Son geçici vergi döneminde indirim uygulamasından yararlanmak için açıklama beklenmesine gerek olmadığına inandığım kadar Mali İdare’nin aksi yönde bir görüşte açıklamayacağına inanıyorum.
6637 sayılı kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “diğer indirimler” başlıklı 10. maddesine eklenen (ı) bendi ile şirketlerin nakit yoluyla sermaye artırımlarını teşvik etmek, bu yolla yabancı kaynak yerine özkaynağa yönelmelerini özendirmek amacıyla bir teşvik düzenlemesi getirilmiş ve 1.7.2015 tarihinden sonra uygulanmaya başlanmıştır. Bu düzenlemeye göre, sermaye şirketleri, “ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan "Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı" dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın % 50’sini” kurumlar vergisi beyannamesinde kurum kazancından indirebileceklerdir.
Konuya ilişkin idari anlayış ve yorum 9 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde yapılmış, daha sonra bu Genel Tebliğ’de 10 sayılı Genel Tebliğ ile bazı değişiklikler yapılmıştır. Konumuza ilişkin olarak 9 sayılı Genel Tebliğin 10.6.5.1. bölümünde, “indirim tutarının hesaplanmasında TCMB tarafından yararlanılan yıl için en son açıklanan ticari krediler faiz oranı dikkate alınacağından geçici vergi dönemlerinden sadece dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla bu indirimden yararlanılmasının mümkün bulunduğu” açıklanmıştır.
Ancak bu gelişmeden sonra bilindiği gibi, 7338 sayılı kanunun 10. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun “Geçici Vergi” başlıklı mükerrer 120’nci maddesi değiştirilmiş ve 4. geçici vergi beyannamesi verilmesine ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır. Bu gelişme üzerine 21 sayılı tebliğle kök tebliğin 10.6.5.1. bölümü yeniden değiştirilmiş ve indirim tutarının hesaplanmasının TCMB tarafından yararlanılan yıl için en son açıklanan ticari krediler faiz oranı dikkate alınacağından, sadece yıllık hesap dönemi itibarıyla bu indirimden yararlanılmasının mümkün bulunduğu açıklanmıştır.
4’üncü geçici vergilendirme dönemi yeniden ihdas edildi
Konuya ilişkin gelişmeler bununla da bitmemiş, bu defa 7566 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120’nci maddesi tekrar değiştirilmiş ve yapılan değişiklikle 1/1/2025 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına ilişkin verilecek beyannamelere uygulanmak üzere 4’üncü geçici vergilendirme dönemi yeniden ihdas edilmiştir.
İşte bu noktada 2025 yılı 4. geçici vergilendirme döneminde nakdi sermaye artışları üzerinden faiz indirimi teşvikinden yararlanılıp yararlanılamayacağı sorunu ortaya atılmıştır. TÜRMOB yayınladığı bir sirküler ile “yararlanılması gerektiği” yönünde görüş açıklamıştır. Gerekçesini de, 2025 yılı sonu itibariyle dikkate alınabilecek faiz oranının TCMB tarafından açıklanmış olmasına ve eski uygulamada son geçici vergi döneminde bu teşvikten yararlanılabileceği yönünde oluşmuş idari görüşe dayandırmıştır. Ancak anılan üst birlik yine de idari açıklama beklentisini dile getirmiştir.
TÜRMOB’un görüşüne sonuç itibariyle katılıyorum. Ancak burada, önceki uygulamaya ilişkin idari görüşler, 4’üncü dönem geçici verginin kaldırılmış olması dolayısıyla hukuki geçerlilikleri kalmadığından, yapılacak uygulamaya gerekçe olamaz. Sadece oluşturulan görüşe bir örnek olabilir.
Geçici vergi matrahında indirim tartışması
Sorunu 9 sayılı Tebliğ Taslağı açıklandığında, 8.9.2015 tarihli Dünya gazetesinde yayınladığım yazıda dile getirmiştim. Taslakta, uygulamanın tüm geçici vergi dönemlerinde yapılmaması, sadece yıllık beyan üzerinde yapılması görüşü yer alıyordu. (Sonra Tebliğin yayım sırasında değişti.) Ben de bu düşünüşün kanuna aykırı olduğunu, geçici vergi beyanlarında matrah hesabının dönem sonu işlemleri uyarınca yapılacağını, kanunda özel bir düzenleme olmadıkça tüm dönem sonu işlemelerinin dikkate alınması gerektiğini ve dolayısıyla söz konusu indirimin yapılabileceğini savunmuştum. Öneri olarak da ilk üç dönemde bir önceki yıl faiz oranı üzerinden, son dönemde ise TCMB tarafından o yıl için belirlenen faiz oranına göre uygulama yapılmasına bir engel bulunmadığı gibi, her üç ayda bir de TCMB’den faiz oranı alınarak uygulama yapılabileceğini de söylemiştim. Bu nedenle bence burada söz konusu indirimin son dönemde yapılması tabii olduğu gibi asıl diğer dönemlerde yapılmaması yasaya aykırıdır.
Bu nedenle son geçici vergi döneminde indirim uygulamasından yararlanmak için açıklama beklenmesine gerek olmadığına inandığım kadar Mali İdare’nin aksi yönde bir görüşte açıklamayacağına inanıyorum.




