Son bir sene içindeki fiyat artışları ve özellikle emlak fiyatlarındaki artışlar, milletin moralini bozdu. Ülkedeki insanların aklını alt üst etti. İnsanların moralini bozdu. İnsanlar ne yapacağını bilemiyor. Herkes, eyvah artık biz hiçbir şekilde ev sahibi olamayız diye konuşmaya başladı. 
Hükümet, emlak inşaat sektörünü yine harekete geçirebilmek için kredi ve faiz konusunda çalışmalar yapıyor. Ama acaba bu çalışmalar ne dereceye kadar insanların moralini düzeltecek, bilemiyorum. 
Son zamanlardaki yazılarımda bu insanlar aklını yitirmiş olmalı diye düşündüğümü belirtmiştim. Anlamıyorum ne oldu bu insanlara. 
En çok insanları rahatsız eden iki konudan biri gıda fiyatları, diğeri de emlak fiyatları. Gıda maddesi fiyatları ile ilgili olarak bakıyorsunuz, köylü şikayetçi. Köylü ne diyor? Biz malı 5 liraya veriyoruz, piyasada 25 lira. 
Peki be köylü kardeşim. Yazın tatile çıkıyoruz. Tatil bölgesindeki fiyatlar zaten çıldırmış. Ama yolda tezgahlar var. O tezgahlardaki fiyat, hani köylünün şikayet ettiği 5 lira değil, yine piyasadaki 25 lira fiyatı görüyoruz tezgahlarda. 
Burada tatil yöresinden bahsettim. Ama Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, aynı durumla karşılaşıyorsunuz. Herkes hem şikayetçi, hem de herkes bütün örf ve adetlerimizin tersine fiyatları, o şikayet ettiği piyasa fiyatı seviyesine getiriyor. 

Bu yazımı yazmama sebebe gelelim. 
    Yıllardır, evimizde herhangi bir arıza olduğunda hemen müracaat ettiğimiz, İsviçre çakısı gibi diye tarif ettiğim, her işimizi halledebilen bir tamirci dostumuz var. Bu yaptığı işlerle 3 oğlu ve 1 (bir) kızını da üniversite mezunu etti. Gece gündüz çalışan bir insan. 
    Dün gece telefon etti. 
    Cevdet Abi, ne yapacağız, ne edeceğiz, biz nasıl ev sahibi  olacağız. Çok moralim bozuk. Dedi. Anlat, anlat dedim. 
    Sabahleyin bir ilan gördüm. 
    İnşallah bu evi alabilirim diye düşündüm dedi. 
    Evin ve ilanın resmi de bu

1968 yılında Hovercraft yapacaktık! 1968 yılında Hovercraft yapacaktık!

    Bu daireyi alabileceğimi düşündüm. 
    Ama bir de ne göreyim? İlan değişmiş. Aşağıdaki gibi olmuş. 

Şimdi Cevdet Abi, ben ne yapayım. 
Sen gazete ve internette de yazılar yazıyorsun. Onun için seni aradım. 
Yok mu bu memlekette bu fiyat artışlarını önleyecek, kontrol edecek, fahiş fiyatları önleyecek bir insan evladı, bir devlet yetkilisi dedi, yana yakıla. 
Ben de bu yazıyı yazdım. 
Hem kendim için, hem de İsviçre çakısı gibi her sorunu halleden temirci kardeşim için soruyorum, bu başıbozukluğu, başıboşluğu önleyecek bir esnaf teşkilatı, bir ahi teşkilatı, bir devlet görevlisi yok mu?

LifeBursa | Cevdet AKÇAKOCA