Torba Yasa Teklifi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67'nci maddesinde yer alan çeşitli finansal araçlardan elde edilen kazanç ve iratların vergilendirilmesine ilişkin hükümler, kamuoyunun bilgisi dahiline girdikten sonra çeşitli tartışmalar yapılmaktadır.

Borsa işlemlerine vergi geleceği, döviz tevdiat hesaplarından elde edilen gelirlere yüksek oranda vergi uygulanacağı ve bu düzenlemelerin yastık altına kayan tasarruf ortamı yaratacağı ana tartışma konuları. Bugün, bu konuda yaşanan kafa karışıklığını gidermeye çalışacağım.

Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67. maddesinde; menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri repo gelirleri ve katılım bankalarından elde edilen gelirlerin, temel olarak kaynakta kesinti yoluyla vergilendirilmesine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Bu madde kapsamında, kaynakta kesinti yolu ile vergilendirilen menkul kıymetler için hiçbir surette yıllık Gelir Vergisi beyannamesi verilmez. Bu madde kapsamında yer alıp, tevkifata tabi olmayan menkul kıymetler için istisna belirlenmiş ise bu rakamların üzerinde elde edilen gelirler için yıllık Gelir Vergisi beyannamesi verilecektir. Torba Yasa Teklifi'nin 12'nci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67'nci maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle Cumhurbaşkanı'nın;

– Yabancı para cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden sağlanan gelirler ve döviz cinsinden açılmış hesaplardan elde edilen faiz gelirleri ve kâr payları üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67'nci maddesi kapsamında yapılacak vergi tevkifatına ilişkin oranı ayrı ayrı veya birlikte bir katına kadar var olan artırma yetkisi, %40'a kadar artırma şeklinde,

– Geçici 67'nci maddede yer alan oranları her bir sermaye piyasası aracı, ihraç edenler, ihraç veya iktisap tarihi, hesap türü, hesap açılış tarihi, kazanç ve irat türü ile bunların vadesi, elde tutulma süresi ve bunları elde edenler itibarıyla, yatırım fonlarının katılma belgelerinin fona iade edilmesinden veya diğer şekillerde elden çıkarılmasından elde edilen kazançlar için fonun portföy yapısına göre, var olan ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya %15'e kadar artırma yetkisi, ayrı ayrı %40'a kadar artırma yapılabilir şeklinde düzenlenmektedir.

BORSADAN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA UYGULANAN STOPAJ ORANI SIFIR OLDUĞU İÇİN VERGİ ALINMIYOR

Geçici 67'nci madde kapsamında tevkifat uygulamasına konu olan hisse senetleri ve bu hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, Borsa İstanbul'da işlem gören aracı kuruluş varantları dahil olmak üzere hisse senetleri (menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç) ve hisse senedi yoğun fonların katılma paylarından elde edilen kazançlar için tevkifat oranı 27/4/2012 tarihli ve 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereği %0 olarak uygulanmaktadır.

Ayrıca, tam mükellef kurumlara ait olup Borsa İstanbul'da işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler tevkifata tabi olmadığı gibi, bu gelirler için Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80'inci maddesi de uygulanmayacak, değer artışı kazancı olarak yıllık Gelir Vergisi beyannamesi verilmesi de söz konusu olmayacaktır.

1.1.2006 tarihinden itibaren iktisap edilen hisse senetlerinin alım-satım kazançları, geçici 67'nci madde hükümleri çerçevesinde tevkifata tabidir.

Gerçek kişilerin tevkifata tabi hisse senedi alım-satım kazançlarına uygulanan tevkifat oranı, 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca; tüm tam ve dar mükellef gerçek kişiler için %0 olarak belirlenmiştir. Söz konusu gelirler için yıllık veya münferit beyanname verilmeyecektir.

Görüldüğü üzere borsa kazançları, stopaj oranı şu anda 0 (sıfır) olarak belirlenip uygulandığı için vergilendirilmemektedir. Döviz tevdiat hesaplarına ve dövize endeksli menkul kıymetlere stopaj uygulanmaktadır.

Altın ve dövize dönüşüm hızlanır, yastık altı artar

İktidar, borsa kazançları üzerinden alınan stopaj oranını yükselterek borsa yatırımcısının tasarrufunu bankada Türk Lirası mevduata dönüştüreceğini düşünüyor ise büyük bir hayal kırıklığına uğrayacak. Borsaya yeni katılan yatırımcılar ile övünülür iken yetki alınsa bile stopajın 0 (sıfır) olarak devam edeceğini düşünüyorum.

Gelelim, döviz tevdiat hesaplarına uygulanan stopaj oranlarının astronomik oranda artırılması konusuna. Bir ülkede vatandaşlar tasarruflarını döviz cinsinden değerlendiriyorlarsa o ülkede iktidara ve dolayısıyla ekonomi yönetimine güven duyulmuyor demektir. 2018 yılının Ağustos ayında da aynı hataya düşülmüş, stopaj oranları artırılmış ama bu artış toplam mevduatın içinde Türk Lirası mevduatın ağırlığının azalarak, döviz tevdiat hesaplarının ağırlığının daha da artmasına neden olmuştur. Tasarrufunu yabancı para cinsinden değerlendiren kişilerin faiz beklentisi içinde olmadığının hâlâ anlaşılamamış olmasını da anlamak gerçekten çok zor. Evde çalınma riski nedeniyle bankalara bu paralar emanet edilmektedir.

Bilimi ve aklı reddeden politikalar uygulayarak sonuç elde edilemediği ve milyonlarca insanın fakirleşmesine neden olunduğunu görmeyip, hâlâ yeni yanlışlar yapma ısrarı içinde olmayı işi bilmemekle mi açıklayalım?

Tasarrufların Türk Lirası'na dönmesini sağlayacak ortamı yaratmadan, bu tür oran artışlarıyla sonuca ulaşmaya çalışmak, tasarrufların altına ya da dövize çevrilerek yastık altı edilmesi sonucunu doğuracaktır.