İktidarın faizi düşük tutma inadının kaymağını kimler yiyor?Merkez Bankası'nın tebliği ile bankaların kredi faizlerine sınırlama getirildi ancak finansman sıkıntısına çözüm olmaz. Günün sonunda ise yine bankalar kârlı olacak

Merkez Bankası,18.08.2022 tarihinde politika faizini %14'ten %13'e düşürdü ve 20 Ağustos 2022 tarihli Resmi Gazete'de “Yabancı Para Yükümlülükler İçin Türk Lirası Cinsinden Menkul Kıymet Tesisi Hakkında Tebliğ'de (Sayı:2022/20) Değişiklik Yapılmasına Dair 2022/23 sayılı Tebliği” yayımladı. Bu düzenlemelerle, bankalar verecekleri ticari kredilerde faiz oranlarına getirilen katsayıya bağlı olarak menkul kıymet tesis etmek zorunda. Faizi %22.85'i aşan krediler için %20 ve %29.38'i aşan krediler için kredi tutarının %90'ı kadar menkul kıymet tesis edilecek. Bu düzenleme ile ticari kredilerde %30'u aşan faiz uygulaması da zorlaştırılmış oldu. Sonuç olarak iş adamının ve holdinglerin bankalardan alacakları kredilere üst sınır getirilmiş oldu. İşçinin, memurun, dar gelirlinin kullanacağı kredilerde faiz sınırlaması yok.

Bugün sizlere, iktidarın yaptığı uygulamalarla bankaların, şirketlerin kârlarını nasıl patlattığını, enflasyon ve kur artışının yükünü nasıl vatandaşa yüklediğini rakamlarla ortaya koymaya çalışacağım.

BANKALARI İKTİDAR UÇURUYOR!

BDDK tarafından, Haziran 2022 dönemine ilişkin “Türk Bankacılık Sektörünün Konsolide Olmayan Ana Göstergeleri” raporu yayımlandı. Bankaların kârı, 2022 Ocak–Haziran'da geçen yılın aynı dönemine göre %400 artarak 169.15 milyar TL'ye yükseldi. Kamu bankalarının net kârı %466 artarken, yerli özel bankaların %438 ve yabancı bankaların ise %322 artış gösterdi. Yakında zabıtalar banka şubelerine dalıp, fahiş kredi faizi kontrolü yapar mı?

Rapora göre; haziran ayında bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü 11 trilyon 713 milyar 882 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Sektörün aktif toplamı 2021 yılı sonuna göre 2 trilyon 498 milyar 419 milyon TL artış kaydederken, bunun oransal karşılığı %27.1 oldu.

Aynı dönemde, sektörün en büyük aktif kalemi olan krediler %28.1 artarak 6 trilyon 278 milyar 647 milyon liraya, menkul değerler toplamı %28.9 yükselerek 1 trilyon 903 milyar 799 milyon liraya çıktı. Kredilerin takibe dönüşüm oranı da haziran ayında %2.49 seviyesinde gerçekleşti.

Memlekette Kur Korumalı Mevduat Hesabı (KKMH) dolarizasyonu engellemek için ortaya çıkmış bir uygulama olarak sunulmasına rağmen, döviz tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranının %71.20'ye çıkması sonucunu doğurmuştur. Geçen yıl aralık ayı sonlarında başlayan bu uygulamadaki tutar, Ağustos 2022 ortalarında 1 milyar 206 milyon TL'yi aşmıştır. Bu hesaplara bankalar yıllık maksimum %17 faiz uygulamakta ve vade sonunda gerçekleşen kur artış oranı farkı devlet tarafından karşılanmaktadır. KKMH uygulaması kapsamında bu hesap sahiplerine temmuz sonu itibarıyla 85 milyonun ödediği vergilerden 60 milyar 596 milyon TL ödenmiştir. Bankaların kaynak maliyetinin önemli bir bölümü devlet tarafından karşılandığından ciddi bir maliyet avantajı yaratılmıştır. Resmen kaymaklı ekmek kadayıfı.

İktidarın faizi düşük tutma inadının kaymağını da yine bankalar yemiş ve yemeye de devam ediyorlar. Merkez Bankası, politika faiz oranını %14'e sabitlemişti ve 18.08.2022'de %13'e indirdi. Bankalar artık bu yeni orandan fonlanacak. Bankalar, resmi enflasyon rakamlarının bile %100'e yaklaştığı bu dönemde, Merkez Bankası'ndan %14 oranla (yeni oran %13) aldıkları bu paraları yine devlete %20'lerin üzerinde faiz oranlı DİBS'leri satın alarak borç olarak vermektedirler. Oh ne ala memleket. Yine devletten %14 (yeni oran %13) maliyet ile aldıkları bu paraları %45‘e ulaşan kredi faiz oranlarıyla kredi olarak, iş dünyasına ve vatandaşlara kullandırmaktadırlar.

Bankalar yılın ilk altı ayında ortalama %16 ile %17 faiz oranları ile topladıkları mevduatı, ortalama %32 faiz oranı ile kredi müşterilerine sattılar. Bu yüksek kâr oranı, bankaları kârlılıkta uçurdu.

Borsa İstanbul'da özellikle havacılık, bankacılık, holding, rafineri ve gıda-perakende gibi sektörlerde geçen yılın ilk altı aylık dönemine göre %300'den başlayıp %20.000'i bulan kârlılık artışları var. Yukarıdaki tablo enflasyondan şikâyet edenin sadece dar gelirliler olduğunu belgeliyor. 2021 yılının tamamında elde edilen kârın %80'den fazlası ilk altı ayda elde edilmiş durumda ve dolar bazında ciddi kâr artışları var.

Devlete Kurumlar Vergisi tahsilat artışı amortisi var!

Bankalar ve şirketler, yüksek enflasyon ve düşük faizlerden yararlanarak kârlarına kâr katmaya devam etsin. Devlet, sağladığı bu büyük avantajların karşılığını bankalar ve şirketlerden aldığı Kurumlar Vergisi ile telafi etmeye çalışıyor. İlk 7 ayda Kurumlar Vergisi tahsilatı 265 milyar 528 milyon TL'ye ulaşarak vergi gelirleri içindeki payı ilk kez %22.7'ye çıktı. Bu rakamlar bankalara verilen büyük ikramiyelerin yanında ancak amorti olur.

Yüksek enflasyon dönemleri, nakdin değerli olduğu kredi kullanmanın ucuz olduğu dönemlerdir. İş dünyasından ucuz krediye ulaşma olanağı bulanların fırsatları çok iyi değerlendirdikleri anlaşılıyor.

Merkez Bankası yeni tebliğ düzenlemesi ile kredi faizlerini düşürmek, kredilerin büyümesini engellemek ve devlet kağıtlarına talep yaratmak istiyor.

Bu uygulama ile krediler kısa vadeye sıkışacak, ticari krediler azalırken bireysel krediler artacak, sabit faizli kredilerden değişken faizli kredi dönemine dönülecektir.

Faizciler, Türkiye'de ahirete gitmeden cenneti yaşıyor. Çok büyük bir servet transferi süreci devam ediyor. Enflasyonun sadece sabit gelirlinin problemi olduğu tescillenmiş oluyor. Orta gelirliler yok edilmişti, çok kısa süre içinde alt gelir grubu da yok olacak…

“Enflasyon, hükümetlerin borçlarını ödemek için kullandığı harika bir vergi yöntemidir.” Milton Friedman

Sözcü | Nedim TÜRKMEN