Son 7 yılda 6 kez yapılandırma ve af içeren düzenlemeler yapılmıştı. En son çıkartılan 7440 sayılı Kanun ile vadesi 31.12.2022 olup da ödenmeyen vergi borçları yapılandırılmıştı. Bu kanunlar kapsamında 30.09.2023 tarihine kadar yapılan tahsilat tutarları aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

FİKTİF TAHAKKUK PROBLEMİ DEVAM EDİYOR

7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılabilecek, vadesi 31.12.2022 olan vergi alacağı toplamı 552 milyar TL iken, bu tutar 30.09.2023 tarihi itibarıyla 857 milyar 429 milyon 778 bin TL'ye yükselmiştir. Seçimlerin ardından Maliye, haziran ayından itibaren tahsilatı hızlandırma çalışmalarına başlamış ve halen de bu çalışmalar devam etmektedir. Aşağıdaki tabloda haziran, temmuz, ağustos ve eylül ayları itibarıyla Genel Bütçe Geliri ve vergi türüne göre tahsil edilemeyen tutarlar yer almaktadır.

Tablo neler anlatıyor?

Tahsilatı hızlandırma çalışmalarının başlaması ile birlikte, 30.06.2023 tarihi itibarıyla tahsilat/tahakkuk oranı %63.8, 31.07.2023 tarihi itibarıyla tahsilat/tahakkuk oranı %69.8, 31.08.2023 tarihi itibarıyla tahsilat/tahakkuk oranı %74.9, 30.09.2023 tarihi itibarıyla da tahsilat/tahakkuk oranı %77.7 olarak gerçekleşmiştir.

Yukarıdaki tabloda da açıkça görüldüğü üzere; tahsil edilemeyen vergi gelirlerinin yarısı Gelir Vergisi ve Dahilde Alınan Katma Değer Vergisi alacaklarından oluşmaktadır.  30.09.2023 tarihi itibarıyla Gelir Vergisi'nde tahsilat/tahakkuk oranı %78.9, Dahilde Alınan Katma Değer Vergisi'nde ise %52.2'dir.

Haziran ile Eylül 2023 döneminde Gelir Vergisi tevkifatı ve Dahilde Alınan Katma Değer Vergisi borçlularından yapılan tahsilatlar incelendiğinde; Gelir Vergisi Tevkifat borçlularından 5 milyar 655 milyon TL tahsilat ve Dahilde Alınan Katma Değer Vergisi borçlularından ise sadece 10 milyar 98 milyon TL'lik tahsilat yapılabilmiştir. Görüldüğü üzere, ülkemizde işverenler çalıştırdıkları işçilerin ücretlerinden kesilen Gelir Vergileri ile kiraladıkları işyerleriyle ilgili tevkif edip ödemeleri gereken Gelir Vergisi stopajlarını dahi ödeyememektedirler. Yine Katma Değer Vergisi mükellefleri de tahsil ettikleri KDV'nin yarısını vergi dairelerine ödememekte, banka kredilerine ulaşma imkanları sınırladığı için vergileri kredi gibi kullanmaktadırlar.

Ancak burada her zaman ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çizmek istiyorum. Özellikle Dahilde Alınan Katma Değer Vergisi alacaklarının içinde, sahte fatura düzenleme ve kullanma fiilleri nedeniyle yapılan tarhiyatlardan kaynaklanan hiçbir surette tahsil edilemeyecek bir meblağın yıllar itibarıyla alacak tutarları içinde yer almaya devam etmesidir. Bu fiktif tutarlar nedeniyle vergi dairelerinin gerçekte daha yüksek olan tahsilat/tahakkuk oranları açığa çıkamamaktadır. Vergi idaresinin tahsilat zamanaşımı 5 yıl olduğu halde, 35 yıldır canlı tutulan vergi alacak tutarının nasıl olabildiğinin cevabını da vermesi gerekmektedir. Bu tür alacakların silinmesinin yolu açılmalıdır.