İşçi ve işveren arasında hizmet akdi ilişkisinden kaynaklanan karşılıklı hak, yükümlülük ve sorumluluklar bulunuyor. Diğer yandan, tarafların hüsnüniyet kaideleri çerçevesinde hareket ederek sözleşme gereklerini ifa etmeleri gerekiyor. İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı, bireysel ve toplu iş sözleşmesiyle yasal düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin kasten veya ihmalle neden olduğu hizmet akdi ihlalleri, akdin feshi açısından önem kazanıyor. Bu çerçevede işçinin, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makina, tesisat, eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde, işverenin haklı fesih imkânının esasları, emsal nitelikteki inceleme konusu Yargıtay kararı muvacehesinde bu yazımızda değerlendirildi.

Konu: 30 günlük ücret tutarını aşacak şekilde işverene zarar veren işçinin hizmet akdinin feshi 

Kararı veren daire başkanlığı: 

Yargıtay 

7. Hukuk Dairesi 

Karar bilgileri: 2013/17337 E.,  2014/791 K.
 

DAVA VE İDDİALAR 

Davacı vekili dava dilekçesinde; özetle müvekkilinin davalı davacının işyerinde … tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğini, haklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etti.

Davalı taraf ise davacının şoför/tahsildar olarak çalıştığını, ATM'lerle ilgili yapılan incelemede para kayıplarından davacının sorumlu olduğu sonucuna varıldığını, bu nedenle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini belirterek, davanın reddini istedi.

İnceleme konusu kararda, bahse konu olay nedeniyle iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, haklı neden olarak iddia edilen; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendindeki, “İşverenin malı olan veya eli altında bulunan makina, tesisat, eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi” kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında düğümleniyor. 
 

KASIT YA DA TAKSİR

Bu muvacehede işçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması durumunda işverenin haklı fesih imkânı olmadığı gibi işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarının bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra 30 günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılması elzemdir.

İnceleme konusu Yargıtay kararında; zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının hukuki sonuca etkisi bulunmadığı, örnek olarak işverene ait iş makinası paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren veya trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmelerinin haklı nedenle sona erdirilebileceği, işçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmesi gerektiği belirtildi.  
 

GÜNLÜK YEVMİYENİN 30 KATI

Zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin 30 günlük ücretinin brüt ya da net olarak dikkate alınması gerektiği noktasında İş Kanunu’nda herhangi bir açıklık bulunmuyor. Söz konusu Yargıtay kararında; işçi lehine yorum ilkesi uyarınca brüt ücretin esas alınması gerektiği, yasada öngörülen 30 günün, bir aydan farklı bir kavram olduğu, bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin 30 katı tutarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı. 

Kararda esas alınması gereken ücretin ise dar anlamda ücret olduğu, ikramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemelerin bu maddede yer alan 30 günlük ücret içerisinde değerlendirilmeyeceği, ancak ücretin garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış primi olarak belirlendiği hallerde, gerçek ücretin bu ödemelerin toplamı olarak değerlendirilmesinin yerinde olacağı belirtildi. Bu meyanda yapılan tespitte zararın 30 günlük ücreti aşması durumunda işverenin fesih hakkının doğacağı, işçinin zararı derhal ödemiş ya da ödeyecek olmasının, işverenin bu hakkını ortadan kaldırmayacağı, işverence zarar tutarının işçiden talep edilmemiş olması halinde de fesih hakkını ortadan kaldırmayacağı esaslarına değinildi.
 

ZARAR TELAFİ EDİLSE BİLE

İnceleme konusu bu müstesna nitelikteki Yargıtay kararında işçinin, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makina, tesisat, eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde zararın tespiti, zarara ilişkin esas alınacak ücret matrahı ve miktarı net olarak açıklığa kavuşturuldu. Ayrıca zararın işçi tarafından işverene ödenmesi ya da işverenin bu zararı talep etmesi halinde dahi haklı sebeple fesih hakkının ortadan kalkmayacağı hükme bağlandı. Kanaatimce yerinde bir tespittir. Keza burada sadece zararın telafisi değil, güvene dayalı iş sözleşmesinde işçinin sadakat, samimiyet ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak işlemiş olduğu fiilin niteliği öne çıkıyor.
 

FESİH SÜRESİ

Yargıtay kararına göre, feshe ilişkin hak düşürücü süre, zarara neden olan olayın oluşumu tarihinden itibaren başlayacak. Ancak 6 iş günlük ikinci süre, zarar miktarının belirlenmesinin ardından bu durumun feshe yetkili makama iletilmesiyle işlemeye başlayacak. Bu yöndeki esaslar da isabetlidir. 

İstanbul Ticaret Gazetesi | İsa KARAKAŞ