Ortaklara borçlar hesabı

Şirketin ortaklarına olan kısa veya uzun vadeli nakit veya diğer türden borçlarını ifade eder.

  • Ortaklardan alınan borçlar: Şirketin finansman ihtiyacını kar­şılamak amacıyla ortaklardan na­kit veya diğer varlıklar şeklinde borçlanması.
  • Kâr payı borcu: Dağıtımına karar verilen ancak henüz ortak­lara ödenmemiş olan kâr payları.
  • Huzur hakkı ve ücret borç­ları: Yönetim kurulu üyeleri ve­ya şirkette çalışan ortaklara ait henüz ödenmemiş huzur hakları veya ücretler.
  • Diğer borçlar: Ortaklarla ya­pılan ticari işlemler dışındaki di­ğer borçlanmalar .

Ortaklardan alacaklar hesabı

Şirket ortaklarından olan kısa veya uzun vadeli nakit veya diğer türden alacaklarını gösterir.

  • Ortaklara verilen borçlar: Şirketin ortaklarına nakit veya diğer varlıklar şeklinde borç ver­mesi.
  • Ortaklar adına yapılan ödemeler: Şirketin ortakların kişisel harcamalarını yapması ve bu tutarların ortaklardan tahsil edilecek olması.
  • Satışlardan kaynaklanan alacaklar: Şirketin ortaklarına mal veya hizmet satışı yapması ve bedelinin henüz tahsil edil­memiş olması.
  • Diğer alacaklar: Ortaklarla yapılan ticari işlemler dışındaki diğer alacaklar.

Bu hesaplar neden önemli?

  • Şeffaflık ve izlenebilirlik: Bu hesaplar, şirket ile ortakları arasındaki para ve diğer kaynak transferlerinin şeffaf bir şekil­de izlenmesini sağlar. Ya da öyle umulur!
  • Finansal analiz: Bilanço analizi yapılırken, bu hesaplar­daki bakiyeler şirketin ortaklar­la olan finansal ilişkisini ve liki­dite durumunu değerlendirme­de önemli bir rol oynar. Yüksek borç veya alacak bakiyeleri, şir­ketin finansal yapısı ve ortaklar­la olan ilişkileri hakkında soru işaretleri yaratır.

Banka kredi talebini değerlen­dirirken en büyük başvuru kayna­ğı tabii ki firma bilançosudur. Or­taklara borç kalemi öz kaynak gi­bi değerlendirilirken ortaklardan alacak hesabı öz kaynaklardan tenzil edilir (indirilir) ve olumsuz bir olgu olarak dikkate alınır.

Örneğin; X firması bilançosun­da öz kaynaklar 10 milyon lira, or­taklardan alacaklar hesabı 5 mil­yon olsun. İstihbaratçı bilanço düzeltmesi yaparken OAH’daki 5 milyon lirayı öz kaynaklardan indirir ve öz kaynakları 5 milyon lira olarak dikkate alır. Yapılacak bütün oran tahlillerinde bu ra­kam dikkate alınır. Yani bilanço­da görülen 10 milyon liranın mali tahlilde oransal bir katkısı olmaz. Bu nedenle özellikle ortaklardan alacaklar hesabı çok zorunlu ol­madıkça kullanılmamalı, kısa sü­rede ters kayıtla kapatılması sağ­lanmalıdır.

  • Vergi incelemeleri: Vergi müfettişleri, bu hesapları şirket ile ortaklar arasındaki transfer­lerin ticari gerekliliklere uygun olup olmadığını ve vergi kaçırma potansiyelini değerlendirmek için incelerler.

Özellikle yüksek ve sürekli ar­tan borç veya alacak bakiyeleri dikkat çeker. Zira ortağın sermaye koyması gerekirken, borç verme­si ve faiz gideri yaratması örtülü sermaye açısından vergi sorunu yaratabilir. Keza ortağın yüksek miktarda ve uzun süreli şirketten para çekmesi, şirketin içini bo­şaltması olarak değerlendirilir.

  • Kurumsal yönetim: İyi ku­rumsal yönetim ilkeleri gereği, şirket ile ortaklar arasındaki ma­li ilişkilerin açık ve şeffaf olması beklenir. Bu hesaplar bu şeffaflığı sağlamaya yardımcı olur. Ancak yüksek miktarlar ve bir türlü ka­panmayan borç ve alacaklar şef­faflık bir yana bilanço bütünlüğü­nü manipüle eder.

Bu hesaplar nasıl kapatılır?

  • Nakit ödeme/tahsilat: En basit yöntem, borcun ortaklara nakit olarak ödenmesi veya alaca­ğın ortaklardan nakit olarak tahsil edilmesidir.
  • Mahsup işlemi: Şirketin or­tağa olan borcu ile ortağın şirket­ten olan alacağı karşılıklı olarak mahsup edilebilir. Bu işlem, her iki tarafın da mutabakatı ile ger­çekleştirilir.
  • Sermaye artırımı: Ortaklara olan borçlar, sermaye artırımı yo­luyla öz kaynağa dönüştürülebilir. Bu işlemde, ortaklar alacaklarını şirkete sermaye olarak koyarlar. Bu yöntem, şirketin finansal yapı­sını güçlendirir.
  • Kâr dağıtımı: Ortaklardan alacaklar, dağıtılabilir kâr tuta­rından mahsup edilerek kapatı­labilir.
  • Ayni sermaye koyma: Ortak­ların şirkete olan borçları, ayni (nakit dışı) varlıkların (örneğin, gayrimenkul, araç) sermaye ola­rak konulmasıyla kapatılır.
  • Vazgeçme: Ortakların şirket­ten olan alacaklarından feragat etmesi durumunda, bu alacaklar gelir olarak kayıtlara alınır.

Hassas konular bunlar!

Ortaklara borçlar ve ortaklar­dan alacaklar hesapları elbet­te işin gereği kullanılmalı ve or­tak/şirket ilişkilerinde şeffaflık sağlanmalıdır. Ancak bu kayıt­ları asli bir muhasebe işlemi gibi düşünmemeli, bir an önce borç/ alacak ilişkisi sonlandırılarak, borç sermayeye, alacak ise tah­silata dönüşmelidir. Aksi halde kredibilitenin en önemli unsuru olan bilançolardan gerekli deste­ği alamayız.

Bu hesaplardaki yüksek ve sü­rekli bakiyeler, örtülü sermaye ve­ya örtülü kazanç gibi vergi riskleri yaratabilir. Bu nedenle, bu tür iş­lemlerin olağan ticari hayatın ge­reklerine uygun olması ve belge­lendirilmesi çok önemlidir.

Özellikle grup ilişkisi içerisin­de yapılan borç, alacak ve satış ka­yıtları, bilanço düzeltme işlemine tabi olacağından, gerçek rakamlar firmanın beklentilerinden farklı olacaktır.

Transfer fiyatlamaları

Grup içi transfer fiyatlandırma­sı, vergi otoritelerinin (özellikle de Gelir İdaresi'nin) en çok "radarın­da" olan konulardan biridir. Bu sü­reçte sadece "bir fiyat belirlemek" yetmez; o fiyatın neden öyle oldu­ğunu, sanki birbirini hiç tanıma­yan iki yabancı şirket el sıkışıyor­muş gibi kanıtlamanız gerekir. Bu­rada dikkat etmeniz gereken temel hususlar şunlardır:

1- Emsallere uygunluk ilkesi (altın kural)

Transfer fiyatlandırmasının kalbi budur. İlişkili şirketler ara­sındaki mal veya hizmet alım-satı­mında uygulanan fiyatın, araların­da hiçbir bağ olmayan iki bağımsız şirket arasındaki piyasa fiyatıyla uyumlu olması gerekir.

2- Grup içi hizmetlerde "fay­da testi" (benefit test)

Hizmet faturaları (danışmanlık, yönetim, IT vb.) denetimlerde en çok sorgulanan kalemlerdir. Şirke­tinize bir fatura kesildiğinde şu iki soruyu sormalısınız:

  • Hizmet gerçekten verildi mi? (İspat: Raporlar, e-postalar, log kayıtları).
  • Bu hizmete ihtiyacım var mıydı? Bağımsız bir şirket olsay­dınız bu hizmeti dışarıdan satın alır mıydınız? Eğer cevap "hayır" ise veya hizmet halihazırda şirket içinde zaten yapılıyorsa (müker­rerlik), bu gider vergi otoritesi ta­rafından reddedilebilir.

3-Belgelendirme ve raporlama

Şirketinizin büyüklüğüne göre genel rapor (master file), yıl­lık transfer fiyatlandırması rapo­ru (local file), ülke bazlı raporla­ma gibi raporları hazırlamanız ge­rekebilir:

4- Riskler ve cezai durumlar

  • Örtülü kazanç dağıtı­mı: Eğer fiyat emsallere uygun de­ğilse, aradaki fark "örtülü kazanç dağıtımı" sayılır. Bu da hem Ku­rumlar Vergisi tarhiyatına hem de kar dağıtımı stopajına yol açabilir
  • Yüzde 50 ceza indirimi avan­tajı: Raporlamalarınızı zamanın­da ve eksiksiz yaparsanız, olası bir vergi incelemesinde tarh edi­len vergi ziyaı cezası yüzde 50 indi­rimli uygulanır. Yani iyi doküman­tasyon bir nevi "kasko" poliçesidir.

Küçük bir ipucu: Grup içi kre­dilerde (finansman işlemlerin­de) faiz oranının piyasa faizleriyle uyumlu olmasına ve borç/özser­maye rasyolarına (örtülü sermaye) mutlaka dikkat edin. Eğer bilanço­nuz uzun süre bu kayıtların baskısı altında kalmışsa, bir mali müşavir veya vergi uzmanından destek al­mak her zaman faydalı olur.

UĞUR GÜNDÜZ
Ekonomist - Bankacı