2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu. Teklifte devletin 2027 yılında ne kadar harcama yapacağı kadar, bu harcamaları karşılamak için hangi vergilerden ne kadar gelir elde etmeyi planladığı da yer alıyor.
2027 yılı bütçe teklifine göre, ret ve iadeler öncesinde 22 trilyon 139 milyar TL vergi geliri elde edilmesi hedefleniyor. Bu tutar, 2026 yılı için öngörülen 15 trilyon 631 milyar TL'lik hedefin yaklaşık 6 trilyon 508 milyar TL, yani yüzde 41,6 üzerinde bulunuyor.
Ancak bu rakamların ret ve iadeler öncesindeki tutarlar olduğunu belirtmek gerekiyor. Vergi gelirlerine ilişkin ret ve iadeler düşüldüğünde 2027 yılı için yaklaşık 19 trilyon 906 milyar TL, 2026 yılı için ise 13 trilyon 783 milyar TL net vergi geliri hesaplanıyor.
Elbette burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Bu rakamlar gerçekleşen vergi tahsilatlarını değil, bütçe kanunu tekliflerinde yer alan tahminleri gösteriyor. Dolayısıyla aşağıdaki karşılaştırmalar, 2026 ve 2027 yıllarının başlangıç bütçe hedefleri esas alınarak yapılmıştır.
Peki, 2027 yılında hangi vergiden ne kadar gelir elde edilmesi bekleniyor?
Gelir vergisi: 5 trilyon 584 milyar TL
2027 yılında gelir vergisinden 5 trilyon 584 milyar TL tahsil edilmesi hedefleniyor. 2026 yılı bütçesinde bu tutar 3 trilyon 558 milyar TL idi.
Buna göre gelir vergisi tahsilatında yaklaşık yüzde 57'lik bir artış öngörülüyor.
2027 yılı gelir vergisi hedefinin yaklaşık 5 trilyon 171 milyar TL'si tevkifat, yani kesinti yoluyla tahsil edilecek vergilerden oluşuyor. Beyana dayanan gelir vergisinden ise yaklaşık 308 milyar TL gelir bekleniyor.
Bu dağılım, gelir vergisi tahsilatında kaynakta kesinti yönteminin ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Ücretlerden yapılan kesintiler de bu kalemin içinde bulunuyor. Ancak tevkifat tutarının tamamı ücretlilerden alınan vergilerden oluşmuyor.
Kurumlar vergisi: 2 trilyon 371 milyar TL
2027 yılında kurumlar vergisinden 2 trilyon 371 milyar TL gelir elde edilmesi öngörülüyor.
2026 yılı bütçesinde bu tutar 1 trilyon 741 milyar TL olarak belirlenmişti. Buna göre kurumlar vergisi tahsilatında yaklaşık yüzde 36,2'lik artış hedefleniyor.
2027 yılı kurumlar vergisi gelirinin yaklaşık 2 trilyon 217 milyar TL'sinin kurumlar geçici vergisinden, 138 milyar TL'sinin ise beyana dayanan kurumlar vergisinden elde edilmesi bekleniyor.
Bu rakamlar, kurumlar vergisi tahsilatında geçici verginin ağırlığını açıkça gösteriyor.
Katma değer vergisi (KDV): 7 trilyon 640 milyar TL
2027 yılı bütçesinin en dikkat çekici kalemlerinden biri KDV.
2027 yılında dahilde alınan KDV'den 4 trilyon 746 milyar TL, ithalde alınan KDV'den ise 2 trilyon 894 milyar TL gelir elde edilmesi öngörülüyor.
Böylece toplam KDV tahsilatı yaklaşık 7 trilyon 640 milyar TL'ye ulaşıyor.
2026 yılı bütçesinde dahilde alınan KDV için 3 trilyon 539 milyar TL, ithalde alınan KDV için 2 trilyon 96 milyar TL hedeflenmişti. Toplam tutar yaklaşık 5 trilyon 636 milyar TL idi.
Buna göre 2027 yılında KDV tahsilatının yaklaşık 2 trilyon 4 milyar TL, yani yüzde 35,6 artması bekleniyor.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, KDV'nin tüketim üzerinden alınan bir vergi olmasıdır. KDV tahsilatındaki artış, tüketim harcamalarındaki artıştan, fiyat düzeyindeki değişimlerden, ithalattan ve vergi uygulamalarından etkilenebilmektedir.
Dolayısıyla tahsilat hedefindeki artışın tamamını KDV oranlarının artırılacağı şeklinde yorumlamak doğru değildir.
Bununla birlikte KDV, günlük tüketimden yatırım mallarına kadar çok geniş bir alanda uygulandığı için, bütçe gelirleri içerisindeki ağırlığı özellikle önem taşımaktadır.
Özel tüketim vergisi (ÖTV): 3 trilyon 335 milyar TL
2027 yılında özel tüketim vergisinden 3 trilyon 335 milyar TL tahsil edilmesi hedefleniyor.
2026 yılı bütçesinde bu tutar 2 trilyon 549 milyar TL idi.
Buna göre ÖTV gelirlerinde yaklaşık 785 milyar TL'lik, yani yüzde 30,8'lik artış öngörülüyor.
ÖTV'nin hangi ürünlerden ne kadar tahsil edilmesinin beklendiğine bakıldığında ise oldukça dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor.
Damga vergisi: 472 milyar TL
2027 yılında damga vergisinden yaklaşık 472 milyar TL gelir elde edilmesi hedefleniyor.
2026 yılı bütçesinde bu tutar yaklaşık 313 milyar TL idi. Buna göre damga vergisi tahsilatında yaklaşık yüzde 50,7'lik artış öngörülüyor.
Damga vergisi, sözleşmelerden çeşitli hukuki ve ticari işlemlere kadar oldukça geniş bir alanda karşımıza çıkıyor. Bu nedenle tahsilat hedefindeki artış, yalnızca işletmeleri değil, çeşitli işlemler nedeniyle damga vergisi ödemek durumunda kalan kişileri de ilgilendiriyor.
Banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV): 991 milyar TL
2027 yılında BSMV'den yaklaşık 991 milyar TL gelir elde edilmesi hedefleniyor.
2026 yılı bütçesinde bu tutar yaklaşık 632 milyar TL idi.
Buna göre BSMV tahsilatında yüzde 56,9'luk artış öngörülüyor.
Bankacılık ve finans işlemleri üzerinden alınan bu vergi, finansal işlemlerin maliyetleri açısından da önem taşıyor. Dolayısıyla BSMV tahsilatındaki artışın yalnızca bütçe geliri yönüyle değil, finansal işlemler üzerindeki etkileri bakımından da değerlendirilmesi gerekiyor.
Özel iletişim vergisi: 84,6 milyar TL
2027 yılında özel iletişim vergisinden yaklaşık 84,6 milyar TL gelir elde edilmesi hedefleniyor.
2026 yılı bütçesinde bu tutar 59,3 milyar TL idi.
Buna göre özel iletişim vergisi tahsilatında yaklaşık yüzde 42,6'lık artış bekleniyor.
Özel iletişim vergisi, haberleşme hizmetlerinden alınan bir vergi olması nedeniyle vatandaşların günlük yaşamını doğrudan ilgilendiriyor.
Harçlar: 759 milyar TL
2027 yılında harçlardan yaklaşık 759 milyar TL gelir elde edilmesi öngörülüyor.
2026 yılı bütçesinde bu tutar yaklaşık 460 milyar TL idi.
Buna göre harç gelirlerinde yüzde 65,1'lik artış hedefleniyor.
Harçlar; yargı, noter, tapu, pasaport ve diğer kamu işlemleri nedeniyle ödenen tutarlardan oluşuyor. Dolayısıyla harç gelirlerindeki bu artış da ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu.
Ancak diğer vergilerde olduğu gibi burada da tahsilat hedefindeki artışın tamamının harç tarifelerindeki artıştan kaynaklanacağı söylenemez. İşlem sayılarındaki ve işlem değerlerindeki değişimler de tahsilatı etkileyebilmektedir.
Motorlu taşıtlar vergisi (MTV): 175,7 milyar TL
2027 yılında motorlu taşıtlar vergisinden (MTV) 175 milyar 705 milyon TL gelir elde edilmesi hedefleniyor.
2026 yılı bütçesinde ise bu tutar 138 milyar 306 milyon TL olarak öngörülmüştü.
Buna göre 2027 yılında MTV tahsilatının yaklaşık 37,4 milyar TL, yani yüzde 27 oranında artması bekleniyor.
Motorlu taşıtlar vergisi, araç sahiplerinin her yıl ödemek zorunda oldukları bir vergidir. Bu nedenle söz konusu artış, milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiriyor.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. MTV tahsilatında yüzde 27 oranında artış hedeflenmesi, 2027 yılında araç sahiplerinin ödeyeceği MTV tutarlarının da aynı oranda artırılacağı anlamına gelmiyor.
Çünkü MTV gelirleri yalnızca vergi tutarlarındaki artıştan değil, trafiğe kayıtlı araç sayısındaki değişimlerden ve araçların vergilendirmeye esas özelliklerinden de etkilenmektedir.
Dolayısıyla 2027 yılında uygulanacak MTV tutarları ile bütçede öngörülen toplam MTV tahsilatını birbirinden ayrı değerlendirmek gerekiyor.
KDV ve ÖTV'de indirimler de önemli
KDV ve ÖTV tahsilat hedeflerini değerlendirirken gözden kaçırılmaması gereken bir başka husus da bu vergilerde uygulanan indirimlerdir.
KDV'de mükelleflerin mal ve hizmet alımları dolayısıyla yüklendikleri vergileri, kanunda öngörülen şartlarla hesaplanan KDV'den indirebilmeleri sistemin temel özelliklerinden biridir. Bu nedenle bütçede öngörülen KDV tahsilatı, ekonomik faaliyetler üzerinden hesaplanan bütün KDV'nin doğrudan Hazineye aktarılacağı anlamına gelmez.
Ayrıca KDV Kanunu'nda çeşitli istisnalar ve bazı işlemler bakımından indirimli oran uygulamaları bulunmaktadır. Bunlar da tahsil edilecek vergi tutarını etkileyebilmektedir.
ÖTV'de ise durum farklıdır. ÖTV, belirli mallar üzerinden alınan ve genel olarak tek aşamalı uygulanan bir vergidir. Kanunda öngörülen bazı özel durumlarda verginin indirilmesi veya mahsubu mümkün olmakla birlikte KDV'deki gibi genel bir indirim mekanizması bulunmamaktadır.
Dolayısıyla KDV ve ÖTV gelirlerindeki artışı değerlendirirken yalnızca tahsilat hedeflerine değil, bu vergilerin yapısına, istisnalarına, indirimlerine ve ekonomik faaliyetler üzerindeki etkilerine de bakılması gerekmektedir.
Özellikle 2027 yılında yalnızca KDV ve ÖTV'den toplam yaklaşık 10 trilyon 975 milyar TL gelir elde edilmesinin hedeflenmesi dikkat çekicidir.
Bu tutar, 2027 yılı toplam vergi geliri hedefinin yaklaşık yüzde 49,6'sına karşılık gelmektedir.
Başka bir ifadeyle, devletin 2027 yılında toplamayı planladığı her 100 TL'lik verginin yaklaşık 50 TL'sinin KDV ve ÖTV'den gelmesi beklenmektedir.
Bu durum, tüketim üzerinden alınan vergilerin bütçe gelirleri içindeki ağırlığını açıkça göstermektedir.
Sonuç ve genel değerlendirme
2027 yılı bütçe teklifinde yer alan rakamlar, vergi gelirlerinde oldukça yüksek bir artış hedeflendiğini gösteriyor.
2026 yılında 15 trilyon 631 milyar TL olan vergi geliri hedefinin, 2027 yılında 22 trilyon 139 milyar TL'ye yükseltilmesi öngörülüyor.
Ancak vergi gelirlerindeki bu artışın ne kadarının fiyat artışlarından ne kadarının ekonomik büyümeden ne kadarının vergi matrahındaki genişlemeden ve ne kadarının vergi politikalarındaki değişikliklerden kaynaklanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bütçe teklifinde özellikle KDV ve ÖTV'nin toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yarısını oluşturması dikkat çekmektedir. Gelir vergisi ve kurumlar vergisi de önemli bir paya sahip olmakla birlikte tüketim üzerinden alınan vergilerin bütçedeki ağırlığı devam etmektedir.
Burada asıl üzerinde durulması gereken mesele, vergi gelirlerinin ne kadar artırılacağından ziyade bu artışın toplumun hangi kesimleri tarafından karşılanacağıdır.
Çünkü gelir ve kazanç üzerinden alınan vergiler ile tüketim üzerinden alınan vergilerin mükellefler üzerindeki etkileri aynı değildir. Tüketim vergileri, gelir düzeyinden bağımsız olarak mal ve hizmet tüketimi üzerinden alındığı için özellikle düşük gelirli kesimlerin bütçelerinde daha ağır bir yük oluşturabilmektedir.
Ezcümle, 2027 yılında ne kadar vergi ödeyeceğimiz kadar, bu vergilerin kimler tarafından ve hangi ölçüde ödeneceği de önemlidir.
Vergi politikasının başarısı yalnızca tahsil edilen verginin büyüklüğüyle değil, vergi yükünün adil dağılıp dağılmadığıyla da değerlendirilmelidir.
T24.com | Murat BATI





