Tüketici fiyatları (TÜFE) ba­zında enflasyon eylülde psiko­lojik sınır olan yüzde 30’un altı­na inerek son 57 ayın en düşük düzeyini gördü ve 2027-2029 dönemine ait Orta Vadeli Prog­ramda (OVP), 2027 yılı sonunda yüzde 21’e düşürülmesi hedefle­niyor. Buna karşılık 2027 başın­da Emlak, Çevre Temizlik, Özel İletişim ve Motorlu Taşıt gibi vergiler ile resmi işlemlerde alı­nan çeşitli harçlar, araç muaye­ne ücretleri, Gelir Vergisi tarife dilimleri ve trafik cezaları yüz­de 30’a yakın düzeyden bekle­nen “yeniden değerleme oranı” kadar zamlanacak.

Söz konusu yükümlülüklerde 2027 artışı, bu yılki artışın ve gelecek yılın enf­lasyon hedefinin üzerinde ola­cak. Enflasyonun gerilemesiyle geleceğe dair fiyat istikrarı he­defleri güçlenirken, kamu vergi ve harçlarının geçmiş dönemin yüksek maliyet yükünü yansıta­cak şekilde artacak olması, de­zenflasyon sürecinin getirdiği kazanımlarla çelişirken, vatan­daşın cüzdanına yansıyacak ka­musal yükler arasında da belir­gin bir tezat oluşturuyor.

Uygulamanın yasal dayanağı

Her yıl ekim ayı sonu itibarıy­la Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi­nin (Yİ-ÜFE) son on iki aylık or­talamasında bir önceki on iki ay­lık dönemin ortalamasına göre meydana gelen artış, izleyen yı­lın başında geçerli olacak yeni­den değerleme oranını veriyor. Söz konusu maktu vergiler ile ceza, harç ve ücretler, Vergi Usul Kanununun mükerrer 298’in­ci maddesine göre “yeniden de­ğerleme oranı” kadar artırılıyor. Son yıllarda enflasyonun sey­rine göre oldukça farklı düzey­lerde yeniden değerleme oran­ları oluştu, yüksek enflasyonlu yıllarda mükellefin yükü olağa­nüstü ağırlaştı.

2020’de yüzde 9,11’de kalan, 2022’de yüzde 36,2’ye çıkan yeniden değerle­me oranında 2023’te ise yüzde 122,93’le tarihindeki en yüksek görülmüş, söz konusu oran 2024 başında ise yüzde 58,46 ve 2025 başında yüzde 43,93 ve 2026 yı­lında yüzde 25,49 olarak uygu­lanmıştı. 2027 başında uygula­nacak olası oran yıllık enflasyon hedefinin çok üzerinde bekleni­yor. Bu da mükelleflerin yükü­nün “reel” olarak yeni yılda da artacağını gösteriyor.

İbre yüzde 27-28 aralığını gösteriyor

2027 başında çeşitli vergi, ce­za, harç ve ücretlere uygulana­cak yeniden değerleme oranı, 3 Kasım’da Ekim 2026 enflasyon verileri açıklandığında netleşe­cek. Yİ-ÜFE’nin eylül sonu iti­barıyla geldiği düzey, ekim so­nunda oluşacak 12 aylık orta­lamalara göre yıllık enflasyon oranını tahmine imkân veriyor.

Kasım 2025’te 4747,63 olan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeks değeri, Eylül 2026’da aylık yüz­de 2,07’lik artışla 5901,6’ya yük­seldi ve son on bir aydaki en­deks değerlerinin ortalama­sı 5265,94 oldu. Ekim ayında Yİ-ÜFE artışı sıfır bile olsa, baş­ka deyişle endeks bu düzeyde kalsa bile son on iki ayın ortala­masında endeks değeri 5346,11 olacak ve geçen yıl aynı tarih iti­barıyla on iki aylık ortalamada 4188,59 olan endeks değerine göre yıllık artış yüzde 27,63’e ge­lecek. Bu da 2025’te çeşitli ver­gi, harç ve cezalara uygulanacak yeniden değerleme oranı olarak baz alınacak.

Ekimde Yİ-ÜFE yüzde 1,5 artarsa 5989,78 değe­rini alacak ve son on iki ayın or­talama endeks değeri 5353,48, önceki on iki aylık ortalamaya göre artış yüzde 27,81 olacak. Aylık artışın yüzde 2 gelmesi durumunda endeks 6019,29’a yükselirken ortalaması 5355,94 olacak ve önceki on iki ayın or­talamasına göre değişim yüzde 27,87’ye; aylık artışın yüzde 2,5 olması durumunda ise ekim en­deksi 6048,79’a, ortalama en­deks 5358,40’a, artış oranı da yüzde 27,93’e ulaşacak.

Vatandaş yıla enflasyona yenik başlayacak

Cumhurbaşkanı yetkili olduğu maddelerde indirim-artırım yetkisini kullanmazsa 2026 başında ilgili kalemlerdeki yükümlülüklerin 2026 hedef enflasyonun çok üzerinde bir oranda artırılacağı görülüyor. Bütçe açığını finanse etmek ve kamu hizmetlerini sürdürmek için vergi ve harçları yüksek oranda artırmak yönetsel bir tercih.

Ancak ücret, maaş ve aylıklardaki artışlarda cari yıl için hedeflenen düşük enflasyon baz alınırken; vergi, ceza ve harçların önceki yılın yüksek enflasyonunu içeren yeniden değerleme kadar artırılması hane halkları aleyhine bir durum. Bu uygulama ile hala yüksek kalan geçmiş enflasyonun, söz konusu vergi, ceza ve harçların büyük bölümünün mükellefi olan hane halkları üzerindeki yükü, başka deyişle bu kesimin gelirlerindeki reel aşınma izleyen yıla da taşınmış oluyor.

Ekonomi yönetiminin seçenekleri ne?

Vergi Usul Kanunu uyarınca Cumhurbaş-kanının, vergi ve harçlarda yeniden değerleme oranını yüzde 50’ye kadar azaltma ve yüzde 50’ye kadar artırma yetkisi bulunuyor. Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde Cumhurbaşkanının artırma yetkisi yüzde 50, indirme yetkisi yüzde 80 düzeyinde.

Ancak söz konusu yetkilerin nadiren ve sınırlı kullanıldığı, genelde Yİ-ÜFE’de her yıl ekim sonu itibarıyla gerçekleşen 12 aylık ortalama enflasyona göre belirlenen yeniden değerleme oranının izleyen yılbaşında vergi, harç, ceza ve diğer yükümlülüklere uygulandığı görülüyor. Cumhurbaşkanının idari para cezaları başta bazı kalemlerde ise indirim-artırım yetkisi bulunmuyor, ilan edilen yeniden değerleme oranları bu kalemler için değiştirilemiyor.

Ekonomi yönetiminin OVP hedeflerine inancı pekiştirmek ve beklentileri yüzde 21’lik hedefe yaklaştırmak isterse, bu yetkiyi kullanarak bazı kritik kalemlerde (örneğin maktu harçlar veya MTV) indirim yetkisini kullanmayı tercih edebileceği belirtiliyor. Aksi durumda, dezenflasyon sürecindeki psikolojik başarıların (enflasyonun yüzde 30’un altına inmesi gibi), kamusal yüklerin ağırlığı altında vatandaş nezdinde hissedilir olmaktan uzaklaşabileceği ifade ediliyor.

Vergi, ceza, harçlarda 2027 artışı yüzde 30’a yakın - Resim : 1

Vergi, ceza, harçlarda 2027 artışı yüzde 30’a yakın - Resim : 2