1990 yılında piyasaya cesaretle çıkan 5-6 Yeminli Mali Müşavirdik. Her gün muhtelif firmalardan yapılacak işler geliyordu. ..

6 Temmuz 2022 tarihli yazımda belirttiğim gibi mesleğin en son basamağı olan Yeminli Mali Müşavir olmuştum. O zaman bunun gereğini yapalım demiş ve Yeminli Mali Müşavirliğe başlamıştım. 

Biraz iddialı konuşacağım ama, yıllarca süren okuma hayatı, özel okuma ve araştırma merakı, elektrikten tekstile, bir çok konuda çalışma hayatı, fizibilite raporu hazırlamadan yatırım indirimi uygulamasına kadar  pazarlama dahil muhtelif çalışmalar, ithalat ihracat ve yatırım konusunda çalışmalar ve tecrübelerim beni Yeminli Mali Müşavirlik konusunda da iyi bir başlangıç yapacağıma inandırmıştı. 

Boş durmaktan da hiç hoşlanmam. O sırada yani 1990 yılında piyasaya cesaretle çıkan 5-6 Yeminli Mali Müşavirdik. Her gün muhtelif firmalardan yapılacak işler geliyordu. Hani bir reklam vardı. Koşuşturmaktan hakikaten tabanlarımız şişiyordu. 


Bir resim paylaşmak istiyorum. 

Bu kim?

Evvet, evet bildiniz. O yıllarda televizyonlarda komedi dizilerinde veya buna benzer yerlerde paylaşılan bir resim. 

Müthiş muhabir Cevat Kelle.

Neden bu resmi kullandım biliyor musunuz?

1990 yılında Yeminli Mali Müşavirliğe başladım. Tam 6 kg. ağırlığında bir lap top ve yine 6 kg. ağırlığında bir yazıcıyı devamlı yanımda taşıyordum. 

Kendi aramızda espri yapıyorduk.

Cevat Kelle değil, Cevdet Akçakoca diye...

Daha önce bulunduğum firmalardan dolayı yeniden değerlemeyi çok iyi biliyordum. Excell tablolarla en kısa zamanda hesaplamaları yapıyor ve büroya bile gitmeden tabloları ve raporları bitirebiliyordum. 

Bu sebeple değerli dostum Yeminli Mali Müşavir – Eski Hesap Uzmanı Burhanettin Ünal, "Bravo Cevdetciğim, gezen tilki yatan aslandan iyidir" diyordu.

Bu da bir başka espri konusu idi. Bir gün, iş için çağırıldığım bir firmada, Avrupa'dan gelmiş müşteriler de vardı. Biz konuştuk ve hemen bilgisayarı, yazıcıyı açtım. Basit bir rapor olacaktı.

İstediğim evraklar tamamlanınca, incelemeyi de bitirdim ve raporu yazmaya başladım. Halen 10 parmak daktilo veya bilgisayarı Türk klavyesi ile bakmadan kullanırım, o zamanlar dakikada 300-350 tuş vurabiliyordum.

Çok kısa bir zamanda basit rapor tamamlandı ve imza ve mühür safhasına geçildi. 

Avrupalılar hayretle bakıyorlardı. Biz çok yanılmışız. Türkiye’yi çok geri kalmış zannediyorduk, meğer siz bilgisayar kullanımında bizden ileride imişsiniz diyorlardı.

 Yeminli Mali Müşavirler olarak odamızı kurduk, iyi bir başlangıç yaptık.

Sık sık görüşerek kurallarımızı koyduk ve uyguladık.

Sayımız da azdı. Bir müddet sonra hemen hemen hepimiz vergi rekortmeni olduk.

Bu çalışmalarımız sonucunda Yeminli Mali Müşavirliğe müracaat sayısı arttı ve veeee bizim de kazançlarımız değişmeye başladı.

 Ama Bursa sanayiine Yeminli Mali Müşavirler olarak büyük hizmetlerde bulunduğumuz kanaatindeyim. 

Yıllardır tanıştığım, sevdiğim gazeteci dostlarımdan sevgili Tahsin Ardıç bir gün beni ziyarete geldi. Emekli olmuş. Bursa’nın ekonomi gazetesini kurmak istiyor.

Fikrimi sordu. Çok güzel bir fikir ve teşebbüs olduğunu söyledim.

Hemen ikinci adım geldi.

Sen de yazar mısın?

Ne yazacağımı bilmiyorum ki dedim. 

Kendi kendine soru sor ve yaz dedi. 

Bir bayram hikayesi Bir bayram hikayesi

Böylece de Ekohaber gazetesinde yazı yazmaya başladım.

Şu anda gazetenin devamlı yazan en eski yazarıyım.

Yazdıklarımdan da büyük zevk alıyorum. Şimdi benim konumda yazan bir çok meslektaşım oldu.

Ne mutlu ki ben de bu konuda önderlik etmiş olduğumu sanıyorum. 

Ekohaber’de yazdıklarımı daha sonra 2 kitap haline getirdim. 

2022 yılında da sevgili kardeşim Osman Gürçay’ın teşviki ile hayat hikayemi ve değişik konularda yazılara başladım. 

Yıllar geçiyor, şarkılardaki gibi.

Biz de yaşlanmaya başlıyoruz, ama ben bu yaşlanmayı, yağmurda ıslanma gibi sayıyorum, hiç de şikayetçi değilim ne dersiniz dostlar, sevgili okurlar. 

LifeBursa | Cevdet AKÇAKOCA