Geçtiğimiz hafta Birleşik Krallık merkezli The Economist dergisi, “Alman Ekonomisi O Kadar Kötü ki Sosis Fabrikaları Bile Kapanıyor” başlıklı bir yazı yayımladı.
Yazıda, Almanların sosis düşkünlüğü üzerinden kurulan simgesel bir örnekle, “sosis fabrikası bile kapanıyorsa gerisini siz düşünün” mesajı veriliyor. Aynı dergi, 2023 yılında da Almanya’yı “Avrupa’nın hasta adamı” ilan etmişti. Peki Almanya’da durum gerçekten de bu kadar mı kötü?
İstatistikler ne diyor?
Pandeminin başladığı 2019 yılını izleyen 2020–2025 dönemini kapsayan altı yıllık süreçte, beş temel ekonomik gösterge üzerinden durumu değerlendirelim. AB’nin iki büyük ekonomisi Almanya ve Fransa ile, The Economist’in merkezi olan Birleşik Krallık verilerini birbiriyle karşılaştıralım. Neticede bunlar, yüzölçümü ve nüfus bakımından birbirine görece yakın değerlere sahip, Avrupa’nın en büyük ve karşılaştırılabilir üç ekonomisidir. Aşağıda yer verilen rakamlar, resmî kurumlarca yayımlanmış veriler esas alınarak yuvarlatılmış değerler halinde sunulmakta olup, yıllar ve ülkeler arasında sınırlı metodolojik farklar bulunabilir.
Almanya’daki sıkıntı, model değişimi sancısı
Almanya’nın sorunu, diğer devletlere oranla sanayiye ve ihracata daha bağımlı olmasıdır. Başta Çin’den gelen talep olmak üzere küresel talep zayıflığı ve ihracat düşüşü, yüksek üretim maliyetleri (enerji, ücretler), başta Almanya’nın başat sektörlerinden otomotiv başta gelmek üzere sanayi daralması, ABD-Çin çekişmesi ve düşük yatırım 2024-2025 yıllarında Almanya’daki küçük ve orta işletmeleri (!!?) zorlamıştır.
Ancak, Almanya halen en büyük Avrupa ekonomisidir. Almanya, önemli ihracatçı ve üretim merkezidir, çok büyük bir KOBİ ağı mevcuttur, işsizlik oranı düşük, kamu borcu Fransa ve İtalya’dan daha kontrollü ve finansal sistemi istikrarlıdır. Yüksek gelir düzeyi ve istihdam seviyesi avantajlarına sahiptir. Dolayısıyla, iflas oranları genel resmin tamamını vermez.
Sonuç
Veriler, Fransa ve Birleşik Krallık’ın birçok göstergede Almanya’dan daha olumsuz bir durumda olduğunu ortaya koymaktadır. Buna rağmen The Economist’in odağını Almanya’ya yöneltmesi, herhalde Almanya’nın Avrupa ekonomisindeki “referans ülke” rolüne dayandırılabilir. Almanya çöküşte değildir; sadece model değişiminin sancısını yaşamaktadır.



Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR-Dünya





