VERGİ

Taksi işletmelerinin vergilendirilmesinde yeni dönem başladı

1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Kanunla vergi mevzuatına yönelik olarak önemli değişik­likler yürürlüğe girmiş bulunuyor.

Abone Ol

Kanun yürütme ve yürürlük maddeleri de dahil ol­mak üzere 26 maddeden oluşmakta olup, kanunun 9 maddesi çeşitli vergi düzenleme­lerinde değişiklik öngörüyor. Kanunla Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanu­nu ve Vergi Usul Kanununda önemli değişik­likler yapılıyor. Gelir Vergisi Kanunu ve Kat­ma Değer Vergisinde yapılan değişikliklerle 1 Temmuz tarihi itibariyle taksi işletmelerinin vergilendirilmesinde mükelleflerin de talep etmeleri halinde hasılat esaslı vergileme dö­nemi başlamış bulunuyor.

Taksiler de hasılat esaslı vergilemeye dahil edildi

“Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti” Vergi Usul Kanununun 113. Maddesinde düzenlenmiş bir uygulamadır. Hasılat esaslı vergileme; yalnız­ca şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bu­lunan ve hasılatının tamamını elektronik üc­ret toplama sistemleri (kartlı sistemler vb.) aracılığıyla elde eden mükellefler için talep etmeleri halinde uygulanmakta olan bir sis­temdir. Hasılat esaslı vergileme; kapsama da­hil olan mükelleflerin gerçek giderlerini tek tek hesaplamak yerine, elde ettikleri brüt satış hasılatının belirlenen sabit bir yüzdesi üze­rinden vergi ödemesini sağlayan bir sistemdir.

Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişik­likle, taksi mali cihaz kullanımına ilişkin ge­tirilen zorunluluk kapsamında taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler de, talep etmeleri halinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden yararlanabilecekler. Bu kapsama giren mükellefler talep tarihini ta­kip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl süreyle hasılat esaslı kazanç tespit usulünden yararlanabilirler. Uygulamaya dahil olmak is­temeyen mükellefler mevcut haliyle gerçek usulde vergilendirilmeye devam edecek.

Hasılata göre kazanç tespiti

Düzenlemeye göre; taksi ile yolcu taşıma­cılığı faaliyetinde bulunanlardan, hasılatları­nın tamamını taksi mali cihazla tespit ve bel­gelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde; söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç ola­rak esas alınacaktır. Hasılat esaslı kazanç tes­piti sistemine geçenler iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.

Bu usulden faydalanan mükellefler faali­yet alanı ile ilgili mal veya hizmet alımlarında ödedikleri KDV’yi indirim konusu yapamaz­lar. Düzenledikleri faturalardaki KDV dahil bedel üzerinden %1,5 oranındaki KDV Öde­necek KDV olacaktır. Faaliyetle ilgili olarak ödenmesine rağmen indirim konusu yapıla­mayan KDV ise işin mahiyetine göre maliyet ya da gider olarak dikkate alınacaktır.

Taksi plakaları satışında gelir vergisi ve KDV istisnası

7587 sayılı kanun düzenlemesine göre; ti­cari kazancı gerçek usulde vergilendirilen ge­lir vergisi mükelleflerinin 1 Temmuz 2026 ta­rihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan ka­zançlar gelir vergisinden istisna edilmiştir. 1 Temmuz 2026 tarihinden sonra edinilen ti­cari plakaların elden çıkarılması ise genel hü­kümler çerçevesinde vergilendirilecektir.

Katma Değer Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle, gerçek usulde vergileme kapsa­mında olan mükelleflerin, 1 Temmuz 2026 ta­rihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların satış ve teslimleri KDV’den istisna tutulmuştur.