Düzenlemenin amacı, yurt dışında yaşayan ve gelir elde eden kişileri Türkiye'ye çekmek, dolayısıyla ülkeye sermaye girişini artırmak olabilir. Ancak bunun ne ölçüde gerçekleşeceği, bu kişilerin Türkiye ekonomisine ne kadar katkı sağlayacağı ve sağlanan vergi avantajının karşılığında nasıl bir ekonomik fayda elde edileceği belirsiz

Türkiye'de vergi sistemine ilişkin yeni bir düzenleme yürürlüğe girdi. 21 Mayıs 2026 tarihli ve 7582 sayılı Kanun'la Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen mükerrer 20/D maddesiyle, belirli şartları sağlayarak Türkiye'ye yerleşen kişilerin yurt dışından elde ettikleri gelirler 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edildi.

Gelir İdaresi Başkanlığı da Eylül 2026'da yayımladığı Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlarda Vergi İstisnasıbaşlıklı rehberle uygulamanın ayrıntılarını açıkladı. Ayrıca 4 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de 333 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği de yayımlandı.

Düzenleme oldukça önemli. Çünkü Türkiye'ye yerleşen ve gerekli şartları sağlayan bir kişi, yurt dışındaki gayrimenkulünden kira geliri, yabancı şirketlerden kâr payı veya başka bir kazanç elde ettiğinde, bu gelirleri için Türkiye'de 20 yıl boyunca gelir vergisi ödemeyecek.

Ancak bu istisnadan herkes yararlanamayacak. Kimlerin yararlanabileceği, hangi gelirlerin kapsamda olduğu ve başvuru şartları önem taşıyor.

Gelir İdaresinin yayımladığı rehber ve ilgili mevzuatı esas alarak konuyu soru ve cevaplarla açıklamaya çalışayım.

1. Yurt dışından elde edilen gelirlere getirilen 20 yıllık vergi istisnası nedir?

Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20/D maddesine göre, Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgâhlarının ve vergi mükellefiyetlerinin bulunmaması şartıyla, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edildi.

Bir başka ifadeyle, gerekli şartları sağlayarak Türkiye'ye yerleşen kişiler, yurt dışından elde ettikleri gelirler nedeniyle 20 yıl boyunca Türkiye'de gelir vergisi ödemeyecek.

2. Bu istisnadan kimler yararlanabilecek?

İstisnadan yararlanabilmek için temel olarak şu şartların sağlanması gerekiyor:

  • 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye'de yerleşmiş sayılmak,
  • Türkiye'de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmamak,
  • Öngörülen süre içerisinde vergi dairesine başvurmak,
  • Vergi dairesinden istisna belgesi almak.

Bu şartları sağlayan gerçek kişiler istisnadan yararlanabilecek. Kurumlar vergisi mükellefleri ise bu istisnadan yararlanamayacak.

3. İstisnadan yararlanmak için Türk vatandaşı olmak gerekiyor mu?

Hayır.

Düzenleme vatandaşlık esasına göre değil, Türkiye'de yerleşmiş sayılma esasına göre uygulanıyor.

Dolayısıyla gerekli şartları sağlayan Türk vatandaşları da yabancı ülke vatandaşları da istisnadan yararlanabilecek.

Burada belirleyici olan kişinin vatandaşlığı değil, Türkiye'deki yerleşiklik durumu ve önceki üç takvim yılına ilişkin şartları taşıması.

4. Türkiye'de yerleşmiş sayılmak ne anlama geliyor?

Gelir Vergisi Kanunu'nun 4'üncü maddesine göre, ikametgâhı Türkiye'de bulunanlar veya bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar Türkiye'de yerleşmiş sayılıyor.

Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmiyor. Bununla birlikte, Kanun'un 5'inci maddesinde yer alan özel durumların da ayrıca dikkate alınması gerekiyor.

İstisnadan yararlanmak isteyen kişinin başvuru tarihi itibarıyla Türkiye'de yerleşmiş sayılması şart.

5. Daha önce Türkiye'de yaşayan ancak sonradan yurt dışına taşınan kişiler de istisnadan yararlanabilecek mi?

Evet. Ancak üç takvim yılı şartına dikkat etmek gerekiyor.

Örneğin 2026 yılında Türkiye'ye yeniden yerleşen bir kişinin 2023, 2024 ve 2025 takvim yıllarında Türkiye'de ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması gerekiyor.

Bu yıllardan herhangi birinde Türkiye'de ikametgâhının bulunması istisnadan yararlanmasına engel olabilecek.

Dolayısıyla geçmişte Türkiye'de yaşamış olmak tek başına engel değil. Önemli olan Türkiye'ye yeniden yerleşmeden önceki son üç takvim yılında aranan şartların sağlanması.

6. Türkiye'de daha önce kira geliri elde eden kişiler bu istisnadan yararlanabilecek mi?

Evet.

Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20/D maddesine göre, Türkiye'ye yerleşmeden önce Türkiye'deki gayrimenkullerinden kira geliri elde eden veya menkul sermaye iradı ya da değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyeti bulunan kişiler, diğer şartları sağlamaları kaydıyla istisnadan yararlanabilecek.

Örneğin yurt dışında yaşayan bir kişinin Türkiye'de bir konutu olduğunu ve bu konuttan kira geliri elde ederek beyanname verdiğini düşünelim.

Bu kişinin Türkiye'de kira geliri nedeniyle mükellefiyetinin bulunması, tek başına 20 yıllık istisnadan yararlanmasına engel olmayacak.

7. Türkiye'ye yerleşmeden önceki üç yılda Türkiye'de ücret geliri elde edenler istisnadan yararlanabilir mi?

333 Seri No.lu Genel Tebliğ'deki örneğe göre hayır.

Örneğin 2028 yılında Türkiye'de yerleşmiş sayılan bir kişinin 2026 yılında Türkiye'de tek işverenden gelir vergisi kesintisine tabi ücret geliri elde ettiği tespit edilirse kendisine istisna belgesi verilmeyecek.

Aynı şekilde, Türkiye'de yerleşmiş sayılmadan önceki üç takvim yılından birinde ticari kazanç nedeniyle mükellefiyeti bulunan kişiler de istisnadan yararlanamayacak.

Burada dikkat çekici bir ayrım bulunuyor. Türkiye'de kira geliri elde edilmesi istisnadan yararlanmaya engel oluşturmazken, Tebliğ'de verilen örnekler uyarınca ücret geliri veya ticari kazanç elde edilmesi istisnadan yararlanmayı engelleyebiliyor.

8. Hangi yurt dışı gelirleri vergiden istisna edilecek?

Düzenleme yalnızca belirli bir gelir türüyle sınırlandırılmamış.

Yurt dışında elde edilen kazanç ve iratlar, gerekli şartların sağlanması halinde istisna kapsamında değerlendiriliyor.

Örneğin yurt dışındaki bir konuttan elde edilen kira geliri veya yabancı bir şirketten elde edilen kâr payı istisnadan yararlanabilecek.

Gelir İdaresinin rehberinde de İspanya'dan elde edilen kâr payı ile Monaco'dan elde edilen kira gelirinin istisna kapsamında olduğu örneklerle açıklanıyor.

Ancak burada önemli olan gelirin gerçekten yurt dışında elde edilmiş olması.

9. Yurt dışındaki müşterilere Türkiye'den hizmet verenler de istisnadan yararlanabilecek mi?

Hayır. Yurt dışındaki müşterilere hizmet verilmesi veya ödemenin yurt dışından yapılması tek başına istisnadan yararlanmak için yeterli değil.

333 Seri No.lu Genel Tebliğ'de bu konuda önemli bir örnek bulunuyor.

Türkiye'de mühendis olarak faaliyet gösteren bir kişinin, yurt dışında yerleşik müşterilerine Türkiye'deki yatırımları için danışmanlık hizmeti verdiğini düşünelim.

Tebliğ'e göre, Türkiye'de verilen bu hizmet nedeniyle elde edilen serbest meslek kazancı istisna kapsamında değil.

Dolayısıyla yurt dışından ödeme alınması ile gelirin yurt dışında elde edilmesi aynı şey değil.

Önemli olan yalnızca paranın hangi ülkeden geldiği değil, kazancın nerede elde edildiği.

10. Türkiye'de elde edilen gelirler de vergiden istisna mı?

Hayır.

Düzenleme yalnızca yurt dışında elde edilen kazanç ve iratları kapsıyor.

Türkiye'de elde edilen gelirler bakımından vergisel yükümlülükler devam ediyor.

Örneğin istisnadan yararlanan bir kişinin Türkiye'deki konutundan 600 bin TL kira geliri, Türkiye'deki bir şirketten 500 bin TL kâr payı, İspanya'dan 900 bin TL kâr payı ve Monaco'dan 800 bin TL kira geliri elde ettiğini varsayalım.

Bu durumda İspanya ve Monaco'dan elde edilen toplam 1 milyon 700 bin TL gelir istisna kapsamında olacak.

Türkiye'de elde edilen toplam 1 milyon 100 bin TL gelir ise istisna kapsamında bulunmayacak ve ilgili beyan şartlarına göre vergilendirilecek.

11. İstisna kapsamındaki yurt dışı gelirleri için beyanname verilecek mi?

Hayır.

İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek.

Üstelik kişinin Türkiye'de elde ettiği başka gelirler nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesi halinde de istisna kapsamındaki yurt dışı gelirleri bu beyannameye dahil edilmeyecek.

Dolayısıyla istisna yalnızca vergi ödememe sonucunu doğurmuyor. Aynı zamanda bu gelirler bakımından yıllık gelir vergisi beyannamesi verme yükümlülüğünü de ortadan kaldırıyor.

12. İstisnadan yararlanmak için nereye ve ne zaman başvurulacak?

İstisnadan yararlanmak isteyen kişilerin tarha yetkili vergi dairesine başvurarak Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin İstisna Belgesi almaları gerekiyor.

Başvurunun, Türkiye'de yerleşmiş sayıldıkları takvim yılının sonuna kadar yapılması gerekiyor.

Ancak kasım veya aralık ayında Türkiye'de yerleşmiş sayılan kişiler için özel bir süre öngörülmüş. Bu kişiler takip eden yılın şubat ayının sonuna kadar başvurabilecek.

Örneğin 12 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan kişinin 31 Aralık 2026 tarihine kadar başvurması gerekiyor.

2 Kasım 2026 tarihinde yerleşmiş sayılan kişinin ise 2027 yılı şubat ayının sonuna kadar başvuru hakkı bulunuyor.

Başvuru süresinin kaçırılması halinde istisna belgesi verilmiyor.

13. İstisnadan yararlanmak için Türkiye'de herhangi bir ekonomik faaliyette bulunmamak mı gerekiyor?

Hayır.

2028 yılında Türkiye'de yerleşmiş sayılan bir kişinin, aynı yıl içerisinde Türkiye'de konfeksiyon ürünlerinin perakende satışı faaliyetine başladığı ve ardından istisna belgesi için başvurduğu varsayılıyor.

Tebliğ'e göre, bu kişinin Türkiye'de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması ve diğer şartları sağlaması halinde kendisine istisna belgesi verilebilecek.

Dolayısıyla Türkiye'ye yerleştikten sonra ticari faaliyete başlanması tek başına istisnadan yararlanmaya engel değil.

Ancak Türkiye'de yürütülen bu ticari faaliyetten elde edilen kazançlar istisna kapsamında olmayacak ve genel hükümlere göre vergilendirilecek.

14. İstisna kapsamındaki gelirler için yapılan giderler başka gelirlerden indirilebilecek mi?

Hayır.

İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi diğer kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınamayacak.

Dolayısıyla vergiden istisna edilmiş bir gelirin elde edilmesi için yapılan harcamalar, Türkiye'de vergilendirilen başka gelirlerin matrahını azaltmak amacıyla kullanılamayacak.

15. Yurt dışında ödenen vergiler Türkiye'deki vergilerden mahsup edilebilecek mi?

Hayır.

İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı ülkelerde ödenen vergiler, Türkiye'de hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilemeyecek.

Çünkü söz konusu gelirler zaten Türkiye'de gelir vergisinden istisna edilmiş durumda.

Burada ayrıca şunu belirtmek gerekiyor: Türkiye'nin bu gelirleri vergiden istisna etmesi, gelirin elde edildiği yabancı ülkede vergilendirilmesini ortadan kaldırmıyor.

16. İstisnadan yararlanan kişi daha sonra Türkiye'den ayrılırsa ne olacak?

İstisna belgesi alan kişinin daha sonra Türkiye'de yerleşik olmaktan çıkması halinde vergilendirme durumu genel hükümlere göre değerlendirilecek.

Gelir Vergisi Kanunu'na göre Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan kişiler, kural olarak yalnızca Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendiriliyor.

Dolayısıyla bu kişilerin yurt dışında elde ettikleri gelirler Türkiye'de vergilendirilmeyecek.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor.

Kişi Türkiye'de yerleşik olduğu dönemde yurt dışı gelirleri için 20 yıllık istisnadan yararlanırken, Türkiye'de yerleşik olmaktan çıktıktan sonra yurt dışı gelirlerinin Türkiye'de vergilendirilmemesi dar mükellefiyete ilişkin genel hükümlerden kaynaklanıyor.

17. Yurt dışında yaşayan bir kişinin Türkiye'deki banka hesabına para göndermesi vergi doğurur mu?

Hayır. Yurt dışında yaşayan ve Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan bir kişinin, yurt dışındaki parasını Türkiye'deki banka hesabına transfer etmesi tek başına gelir vergisi doğurmaz.

Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri'nde ikametgâhı bulunan ve Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan bir kişinin Türkiye'deki banka hesabına 100 bin ABD doları gönderdiği, ayrıca Fransa'daki gayrimenkulünden elde ettiği 50 bin avro kira gelirini de aynı hesaba aktardığı belirtiliyor.

Tebliğ'e göre, bu para transferi ve yurt dışında elde edilen kira geliri Türkiye'de gelir vergisine tabi olmayacak.

Çünkü Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan kişiler, kural olarak yalnızca Türkiye'de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendiriliyor.

Ancak bu durum, paranın kaynağına ilişkin diğer mevzuattan doğan yükümlülüklerin bulunmadığı anlamına gelmiyor.

18. İstisna şartlarının sonradan sağlanmadığı anlaşılırsa ne olacak?

İstisnadan yararlanan kişinin gerekli şartları taşımadığı sonradan tespit edilirse istisna belgesi iptal edilecek.

Ayrıca istisna kapsamında değerlendirilerek beyan edilmeyen kazançlar nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek.

Örneğin Türkiye'ye yerleşen ve istisna belgesi alan bir kişinin, geçmiş üç takvim yılından birinde Türkiye'de kayıt dışı ticari faaliyette bulunduğunun sonradan tespit edildiğini düşünelim.

Bu durumda gerekli şartların sağlanmadığı anlaşılırsa istisna belgesi iptal edilecek ve eksik tahakkuk eden vergiler ceza ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek.

Dolayısıyla istisna belgesinin alınmış olması, şartların sonradan yeniden incelenmesine engel değil.

19. İstisnadan yararlanan kişilerin miras yoluyla edindikleri mallar da vergiden istisna mı?

Hayır. Ancak bu kişiler için ayrıca önemli bir vergi avantajı getirilmiş.

Gelir İdaresi Başkanlığının Eylül 2026 tarihli rehberine göre, yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlara ilişkin gelir vergisi istisnasından yararlanan kişilerin, 20 yıllık istisna süresi içerisinde veraset yoluyla gerçekleşen mal intikallerindevergi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak.

Bu düzenleme, gelir vergisi istisnasından ayrı olarak veraset ve intikal vergisi bakımından da önemli bir avantaj sağlıyor.

Ancak bu avantajın veraset yoluyla gerçekleşen intikaller için öngörüldüğünü, bütün karşılıksız intikalleri kapsamadığını belirtmek gerekiyor.

Sonuç olarak

Bu düzenlemeyle Türkiye'ye yerleşen belirli kişilere, yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca gelir vergisi ödememe imkânı tanındı. Üstelik bununla da yetinilmedi; bu kişilerin veraset yoluyla edindikleri mallar için vergi oranı yüzde 1 olarak belirlendi.

Peki neden?

Düzenlemenin amacı, yurt dışında yaşayan ve gelir elde eden kişileri Türkiye'ye çekmek, dolayısıyla ülkeye sermaye girişini artırmak olabilir. Ancak bunun ne ölçüde gerçekleşeceği, bu kişilerin Türkiye ekonomisine ne kadar katkı sağlayacağı ve sağlanan vergi avantajının karşılığında nasıl bir ekonomik fayda elde edileceği belirsiz.

Dahası, burada ciddi bir vergi adaleti sorunu var.

Türkiye'de yaşayan bir ücretli, elde ettiği gelir üzerinden her ay vergi öderken, Türkiye'ye sonradan yerleşen ve yurt dışından milyonlarca lira gelir elde eden bir kişi, bu gelirleri için 20 yıl boyunca Türkiye'de gelir vergisi ödemeyecek.

Üstelik geçmiş üç yılda Türkiye'de ücret geliri elde etmiş olmak istisnadan yararlanmaya engel olabiliyorken, aynı dönemde Türkiye'de kira geliri elde etmiş olmak engel sayılmıyor.

Bu ayrımın da üzerinde düşünmek gerekiyor.

Elbette devlet, ekonomik amaçlarla vergi istisnaları getirebilir. Ancak bu istisnaların kimlere, hangi gerekçeyle ve ne kadar süreyle tanındığı da önemli. Özellikle 20 yıl gibi oldukça uzun bir süre söz konusu olduğunda, sağlanan avantajın kamu yararı bakımından gerekçesinin ortaya konulması gerekir.

Anayasa'nın 73'üncü maddesi herkesin mali gücüne göre vergi ödemesini öngörüyor. Vergi adaletinin temelinde de bu ilke yatıyor.

O halde şu soruyu sormak gerekiyor: Türkiye'de yaşayan ve çalışan milyonlarca insan gelirleri üzerinden vergi öderken, Türkiye'ye sonradan yerleşen ve yurt dışında yüksek gelirler elde eden kişilere neden 20 yıl boyunca böyle bir ayrıcalık tanınıyor?

Vergi politikalarının amacı yalnızca sermaye çekmek olmamalı. Vergi adaletini korumak da en az bunun kadar önemli.

Aksi halde aynı ülkede yaşayan, ancak gelirinin kaynağına ve geçmişte nerede yaşadığına göre farklı vergilendirilen kişiler arasında giderek büyüyen bir adaletsizlik tartışmasıyla karşı karşıya kalabiliriz.

Kaynak: T24.com | Murat BATI