKŞ tarafından ihraç edilen kira sertifikaları için geçerli olan %0 oranlı tevkifatın uygulanma süresi uzatıldı.
İlk olarak 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 22 Aralık 2021-31 Aralık 2022 (bu tarih dahil) tarihleri arasında iktisap edilen; Devlet tahvili ve Hazine bonoları ile Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama A.Ş. tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelir ve kazançlar üzerinden yapılan tevkifatın oranı %0 (sıfır) olarak belirlenmişti. Ardından bu uygulamanın süresi çeşitli Cumhurbaşkanı Kararları ile uzatılmıştı.
19 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 10706 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile %0 oranlı tevkifatın uygulanma süresi 30 Haziran 2026’ya kadar uzatılmıştır.
Buna göre 22 Aralık 2021 ile 30 Haziran 2026 (bu tarih dahil) arasında iktisap edilen;
- Hazine ve Maliye Bakanlığınca ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilen gelir ve kazançlar ile
- 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelir ve kazançlar,
üzerinden %0 (sıfır) oranında tevkifat yapılmaya devam edilecektir.
Enflasyon düzeltmesi 3 yıl yapılmayacak.
7571 sayılı Kanun, 24 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilip hemen ertesi günkü (25 Aralık) Resmî Gazete’de yayımlandı. Aslında Türk Ceza Kanunu’nda değişiklikler içeren bir yasa teklifi iken Genel Kurul görüşmeleri sırasında enflasyon düzeltmesiyle ilgili bir düzenleme de yasaya eklenmiş oldu.
Bu yasayla Vergi Usul Kanunu’na eklenen geçici 37. madde uyarınca 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacaktır. (2025 yılı geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı hususu ise 582 ve 587 sıra numaralı VUK Tebliğleri ile düzenlenmişti.)
Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenler, 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla enflasyon düzeltmesi yapmayacaklardır.
VUK’un mükerrer 298. maddesinin (Ç) fıkrasında yer alan yeniden değerleme uygulaması açısından 2025, 2026 ve 2027 yılları enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemler olarak kabul edilecektir.
Ayrıca VUK’un geçici 33. maddenin dördüncü fıkrasında sayılan kurumlar da (banka ve finans kurumları ile tasfiye ve iflas hallerindeki şirketler gibi) söz konusu yıllara ilişkin mali tablolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutmayacaklardır.
Bu konudaki her düzenlemede olduğu gibi münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler kapsam dışında bırakılmıştır. Buna göre söz konusu mükellefler önceki dönemlerde olduğu gibi 2025, 2026 ve 2027 yıllarında da (geçici vergiler dahil) enflasyon düzeltmesi yapmaya devam edeceklerdir.
Dijital hizmet vergisi oranında kademeli indirim yapıldı.
1 Mart 2020 tarihinden itibaren dijital ortamda sunulan bazı hizmetlerden “Dijital hizmet vergisi” adında bir vergi alınıyor. Vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleri olan dijital hizmet vergisinin oranı, hasılat üzerinden %7,5 olarak uygulanmaktaydı.
Cumhurbaşkanı yasanın verdiği yetkisini 5 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10767 sayılı Karar ile kullanarak dijital hizmet vergisi oranını; 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren %5’e, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren ise %2,5’e indirildi.





