İşçisini ihbar ve kıdem tazminatı ödemeden işten çıkartmak isteyen kimi işveren, işçiyi istifaya zorlayabiliyor. Kimi zaman haklarını alacağı yönündeki sözlü vaatle, kimi zaman da haklarını bilmeyen çalışanlar tehdit edilerek istifa dilekçesi alınıyor.

Öncelikle şunu belirtelim. Haklı bir sebep göstermeden kendi isteğiyle işten ayrılan işçi, yasal haklarından peşinen vazgeçmiş sayılır. İhbar ve kıdem tazminatı alamaz. İşsiz kalırsa işsizlik ödeneğinden yararlanamaz. Sadece, varsa kullanmadığı yıllık izinlerinin ücretini alır.

İşveren kıdem tazminatını ödeme taahhüdünde bulunarak işçinin kendi isteğiyle istifa etmesini istiyorsa, ikale sözleşmesi yapılması gerekir. İkale sözleşmesi yapılmadan istifa eden işçi mağduriyet yaşar.

ZORLA İSTİFA ETTİRİLEN İŞÇİ İŞVERENCE İŞTEN ÇIKARTILMIŞ SAYILIR

Peki, bu şekilde kandırılarak veya zorla istifa ettirilen işçi hakkını mahkemede arayabilir mi? Evet, arayabilir. İşçiler bu tür durumlarla çok sık karşı karşıya kaldıklarından iş hukukunda bu durum işçinin iradesinin fesada uğratılması olarak kabul ediliyor.

Mahkemece işçinin iradesinin fesada uğratıldığı, zorla istifa ettirildiği kanaatine varılırsa işçi istifa etmiş değil, iş sözleşmesi işverence feshedilmiş gibi değerlendiriliyor. İşçi kıdem tazminatının yanı sıra ihbar tazminatına da hak kazanıyor.

İş yerindeki çalışan sayısının 30 işçiden fazla olduğu işletmelerde işten çıkartılan işçi işe iade davası açabiliyor. İşe iade edilen işçiyi işe başlatmayan işveren 4 aya kadar boşta geçen süre ücretine ilaveten 4 ay ile 8 ay arasında değişmek üzere mahkemece hükmedilen işe başlatmama tazminatı da ödüyor.

İŞÇİ İRADESİNİN FESADA UĞRATILDIĞINI İSPATLAMALI

Zorla istifa ettirilen veya çeşitli vaatlerle istifa dilekçesi imzalatılan işçinin, iradesinin fesada uğratıldığını ispatlaması gerekiyor.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinde sonuçlandırılan 14 Mayıs 2026 tarihli dava (24. Hukuk Dairesi, Esas No: 2025/1983, Karar No: 2026/968), bir şirketin Beylikdüzü’ndeki şubesinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken Mecidiyeköy’deki şubede çalışması istenen işçi tarafından açıldı. Yeni görevlendirmeyi kabul etmeyen işçiye kıdem tazminatını alacağı vaat edilerek, kendi isteğiyle işten ayrıldığına dair dilekçe imzalatıldı.

İşçi ise iş akdinin işverence haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini belirterek işe iade istemiyle dava açtı. İşveren, işçinin 7 bin avro tutarında paranın kaybına neden olduğunu, bu konuda savunmasının alındığını, daha sonra arkadaşlarına ve amirlerine agresif davranışlarda bulunduğunu, hiçbir çalışanın kendisi ile çalışmak istemediğini, bu nedenle görev yerinin değiştirilmesine karar verildiğini, değişikliği kabul etmeyerek kendisinin işten ayrıldığını iddia etti.

İş mahkemesi, her ne kadar işçi istifa iradesinin fesada uğradığını iddia etmiş ise de iddiasını ispata elverişli tanık gösteremediği, başka bir delil sunamadığı gerekçesiyle işe iade talebini reddetti.

İSTİNAF MAHKEMESİ İŞÇİYİ HAKLI BULDU

İşçinin avukatının istinaf başvurusu üzerine dosya bölge adliye mahkemesine geldi. İstinaf mahkemesi, işçinin iş mahkemesindeki duruşmadaki ifadesinde, devamsızlıktan işten çıkartılacağı yönünde tehdit edildiği için işverenin istediği istifa dilekçesini imzaladığını söylediğine dikkat çekti. İstifa dilekçesinin iş yerine ait antetli kâğıda yazıldığını, dinlenen tanıkların da işçinin işten çıkartıldığı yönünde beyanda bulunduğunu, bu nedenle işçinin iddiasını ispatlamış olduğunu değerlendiren istinaf mahkemesi, iş akdinin işveren tarafından feshedilmiş sayılacağına hükmetti. İstinaf mahkemesi işçinin işe iadesine karar verdi. İşverenin işçiyi işe başlatmaması halinde ise 4 aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ile 4 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesine hükmetti. İşveren işçiyi işe başlatmazsa ayrıca ihbar ve kıdem tazminatını da ödemek zorunda olacak.

İstinaf mahkemesinin kararı, temyize kapalı olarak kesinleşti.

Kaynak: HaberTürk