Kanun yürütme ve yürürlük maddeleri de dahil olmak üzere 26 maddeden oluşmakta olup, kanunun 9 maddesi çeşitli vergi düzenlemelerinde değişiklik öngörüyor. Kanunla Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununda önemli değişiklikler yapılıyor. Gelir Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisinde yapılan değişikliklerle 1 Temmuz tarihi itibariyle taksi işletmelerinin vergilendirilmesinde mükelleflerin de talep etmeleri halinde hasılat esaslı vergileme dönemi başlamış bulunuyor.
Taksiler de hasılat esaslı vergilemeye dahil edildi
“Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti” Vergi Usul Kanununun 113. Maddesinde düzenlenmiş bir uygulamadır. Hasılat esaslı vergileme; yalnızca şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri (kartlı sistemler vb.) aracılığıyla elde eden mükellefler için talep etmeleri halinde uygulanmakta olan bir sistemdir. Hasılat esaslı vergileme; kapsama dahil olan mükelleflerin gerçek giderlerini tek tek hesaplamak yerine, elde ettikleri brüt satış hasılatının belirlenen sabit bir yüzdesi üzerinden vergi ödemesini sağlayan bir sistemdir.
Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, taksi mali cihaz kullanımına ilişkin getirilen zorunluluk kapsamında taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler de, talep etmeleri halinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden yararlanabilecekler. Bu kapsama giren mükellefler talep tarihini takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl süreyle hasılat esaslı kazanç tespit usulünden yararlanabilirler. Uygulamaya dahil olmak istemeyen mükellefler mevcut haliyle gerçek usulde vergilendirilmeye devam edecek.
Hasılata göre kazanç tespiti
Düzenlemeye göre; taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan, hasılatlarının tamamını taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde; söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınacaktır. Hasılat esaslı kazanç tespiti sistemine geçenler iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.
Bu usulden faydalanan mükellefler faaliyet alanı ile ilgili mal veya hizmet alımlarında ödedikleri KDV’yi indirim konusu yapamazlar. Düzenledikleri faturalardaki KDV dahil bedel üzerinden %1,5 oranındaki KDV Ödenecek KDV olacaktır. Faaliyetle ilgili olarak ödenmesine rağmen indirim konusu yapılamayan KDV ise işin mahiyetine göre maliyet ya da gider olarak dikkate alınacaktır.
Taksi plakaları satışında gelir vergisi ve KDV istisnası
7587 sayılı kanun düzenlemesine göre; ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin 1 Temmuz 2026 tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden istisna edilmiştir. 1 Temmuz 2026 tarihinden sonra edinilen ticari plakaların elden çıkarılması ise genel hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir.
Katma Değer Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, gerçek usulde vergileme kapsamında olan mükelleflerin, 1 Temmuz 2026 tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların satış ve teslimleri KDV’den istisna tutulmuştur.