Kısaca ne oldu?

Değerli okurlar biliyorsunuz, geçen sene Emlak Vergisinde beyan değerle­ri Emlak Vergisi Kanununun 29. mad­desi çerçevesinde takdir komisyonla­rınca yeniden belirlendi.

Takdir komisyonlarınca belirlenen beyan değerlerinin yüksekliği nedeniyle mükelleflerce çok sayıda davalar açıldı.

7566 saylı Kanun da yapılan bir dü­zenleme ile artışlara: “2025 yılına ait vergi değerlerinin iki kat fazlasını ge­çemez.” şeklinde bir sınır getirilerek sorun çözülmeye çalışıldı.

Daha önce bir yazımda da belirtti­ğim üzere, bu düzenleme sonrası Vergi Mahkemeleri “ karar verilmesine gerek yoktur” şeklinde kararlar vererek dava­ları sonuçlandırmaya başladılar.

Bu kez de, Mali İdarenin 89 seri No’lu Emlak Vergisi Genel Tebliği ile yaptığı, iki kat fazlası ifadesinin 1+2 yani 2025 vergi değerinin üç katını aşamaz şek­linde anlaşılması gerektiği yaklaşımı tartışma yaratmıştır.

Mali İdarenin yaptığı yorumun yasa­ya aykırı olduğunu düşünen mükellef­ler davaya hazırlanmaktalar.

Emsal Yargıtay kararları

Değerli meslektaşım Erdoğan Sağ­lam'ın konuya ilişkin yazısında Er­dal Güleç’e atıf yapılarak, 5846 sayı­lı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun (FSEK)68.maddesindeki ” tespit edi­lecek rayiç bedelin en çok üç kat fazla­sını isteyebilir” şeklindeki düzenleme­nin de benzer tartışmalara sebep oldu­ğu paylaşılmıştı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ve Yargıtay’ın ilk derece mahkemeleri tarafından verilen ve dört kata ulaşan bedellere hükmedilen kararları boz­duğu görülmektedir. Yargıtay 11.HD, 06.03.2000 tarih ve E.1999/9978, K.2000/1893 sayılı kararda (“Bir ese­rin izinsiz çoğaltılması hâlinde, hak sa­hibinin tecavüz edenden isteyebileceği maddî tazminat miktarı, farazî sözleş­me ilkesi uyarınca hesaplanan mikta­rın üç kat fazlasını geçemez. Mahke­mece, bilirkişi raporunda hesaplanan ve hüküm altına alınan miktarın, söz­leşme olsaydı istenebilecek miktarın dört katı fazla olduğu gözden kaçırı­larak fazla miktarda maddî tazminata hükmedilmesi doğru değildir).

Bir aylık dava açma süresi geçti

İyuk’un 7. maddenin 1. fıkrasında vergi mahkemelerinde dava açma süre­sinin 30 gün olduğu belirtildikten son­ra, ikinci fıkrasının b bendinde dava açma süresi, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali hükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklar­da: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergi­lerde tahsilatın; Tebliğ yapılan haller­de veya tebliği yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif suretiyle alınan vergi­lerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldı­ğı ve idarenin dava açması gereken ko­nularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlar.

Emlak Vergisi Kanunu’nun 11. mad­desinin birinci fıkrasının a bendine gö­re, Bina Vergisi ilgili belediye tarafın­dan dört yılda bir defa olmak üzere tak­dir işleminin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının ocak ve şubat aylarında yıllık olarak tarh olunur. Aynı fıkraya göre, bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sa­yılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.

Aynı maddenin 3. fıkrasında, Bina Vergisinin her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılacağı belirtilmektedir.

Aşağıda paylaştığımız karar­lardan görüleceği üzere, mahke­meler ve Danıştay tahakkuk için tebliğ şartı aramamakta ve genel tarh dönemlerinde tahakkukun 1 Ocak itibariyle yapıldığını kabul etmektedirler.

İzmir BİM, 3. VDD, E. 2017/1861 K. 2017/1764 T. 30.11.2017 kün­yeli kararında, “1319 sayılı Em­lak Vergisi Kanunu'na göre emlak vergisi her bütçe yılının başından iti­baren o yıl için tahakkuk etmiş sayıldı­ğından, bu suretle tarh olunun vergiler mükellefe ayrıca tebliğ edilmeyecektir.

Sözü edilen hükme göre, kanunen bütçe yılı başında tahakkuk etmiş olan emlak vergisinin, mükellefine ayrıca bir yazı ile duyurulmasına gerek bulun­madığından, tahakkuk işlemine karşı açılacak davanın verginin tahakkuk et­miş sayıldığı bütçe yılı başından itiba­ren işlemeye başlayan otuz (30) günlük idari dava açma süresi içerisinde açıl­ması gerekmektedir.” yönünde karar vermiştir.

Samsun BİM, 2. VDD, E. 2020/44 K. 2020/157 T. 18.6.2020. Künyeli kararın­da, ”Ocak ayında tahakkuk eden emlak vergisine karşı davanın, 30 gün içinde olmak üzere en son 31.01.2019 tarihine kadar açılması gerekirken bu süre geçi­rildikten sonra… tarihinde açılan dava­nın esasını inceleme olanağı bulunma­dığından süre aşımı sebebiyle reddi ge­rektiği” şeklinde karar vermiştir.

Danıştay 9. D., E. 2021/1222 K. 2024/1332 T. 19.3.2024 ve VD­DK., E. 2019/262 K. 2019/917 T. 13.11.2019 künyeli kararda da konunun aynı görüş çerçevesinde değerlendiril­diği görülmektedir.

Tek yol tebliğe karşı Danıştay’da dava açmak

Yukarıda özetlediğimiz nedenlerle, sınır tartışmasına henüz dava açmamış olanların önünde bizce kalan tek yol 60 gün içinde, (2 Mart son gün) 89 No’lu EVGT ye karşı Danıştay da dava açıl­ması ve açılan bu davada bireysel işle­min de dava konusu yapılmasıdır.

Kaynak: Dünya | Zeki GÜNDÜZ